Bu haber kez okundu.

Kavurmacı: ’İş Sağlığı Ve Güvenliği Bilincine Sahip Olmalı’
İş sağlığı ve güvenliği konusu özellikle son zamanlarda ülkemizde çok konuşulan bir konu haline geldi. Konunun önemine ilişkin açıklamalar yapan Plato Meslek Yüksekokulu İş sağlığı ve Güvenliği Program Başkanı Öğretim Görevlisi Aslı Kavurmacı, "İş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için çalışanların bu bilinci kendilerine aşılaması gerekir" dedi.
İş sağlığı ve güvenliği konusu özellikle son zamanlarda ülkemizde çok konuşulan bir konu haline geldi. Yaralanmalarla ve ölümle sonuçlanan iş kazalarının artması, bu konuda daha detaylı çalışmaların yapılmasını zorunlu hale getirirken, konunun önemine dikkat çekmek isteyen Plato Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Aslı Kavurmacı, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için çalışanların bu bilinci kendilerine yerleştirmeleri gerektiğini belirtti.
Çalışanların iş sağlığı güvenliği bilincinden uzakta bir biçimde kişisel koruyucu kullanmadan çalıştıklarını söyleyen Öğr. Gör. Kavurmacı; "Düzenli eğitimlerle çalışanların öncelikle kendi sağlıkları ve güvenlikleri için iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almaları sağlanmalı Çalışanlar kişisel koruyucularını kullanmadan korkusuzca iş yapmaya devam ediyorlar. Başta işçi ve işveren kesimi olmak üzere, toplumun her kesiminde güvenlik bilincinin ve güvenlik kültürünün oluşturulması hayati bir önem taşımaktadır. Dünyada iş sağlığı ve güvenliği çok önemli bir konudur. Gelişmiş ülkeler de bu sorunu yaşamakta. Dünya’nın bir çok ülkesinde, iş kazaları yaşanıyor. BU ülkelerde de hükümetler özelleştirme ya da tasarruf planlarıyla işçilere ağır çalışma koşulları dayatmakta. Ama ülkelerdeki işçiler de daha kolektif ve sendikalar aracılığı ile greve çıkarak daha örgütlü savaşmakta. Aynı durumun Türkiye’de de olmasını umut ediyoruz" dedi.
"İŞ KAZASI YAŞAYANLARIN ÇOĞU İSTATİSTİKLERE YANSIMIYOR"
Çalışma yaşamının en önemli konularından birinin iş sağlığı ve güvenliği olduğunu ifade eden Öğr. Gör. Kavurmacı; "İş sağlığı ve güvenliği konusu çalışma yaşamının en temel ve en önemli konularından bir tanesidir. Ama ülkemizde her yıl binlerce çalışanımız çalışma ortamından kaynaklanan sebeplerle hastalanmakta, sakat kalmakta ya da yaşamlarını kaybetmektedirler. Bunların pek çoğu maalesef istatistiklere yansımamaktadır. Özellikle kazaların çok fazla olduğu maden, inşaat, tarım gibi sektörlerde kayıt dışı istihdam söz konusu. Dolayısıyla istatistiklerden gördüğümüz tablodan daha vahim bir durumla karşı karşıyayız" diye konuştu.
İŞ KAZALARINDAN ÖLENLERİN SAYISI HER YIL ARTIYOR
Sağlıklı ve güvenli çalışma ortamı oluşturmanın, iş kazalarını önlemenin, meslek hastalıklarının önüne geçmenin her zaman yasalarla mümkün olamayacağının altını çizen Öğr. Gör. Kavurmacı, "Yasaların yanında mutlaka iş güvenliği bilincinin de oluşturulması gerekiyor. Özellikle gelişmiş ülkeler çıkardıkları yasalarla bu bilinci çalışanlarına vermiş vaziyetteler. Türkiye’de de 2012 yılında 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu çıkarıldı. Bu kanunla birlikte iş sağlığı ve meslek hastalıklarının azalacağı algısı yaratıldı. Ama her geçen yıl iş kazaları artarak devam etti. 2013’te 1235, 2014’te de 1886 işçimizi kaybettik ki bunun 301 tanesi Soma faciasından dolayıydı. Ve 2015 yılında 1730 işçimizi çalışırken yaşamını yitirdi" açıklamalarında bulundu.
KAZALARI BÜYÜK ORANDA ÖNLEMEK BİZİM ELİMİZDE
Yaşanan bu iş kazalarının önüne geçebilmek için kişilere büyük görevler düştüğünü belirten Öğr. Gör. Kavurmacı, konuyla ilgili neler yapılabileceği konusunda bilgi verdi. "Kazaları önleyebilmek için önce insan anlayışının benimsenmesi gerekir. Eşitlikçi, adaletçi ve katılımcı bir sendikal örgütlenme anlayışının da çalışanlara aşılanması gerekir" diyen Öğr. Gör. Kavurmacı, "İş kazalarının olduğu iş yerlerinde çalışmalar, gözlemler yapılmalı ve gerçeğe yakın raporlar tutulmalı. Etkin bir denetim mekanizmasının da olması gerekmektedir. Ayrım yapmadan bütün iş yerlerinde daha fazla iş müfettişi görevlendirilmeli" dedi.
Sözlerine, işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini bir maliyet unsuru olarak görmemesi gerektiğini belirterek devam eden Öğr. Gör. Kavurmacı, "İşverenler, iş kazaları ve meslek hastalıklarını önleyici bir tutum içinde olmalılar. Tabi ki bu da iş güvenliği bilinciyle olacak bir durum. İşçi ve işveren kesiminin iş güvenliği bilincini yerleştirmesi ve buna göre hareket etmesi gerekiyor. İş güvenliği anlayışının benimsenmesi için de konferanslar yapılmalı. Bu konuyla ilgili kim varsa bir araya gelip, iş kazasından en çok etkilenen sektörlere yönelik çalışmalar yapmalılar. Bu sektörlerin eksikliklerini gidermeliler. İş kazaları ve meslek hastalıklarından etkilenen ailelere destek olunmalı. Özellikle bu konuda çalışanların eğitimi çok önemli. İşletme körlüğü dediğimiz riskin algılama yeteneğinin zamanla ortadan kalkması düzenli ve sık eğitimlerle mümkün. Çalışma barışının sağlanabilmesi için mutlaka işçi ve işveren kesiminin iş sağlığı ve güvenliği bilincini bir an önce yerleştirmesi gerekmektedir" ifadelerini kullandı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161

banner193