Bu haber kez okundu.

Hıçkırığa boğulan Suriyeli Rami herkesi ağlattı
Bağcılar’da düzenlenen “Çocuk Olmak Hakkım” konulu panelde konuşan 8 yaşındaki Etiyopyalı Muhammed Saad Ahmet, “Hayal kuramıyorum. Çünkü hayal kurma gücüm gelişmiyor”dedi. Panel sırasında hıçkırıklara boğulan Suriyeli Rami Ali ise, “Niçin silahlara para veriyorlar, bizi öldürüyorlar” diye konuştu.
Bağcılar Belediyesince Dünya Çocuk Hakları Günü münasebetiyle düzenlenen “Çocuk Olmak Hakkım” konulu panelde Doğu Türkistanlı, Afrikalı, Suriyeli ve Filistinli çocuklar savaş ve zulümlerin bıraktığı derin ve etkileyici izleri çocuk gözüyle dile getirdi. Kadın ve Aile Kültür Sanat Merkezi’ndeki panelin açılışında bir konuşma yapan Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, çocukların hayata büyüklerinden daha anlamlı baktığını belirterek, “Ne acıdır ki bilgi ve teknoloji çağı olan 21. yüzyıl dünyasında savaşlar yaşanıyor, çocuklar açlıktan ölüyor” dedi.
“Kalemden önce taş tutmayı öğreniyoruz”
Daha sonra panelist çocuklar duygularını dile getirdiler. Filistinli Sare ve Rana Salih, yaşadıkları zulmü çocuk gözüyle dile getirdi. Kendilerini bildiklerinden bu yana mücadele içinde olduklarını anlatan çocuklar, yaşadıkları acıları şöyle anlattı:
“Filistin’de çocuk olmak çok zordur. Gazze’de güvenle yürüyemiyoruz, Mescid-i Aksa’ya giremiyoruz. Bomba sesleriyle uykudan uyanıyoruz. Elektriklerimiz hep kesiktir. Zeytin ağaçlarımızdan zeytin toplayamıyoruz. Okula giderken İsrail askerleri içerisinde yalnızca kitap, kalem olan çantamızı kontrol ediyorlar. Çocuklar, kalemden önce taş tutmayı öğreniyor.”
"Annemizin sütünü bilemedik”
12 yaşındaki Suriyeli Rami Ali de çocuk gözüyle Suriye’deki savaşı anlattı. Kimi babaların savaşta öldüğünü, kaybolduğunu veya engelli olduğunu anlatan Ali, Suriye’de uçağın bomba anlamına geldiğini kaydetti. Savaşta babaların öldüğünü, kaybolduğunu, sakat kaldığını söyleyen Ali, “Çocuklar başka ülkelere kaçarken kayboldu. Anneler yaşamını yitirdi. Yetim ve öksüz kaldık. Annelerimizin sütünü bilemedik” diye konuştu.
Dünyanın Suriyelilere sahip çıkmadığını da kaydeden Ali, “Bize yalnızca Türkiye sahip çıktı. Burada okula gidiyorum. İnşallah doktor olacağım” dedi.
Doğu Türkistanlı Şeymanur Ahan ise, 60 yıldır soydaşlarının Çin zulmü altında inlediğini söyledi. İnsanların işkence gördüklerini ifade eden Ahan, “Çin’de milyonlarca bebek ana karnında öldürülüyor. 35 milyon soydaşımız Çin tarafından öldürüldü. Müslüman soyunu yok etmek için asimilasyon uygulanıyor” dedi.
“Ben hayalimi geliştiremiyorum”
8 yaşındaki Etiyopyalı Muhammed Saad Ahmet ise, Afrika’da yaşanan zulümleri dile getirdi. Afrika’nın nüfusunun hemen hemen yarısının çocuk olduğunu söyleyen Ahmet, şöyle konuştu:
“17 milyonu okula gidemeyerek, çalıştırılıyor. Kız çocukları okula gönderilmiyor. Çocukların mutlu hayatı yok. Afrika’da çocuk olmak doğaya yakın olmak demek. Çoraktan toplar, yağmurdan yağan zemin kaydırağımız oluyor. Afrika altın, pırlanta, demir gibi doğal kaynaklara sahip, ancak uzun süre sömürge olduğu için, savaşlar yüzünden bu kaynaklardan yeterince faydalanamıyoruz.”
Muhammet Aktaş da Suriyeli çocuklara ensar olmanın önemine dikkat çekti. Aktaş, “Eğer, dünyayı çocuklar yönetseydi savaş olmaz, çocuklar ölmez, yoksulluk olmazdı” şeklinde konuştu.
Panelin sonunda Hatice Gökçimen Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni okudu. Panel sonrası değerlendirmede bulunan Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Selim Çelenk, “Savaştan kaçan mazlumlar Türkiye’yi sığınak olarak görüyor. Burada çok ders aldım. Bize sunulan bu dersi ezberliyoruz. Bundan sonra çocuklar için atacağımız adımlara yeni şekiller vererek gerekeni yapacağız” şeklinde konuştu.
“Türkiye’de 6 milyon ekmek çöpe atılıyor”
Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Ali Erbaş ise, UNICEF’in araştırmasına göre dünyada her 3,5 saniyede bir çocuğun açlıktan öldüğünü anlattı. Buna karşın bir kişinin de tokluktan öldüğünü kaydeden Erbaş, “Türkiye’de günde 6 milyon ekmek çöpe atılıyor. İsraf yapmamalıyız” dedi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.