Bu haber kez okundu.

Bitlis Arıcılar Birliği Başkanı Avcil: “Türkiye’nin en kaliteli balı Bitlis’te üretiliyor”
Bitlis Arıcılar Birliği Başkanı Medeni Avcil, Türkiye’nin en kaliteli balının Bitlis’te üretildiğini aksini söyleyen için her türlü analizi yapmaya hazır olduklarını söyledi.
Merdiven altı üretim ile piyasada ve televizyonlarda satılan balları, bal kategorisine bile sokmadıklarını belirten Avcil, tüketicinin bu anlamda duyarlı olup ne olduğu belli olmayan balları almamaları gerektiğini ifade etti. Geçmiş yıllarda yaklaşık 140 bin kovandan bin 500 ile 2 bin ton bal hasadı yaptıklarını ancak bu yıl olumsuz hava şartları nedeniyle bu rakamın yarı yarıya düştüğünü belirten Avcil, bu sayede çiftçilerin borçlarının bir yıl süreyle ertelendiğini söyledi. Süzme çiçek balı, petekli bal, doğal petekli bal ve kara kovan ballarından ürün aldıklarını ifade eden Avcil, balların büyük çoğunluğunun geven ve kekikten elde edildiğini belirtti. Bu yıl fenni kovanlarda ve kara kovan ballarında hasadın yapıldığını ve bazı ballarda da halen yapılacağını belirten Avcil, “Çiftçilerimizden hasat ettikleri balları seçerek aldık. İşletmelerimizde bunları paketleyerek ve dolum yaparak piyasaya sunacak noktaya getirdik. Özellikle bu yıl olumsuz hava koşulları nedeniyle Bitlis ili ve çevresinde üretim miktarında yüzde 50 oranında bir düşüş yaşandı. Bu nedenler çiftçilerim biraz zor duruma girdi. Ancak Bitlis balımız endemik ve tıbbi bitkilerden elde edilmiş olması sebebiyle Bitlis balının kalitesinde herhangi bir düşüş meydana gelmedi. Bitlis balı elde ettiği bitkisel kaynaklar bakımından emsallerinden daha üstün özelliklere sahiptir. Bu balları biz Bitlis ve çevre illerinde pazarlıyoruz ve satış noktalarımızda satışa sunuyoruz. Özellikle kargo sistemiyle büyük şehirlere göndererek halka satışa sunuluyor. Her yıl Bitlis ve çevresinde yaklaşık bin 500 ile 2 bin ton arasında bal üretimi gerçekleşiyordu. İlimizde yaklaşık 140 bin adet arılı kovan varlığımız var. Bunlardan elde edilen bal rekoltesi bul yıl olumsuz hava şartları nedeniyle bu rakam 750 tona kadar düştü. Bunda çiftçilerimizi olumsuz bir şekilde etkiledi. Piyasa olan borçlarının ödenmesinde sıkıntı yaşadılar. Bu sebeple de bazı çiftçi borçları bakanlığımızın da yayınladığı genelde kapsamında bir yıl süreyle ertelendi” dedi.
“Bitlis balı çoğunlukla geven ve kekikten elde ediliyor”
Bitlis yöresinde üretilen balların büyük çoğunluğu ağırlıklı olarak daha çok geven ve kekik türünden elde edildiğini ifade eden Avcil, "Özellikle bizim ilimizde doğal floradan elde edilen süzme çiçek balı, petekli bal, doğal petekli bal ve kara kovan balları üretilmektedir. Kara kovan balları geleneksek üretimimiz olan daha çok sepet kovanlarımızdan üretiliyor. Bu ballar yeni hasat edildi, halende hasadı devam etmektedir. Bitlis ili Türkiye’de arı ekolojisini en fazla elverişli olan illerin başında yer almaktadır. Bitlis’teki arazilerin yaklaşık yüzde 85’i yayla ve meralardan oluşmaktadır. Yüzde 71’i ise 2 bin metreyi aşan dağlarla çevrilidir. Bu yöreye mahsus henüz tanımlanmamış çok sayıda endemik bitki türü bulunmaktadır. Balımız özellikle tıbbi bitkilerle birlikte elde edilmektedir. İlimizde endüstri ve sanayi yatırımı bulunmadığı için ve özellikle tarımsal alanlarda zirai ilaçlama çokça yaygın olmadığı için Bitlis’teki bal üretimi organik bir ortamda yapılmaktadır. Bitlis’te temiz bir su temiz hava ve temiz toprak var. Bitlis balının prolin değeri oldukça yüksektir. 750 ile 850 arasında prolin değeri olan balımız Türkiye’de ki mevcut balların kendi emsallerinden daha üstün özelliklere sahiptir. Biz iddia ediyoruz bizim balımız kıvam bakımından, aroma bakımından, prolin bakımından Türkiye’nin en kaliteli balıdır. Bunun aksini iddia edenler için şunu söylüyoruz. Bal numuneleri toplanmalı akreditesi olan bir kurumda analiz edilmeli böylece Türkiye’de en kaliteli balın nerede yetiştiği bu şekilde ortaya çıkar” dedi.
“Bitlis’te üretilen ballar piyasada veya televizyonlarda anlatılan ballardan ayırt edilmelidir”
Merdiven altı balları bal kategorisine bile koymadıklarını anlatan Avcil, “Biz zaten onları bal kategorisinde bile değerlendirmiyoruz. Merdiven altı üretimin dışında birde mevsim dışı şekerle özellikle bazı çiftçiler bu üretimi gerçekleştiriyorlar. Tüketiciye bal diye sunuluyor. Aslında burada da bir ayrım yapılması lazım. Doğal ortamda ve doğal usullerle üretilen ballarla, doğal olmayan balların kategorik olarak da birbirinden ayrılması lazım. Çiftçilerin bu konuda kafası karışıyor. Çiftçiler aradaki farkı göremiyor. Özellikle tüketicilerin bal alırken daha dikkatli olmalarını marka ve tescilli markaları olmayan üretim izni olmayan ve güvenilir olmayan noktalardan bal almamalarını öneriyoruz. Balımız diğer emsallerinden daha üstün özelliklere sahip olduğu için yerli arıcılarımızın dışında ülkemizin çeşitli yerlerinden yayla ve meralarımızda konaklayan ve burada üretim yapan arıcılarımızda var. Zaman zaman arıcılık tekniğine uygun olmayan arı konaklamaları da oluyor. Bunun çözümü için mevcut yayla ve mera potansiyelimizin arttırılması yolu olmayan yayla ve meralarımıza yol yapılması gerekiyor. Son yıllarda bu güvenlik sorunu da arıcılarımızın sıkıntı yaşamasına neden oluyor. Böyle olunca da çok sıklıkla bırakılan arılıklardan kaynaklanan ürün kaybı yaşanıyor. Arılıkların mutlaka birbirinden uzak mesafede olması gerekiyor. Böyle olmazsa eğer mevcut olan flora arıların bal kapasitelerini azaltıyor” diye konuştu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.