Bu haber kez okundu.

FETÖ’nün Şeker kumpası çöktü
2008 yılında 51 kişinin çete suçlamasıyla gözaltına alındığı şeker operasyonunun, FETÖ’nün Adapazarı Şeker Fabrikasını ele geçirmek için yaptığı kumpas olduğu ortaya çıktı.
FETÖ’nün 2008 yılında Adapazarı Şeker Fabrikasını ele geçirmek için fabrika ve kooperatif yöneticileri ile bürokratlara yönelik gerçekleştirdiği kumpas operasyonun karar duruşmasında 51 kişiye beraat kararı çıktı. Mahkeme, iddianamede yer alan çetenin olmadığına hükmetti.
2008 yılında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla yürütülen ve dönemin Sakarya Vali Yardımcısı Haluk Nuri Ballı, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Rıdvan Duran ile birlikte 51 kişinin çete suçlamasıyla gözaltına alındığı Şeker operasyonu, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) Adapazarı Şeker Fabrikasını ele geçirmek için yaptığı kumpas olduğu ortaya çıktı.
Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinde bugün karara çıkan davada, FETÖ kumpası ile yargılanan isimlerden 51 kişi beraat etti. Özel Yetkili Mahkemelerin kapatılmasının ardından Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın 12. celsesinde karar çıktı. Mahkemenin kararına göre yargılanan aralarında dönemin vali yardımcısı Haluk Nuri Ballı, dönemin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Rıdvan Duran ve diğer yöneticilerin de aralarında bulunduğu sanıkların tümü örgüt kurma suçu ile açılan kamu davasından beraat etmelerine karar verildi. Mahkeme kararında, “İddianamede düzenlenen diğer suçlar ile ilgili suçlarını işleme ve bu suçları örgüt kapsamınsa işleme kapsamında kamu davası açılmış ise de; olayda herhangi bir örgütün bulunmadığı ve tüm sanıkların bu suçtan beraatlerine” ifadesi yer aldı. Dava da yargılanan 5 kişi ise, münferit olarak işlenen ve örgüt ile ilişkilendirilmeyen tehdit suçlarından cezalandırılmasına karar verildi.
Dava sürecinde neler yaşandı?
2008 yılında başlayan kumpas, FETÖ’nün Adapazarı Şeker Fabrikasının arazisini ele geçirmek üzerine kuruldu. Bu kapsamda 65 bin çiftçinin sahibi olduğu Adapazarı Pancar Ekicileri Kooperatifi (APEK) Bank Asya’dan aldığı kredi borcunu ödeyerek fabrika üzerindeki ipoteği kaldırmak istedi. Bunun üzerine harekete geçen FETÖ’cüler paralel olarak sızdıkları devlet kadrolarını kullanarak kamuoyunda Şeker Davası olarak adlandırılan süreçte, arazinin satışını engelleyebilecek yönetici ve bürokratları çete soruşturması başlattı ve 51 kişiyi gözaltına aldı.
Ancak soruşturmada adı geçen kişiler hakkında isnat edilen suçlara yeterli delil bulunamadı. Dönemin Sakarya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Rıdvan Duran hakkında İçişleri Bakanlığından soruşturma istendi. Ancak bakanlıktan gelen "İsnat edilen suçlara ilişkin yapılacak işlem bulunamadı" raporuna rağmen mahkeme devam ettirildi. 15 Temmuz soruşturmasında hakkında tutuklama kararı çıkan ve halen firari olan dönemin savcısı Hikmet Usta, Duran hakkında istediği raporu işleme sokmadı ve yargılamasını devam ettirdi. Operasyonu gerçekleştiren Fetöcü emniyet görevlilerinin Duran’la ilgili ses kayıtlarıyla oynayarak delilleri kararttığı da ortaya çıkmıştı.
Öte yandan, dava devam ederken, 2008 yılında Şeker Operasyonunu gerçekleştirilen bazı emniyet mensupları hakkında yapılan soruşturmalar neticesinde FETÖ üyesi oldukları iddiasıyla bir kısmı açığa alınırken bazı isimler ise tutuklandı.
Şeker kumpasında FETÖ fabrikayı ele geçirdi
Özel Yetkili mahkeme tarafından görülen dava, yargılananların çete suçlaması ile ilgili delillendirilememesine rağmen devam etti ve ilk duruşma operasyondan 19 ay sonra yapıldı. 19 ay boyunca tutuklu kalan isimler hakkında "tutuksuz yargılama" kararı verildi. Özel yetkili mahkemede uzun bir süre devam süren davada, sanıklar hakkında delil sağlanamadı.
Dava süresinde APEK araziyi satamadığı için Bank Asya’ya olan borcu katlanarak arttı ve 2012 yılında bankanın eline geçti. Bank Asya fabrikayı 2013 yılında Yıldız Holdinge satarak süreç sonunda tam 120 milyon TL kar elde etti.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.