Bu haber kez okundu.

Memur Sen Genel Başkanı Yalçın, "Her defasında farklı bir yöntemle Türkiye’ye karşı mobbing uygulanıyor"
Memur Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "Her defasında farklı bir yöntemle Türkiye’ye karşı mobbing uygulanıyor. Batının Türkiye’ye karşı uyguladığı şeyin adı bir mobbingdir, bir yıpratmadır. Onun için Türkiye’ye şimdiye kadar koyduğu şartları eşit olarak koyduğu başka bir ülke yok" dedi.
Memur Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Bayburt’ta Memur-Sen İl Temsilciliği’nin hizmet binasının açılış törenine katıldı. Törenin ardından açıklama yapan Yalçın, Avrupa Birliği’nin Türkiye ile ilişkileri dondurma kararına ilişkin açıklamalarda bulundu.
AB’nin Türkiye’yi gündeme alarak kendi sorunlarını perdelediğini savunan Yalçın, "Ülkemiz yeni bir tartışmanın gündemini yaşıyor. Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye ile ilişkileri dondurma kararı dolayısıyla Türkiye’de bir tartışma yaşanıyor. Avrupa Birliği kendi çöküntüsünü, kendi iç çatışmalarını, kendi sıkıntılarını gündemden düşürmek için Türkiye’yi bu yönde sürekli gündeme alarak kendi sorunlarını perdeleme yöntemini deniyor. Terörle mücadele konusunda Türkiye’yi desteklemesi gerekirken, terörü destekleyen AB, Bürüksel’de çadır açanlara, bu millete meydan okuyanlara, sokaklarda kendilerini bombalarla patlatarak milletin canına kast eden ve bu ülkede şehit verilmesine vesile olanların sırtını ovuşturan Avrupa ülkeleri Türkiye’ye nota vermeye, ayar vermeye çalışıyorlar. Türkiye kral çıplak demeye devam ediyor. Terörü teşvik eden ama Türkiye’yi tehdit eden bir AB fotoğrafı var. Bu fotoğraf AB’ye de hiçbir ülkeye de yakışmıyor" diye konuştu.
"Batının Türkiye’ye karşı uyguladığı şeyin adı bir mobbingdir"
Terör üzerinden Türkiye’ye yön verilmeye çalışıldığını anlatan Yalçın, Türkiye’nin -dünya 5’ten büyüktür- çıkışından rahatsız olan ülkeler olduğunu kaydetti.
Yalçın konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bilinmesi gereken şu ki, terör kartı üzerinden Türkiye’ye ayar vermeye çalışılıyor. Dünyadaki egemen sistemin, dünyanın egemenleri olarak kendilerini ifade edenlerin bütün yetkileri ellerinde bulundurdukları organizasyonlara karşı Türkiye’nin -dünya 5’ten büyüktür- çıkışı dolayısıyla rahatsız olanlar Türkiye’de bir burun sürtme hareketi yapmaya çalışıyorlar. Ülkenin ekonomisiyle oynayarak 15 Temmuz’da, Gezi’de, 18 Ekim’de, 17-25’te başaramadıklarını yeni bir dalgayla başarma içerisindeler. Çok net olarak görülüyor, ülkenin ekonomisine karşı bazı operasyonlar yapmaya, döviz kurlarıyla oynamaya ve ülkede bir hareketlilik oluşturarak bir sosyal patlamayı tetiklemeye çalışıyorlar. Bu millet 15 Temmuz’da da gezi olaylarında da, 17-25’te de 6-8 Ekim’de de neyin ne olduğunu görmüştür. Gezi’den Mısır Modeli Arap Baharı modeli bir devrim çıkaramayanlar, 17-25’te Türkiye’yi Ukrayna yapmaya çalışırken Türkiye’nin feraseti, milletin basireti, siyasilerin dirayetiyle, sivil toplumun omurgalı duruşuyla bu badirelerden dönen bir ülkeye 6-8 Ekim’de Suriye yapılmak istendi ancak buna da bu ülke müsaade etmedi. Olmazsa en ağır darbeyle karşılık vererek, bir işgal hareketiyle Türkiye’ye ilişkin projeler hayata geçirilmeye çalışıldı. Ve 15 Temmuz’da bu millet bir kurtuluş mücadelesi vererek işgal hareketine karşı direndi. Türkiye’de istediklerini başaramayan, her defasında başardıkları darbeyi bu kez başarma noktasında umudu kırılan Türkiye’ye ilişkin heveslerinden emellerinden vazgeçmiyor. Ve her defasında farklı bir yöntemle Türkiye’ye karşı mobbing uygulanıyor. Batının Türkiye’ye karşı uyguladığı şeyin adı bir mobbingdir, bir yıpratmadır. Onun için Türkiye’ye şimdiye kadar koyduğu şartları eşit olarak koyduğu başka bir ülke yok."
"Batı terörün sırtını ovuyor"
Türkiye’nin terör örgütleriyle mücadele etmesine karşın batının teröre destek verdiğini vurgulayan Yalçın, "Türkiye terörle mücadele ediyor. PKK’sından DAEŞ’e, DHKP-C’sine varana kadar. Batı ise terörle mücadele eden bir ülkede karışıklık çıkarmak kargaşa çıkarmak anlamında terörün sırtını ovuyor. Mülteciler bir kriz nedeniyse Türkiye bu krizi dünya ölçeğinde önleyen bir ülkedir. Ekmeğini bölen ve bütün kaynaklarını Suriyelilerle paylaşan bir ülke olarak teşekkür edilmesi gerekirken Türkiye’ye bu anlamda haksızlık ediliyor. Türkiye’de ‘madem öyle sınırları açarız ve dünyanın gerçeğiyle yüzleşirsiniz. Bulunduğunuz şatolardan bulunduğunuz köşklerden dünyayı okuyorsunuz. Ama insanlık gelir adaletsizliği içerisinde savaşlarda ve vahşetlerde imtihan veriyor’ yaklaşımını cesaretle haykırmaya devam ediyor. FETÖ ve PKK’ya kapısını açan ülkeler aynı zamanda Türkiye’ye muhtıra vermeye çalışan ülkelerdir. AB mazlumlar ve göçmenler konusunda şimdiye kadar ortaya koyduğu , verdiği sözleri yerine getirmemiş bir oluşumun adıdır. Bu ülkenin en büyük emek örgütü olarak bu çelişkileri görüyor ve bunun AB ülkelerine yakışmadığını dolayısıyla AB’nin kendisini çek etmesi ve aynanın karşısına geçmesi gerektiğini biz söylemiş oluyoruz" ifadelerini kullandı.
"FED’in faiz kararlarının insan haklarından çok daha fazla ilgi gördüğü bir dünyada yaşıyoruz"
"Dünyada zulüm kol geziyor ama AB yan çiziyor. Birleşmiş Milletler istatistikleri sayıyor" diyen Yalçın sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dolayısıyla dünyada insanların ölümleri yaşanan trajediler, vahşetler bir insan katliamı olarak değil, istatistiki veri olarak kabul ediliyor. FED’in faiz kararlarının insan haklarından çok daha fazla ilgi gördüğü bir dünyada yaşıyoruz. Dolayısıyla adaletsiz bir dünya söz konusu. Bu dünyaya ilişkin Türkiye’nin okumalarını paylaşmasından daha doğal bir şey yoktur. Sesini yükseltmesinden mazlumlar ve mağdurlar konusunda tavrını ortaya koymasından daha doğal bir şey yoktur. Türkiye olarak bunu söylemeye devam etmeliyiz diyoruz. Türkiye’nin en büyük emek örgütü olarak bu çarpıklıklara dikkat çekmeyi sürdüreceğiz."
"Terör yeni haçlı birlikleri, yeni vesayet odakları olarak adlandırılıyor"
Türkiye’ye karşı ilişkilerin dondurulma yaklaşımının Türkiye’nin ekonomisiyle oynama hareketinin bir parçası olduğunu ifade eden Yalçın, "Terör hadiselerinin Türkiye’nin ekonomisiyle oynama ve Türkiye’deki turizm sektörü dahil yatırımcıları ürkütme dahil bilinçli orak azdırılan sufleyle yola sürdürülen bir aygıttır, bir aparattır. Dolayısıyla terör yeni haçlı birlikleri, yeni vesayet odakları olarak adlandırılıyor. Bu haksız bir tanım değil" dedi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.