Bu haber kez okundu.

Mersin Barosu, cinsel istismar tasarısının tamamen çekilmesini istedi
Mersin Barosu Başkanı Ali Er, TBMM’ye verilen cinsel istismar suçlarının düzenlenmesine ilişkin önergenin hukuka ve kamu vicdanına aykırı olduğunu belirterek, toplumun tüm kesimlerinden gelen tepkiler ve görüşler dikkate alınarak geri çekilmesini istedi.
Baro Başkanı Ali Er, Mersin Barosu Kadın Hakları ve Çocuk Hakları Merkezleri üyesi avukatlarla birlikte cinsel istismar yasa tasarısına ilişkin açıklama yaptı. Mersin Adliyesindeki Baro Başkanlığında yapılan açıklamada, bu haftanın dünyada ve Türkiye’de ‘Çocuk Hakları Haftası’ olarak kutlandığına dikkat çeken Er, 20 Kasım’da kutlanan Dünya Çocuk Hakları Günü’nün bütün çocuklar için güzel yarınlar getirmesini diledi.
"Çocuklarımız, korumamız gereken en yüksek değerlerimiz ve geleceğimizdir" diyen Er, çocukların yaşam, eğitim, oyun, her türlü şiddete karşı korunma ve ekonomik haklarının tüm yasal düzenlemelerle güvence altına alınması gerektiğini söyledi.
"Yasa teklifi, hukuka ve kamu vicdanına aykırı"
Çocukların hak ihlalleri yaşamadıkları, şiddet ve istismara uğramadıkları, çocukluk çağlarını en güzel şekilde yaşadıkları bir dünya dileyen Er, Dünya Çocuk Hakları Günü’nü kutlayarak, cinser istismar suçlarıyla ilgili tasarı hakkında Mersin Barosunun görüşlerini paylaştı. Çocukların haklarının konuşulduğu bu haftada, TBMM’ye çocukların cinsel istismarı ile ilgili bir yasa teklifi verildiğini anımsatan Er, "Biz bu önergenin, hukukun genel ilkelerine, Anayasaya, çocuk haklarının temel ilkelerine, uluslararası sözleşmelere ve kamu vicdanına açıkça aykırı olduğunu düşünüyoruz. Sunulan yasa teklifi, hukuk tekniği bakımından da ciddi sorunlar içermektedir. Yasalaşması halinde hem Türk Ceza Kanunu hem de Medeni Kanun yönünden başka sorunlara da neden olacaktır" dedi.
"Yasa teklifinin geri çekilmesini talep ediyoruz"
Yasa tasarısının toplumun bütün kesimlerinde tepkilere neden olduğunu, toplumda kaygı ve üzüntüye yol açtığını da vurgulayan Baro Başkanı Er, "Önergenin neden olabileceği toplumsal sonuçlar düşünüldüğünde, kamu vicdanı derinden yaralanmaktadır. Çocukların cinsel dokunulmazlığı ve iradesi aleyhine sonuç doğurabilecek hiçbir düzenlemenin kamu vicdanında yeri bulunmamaktadır. Mersin Barosu olarak, söz konusu yasa teklifinin hukuka ve kamu vicdanına aykırı olduğunu kamuoyu ile paylaşıyor, toplumun tüm kesimlerinden gelen tepkiler ve görüşler dikkate alınarak geri çekilmesini talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Ayılgan: "Çocuk haklarının yaşama geçirilmesi yeterli seviyeye ulaşamadı"
Başkan Er’in ardından konuşan Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Ruşen Ayşen Ayılgan ise çocukların her türlü hakkının Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınmış olmasına ve birçok adım atılmasına karşın gerek Türkiye’de gerekse dünyada çocuk haklarının pratikte yaşama geçirilmesinde hala yeterli seviyeye ulaşılamadığını ileri sürdü. Aile içi şiddet ile dünyada ve Türkiye’de meydana gelen şiddet olaylarında en çok çocukların mağdur olduklarını söyleyen Ayılgan, "Çocuklarımız kandırılarak suça sürüklenmekte, dünyada yaşanan savaşlarda en çok çocuklar mağdur olmaktadır. Bodrum sahiline vurmuş minik Aylan’ın cansız bedenini ve bunun gibi bizleri acı içinde bırakan üzücü olayları unutmamız mümkün değildir. Türkiye’deki terör saldırılarında, Gazze’de, Suriye’de hayatını kaybeden çocuklar hepimizin yüreğini yakmaya devam etmektedir. Çocuk gelinler, toplumumuzun acı ve yüz karası bir gerçeğidir. Bunun hayalinin dahi kurulması mümkün olmamalıyken, bir gerçek olarak karşımıza çıkması yüreğimizi daha da sızlatmaktadır. Yoksulluk, çocukları etkilemektedir. Açlıktan ve yetersiz beslenmeden çocuk ölümleri devam etmektedir. Çocuk işçiliği olgusu devam etmekte, 5-14 yaş arası milyonlarca çocuk acımasızca çalıştırılmaktadır. Ne yazık ki, çocuklarımız istismar edilmekte, bebeklere dahi tecavüz edildiğine ilişkin haberler gündeme gelmekte, toplum olarak kaygı ve dehşet verici olaylar ile karşı karşıya kalmaktayız. Çocuklarımızı gerçekten koruduğumuzu ve çocuklarımızın haklara sahip olduğunu söyleyebilmemiz için onların bedensel gelişimleri kadar duygusal ve sosyal gelişimlerini de sağlamış olmamız gerekmektedir. Tüm yasal düzenlemelerle çocukların yaşam hakkı, eğitim hakkı, oyun hakkı, her türlü şiddete karşı korunma hakkı, sosyal refah hakkı, ekonomik hakları güvence altına alınmalıdır" şeklinde konuştu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.