Bu haber kez okundu.

Karadenizli Balıkçılar Yasaklardan Şikayetçi
Giresun Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Şükrü Kalafat, Karadeniz sahillerinde uygulanan yasağın diğer hiçbir ülkede olmadığını ve bundan dolayı da sıkıntı yaşadıklarını söyledi.
"Denizi bizden fazla kimse korumasın. Bizden fazla da bu denizi kimse sevmesin" diyen Kooperatif Başkanı Kalafat, "Türkiye’de balıkçılara uygulanan yasak dünyanın hiçbir yerinde bulunmamaktadır. 15 Nisan’da başlayan yasaklar Ağustos sonuna kadar sürmektedir. Her balık Mayıs ayında yumurtalarını bırakır. Mayıs ayında denize çıkılmadığı zaman bu denizde ekmek var demektir. Bizim tüm geçim kaynağımız burasıdır. Bu denizi bizden fazla kimsenin sevmesi mümkün değildir" dedi.
Balıkçıların kendi otokontrolleri bulunduğunu belirten Kalafat, "Gündüz 4 yasağı var. Bu yasağı kimse almadı. Balıkçı kendi kendine aldı. Gündüz avlanmayalım hamsicilik sürdürülebilsin diye. Balıkçı kendi koydu, devlet koymadı. Nisan’ın 15’inde sonra kimse denize çıkıp ağ atamaz. Dışarıdaki insanlar belki bize farklı gözle bakıyor ama denizi bizden fazla kimse korumasın" şeklinde konuştu.
Sektörün en büyük sorununun kendine ait bir bakanlığın olmamasından kaynaklandığını ifade eden Kalafat, "Biz Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bağlıyız. Balıkçıların ve denizlerin ayrı bir bakanlığı olması lazım. Bunu her toplantıda dile getiriyoruz ama hala bir sonuç alınamadı. Hayvancılıkta çiftçi mandıra yapıyor yatırım veriyorlar. Balıkçı ağ alacak ama bir destek yok. Havuzcu yavru balık alır devlet desteği var. Biz ne tutacağımız da belli değil denize çıktığımız zaman. Olmadığı sene elimiz kolumuz bağlı olduğu yıllar oldu" şeklinde konuştu.
“BALIKÇILIK MALZEMELERİ ÇOK PAHALI”
Kalafat, "Ağlar çok pahalı. Kullandığımız köpükler bile tanesi 3 lira 35 kuruş. Ağın kilosu 38-39 lira. Denizlerde kullandığımız sarı mantarların tanesi 12-13 lira. Halat, ip balıkçılığın gideri çok. 1 makara 25 bin lira. 10 milyon liradan aşağı bir tekneyi denize indiremiyoruz. Balıkçı kazanıyor mu derseniz; kazandığımız zaman da, kazanmadığımız zaman da oluyor. Sonuç ne olursa olsun bizim başka bir iş yapma şansımız yok" diye konuştu.
“KARADENİZ’DEKİ BALIKLARIN TAMAMINA YAKINI GÖÇ BALIĞI”
Karadeniz’deki balıkların tamamına yakınının göç balığı olduğunu, sadece mezgitin yerli olduğunu belirten Kalafat, şöyle konuştu:
"İstavrit, palamut, hamsi göç balığıdır. Geçerken tutacaksın. Hepsi gelip geçiyor. Kalıcı sabit bir balık değil. Bu balığı biz tutmazsak Karadeniz’e sahili olan diğer ülkelerin balıkçıları tutacak. Bir çinekop işi çıkardılar santim işi, daha balıkçı balık tutamıyor. Öbür ülkelerde her şey serbest Türkiye’de yasak. Karadeniz’in Türkiye sahilleri düz değil ki? Ukrayna ile diğer ülkelerle karıştırmasınlar Türkiye sahillerini. Palamut balığı 10 kulaçtan gidecek ben tutamayacağım. Bu konuda esnek davranmadılar ve çok sıkıntılıyız."
Kalafat, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Karadeniz ülkelerinin hiçbirinde kıyı yasağı yok. Bir tek Türkiye’de var. Çinekop büyüyecek diye avlayamıyoruz. Millet çinekop yiyecekmiş. 2-3 senedir çinekop hiç tutulmuyor, nerede? Balıkçıların elini kolunu bağladılar. İstanbul’da balıkçıların çoğunun tekneleri satılık. Zor durumda balıkçı. Devlet bir yasak koyuyor ama neye koyduğunu bilen yok. Yetkililerle gidip görüşüyoruz ancak sonuç alamıyoruz. Balıkçıyı zor durumda bıraktılar."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.