banner216

Bu haber kez okundu.

Başbakan Yıldırım: "İktidarımızın çok önemsediği değişim olan yönetim sistem değişikliği son iki yılda gerçekleşti"...(3)

Başbakan Binali Yıldırım, 16 Nisan Referandumundan bir yıl sonra Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi ile alakalı konuşarak, "İktidarımızın çok önemsediği değişim yönetim sistem değişikliği son iki yılda gerçekleşti. Bunun sebebi ne, gerçekten bir şeyi isteyeceksiniz ve kendinizi vereceksiniz" dedi.

Başbakan Binali Yıldırım Marmara Üniversitesi Sultanahmet Rektörlük Binası’nda gerçekleşen "Referandumundan bir yıl sonra Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi" konulu panele katıldı. Panele, Başbakan Binali Yıldırım’ın yanı sıra TBMM Anayasa Komisyon Başkanı Mustafa Şentop, Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Arat ve çok sayıda davetli katıldı. 1980 darbesinden sonra yapılan kurgulamayla belli alanların gizli ortaklara ait olduğunu söyleyen Başbakan Binali Yıldırım, "Tek başına iktidar olsanız da bu durumu değiştirmiyor. 363 milletvekiliyle geldik. Ankara’ya geldik. Milli iradenin tek temsilcisiyiz diye geldik. ’Biz sizin yeni ortaklarınız’ diye seçim meydanlarında karşılaşmadığımız bir takım insanlar bizimle masaya oturmaya çalıştılar. Biz de olmak böyle şey mili iradenin temsilcisi biziz size ne oluyor dediğimiz zaman işler karıştı. 2007’de madem seçtirmiyorsunuz biz de millete gideriz dedik gittik. Cumhurbaşkanını doğrudan millet tarafından seçilmesinin sağlayan referandumu yaptık. Ardından vesayet sistemi taktik değiştirdi. Yargı üzerinden üzerimize gelmeye başladı. Bir tane savcı 900 tane siyasetçiyi dinlemeye alıyor. Bu fark edilince tabi yargıda anayasa değişikliği süreci başladı. HSYK’da 2010’da da o değişimi gerçekleştirdik. Bu malum FETÖ terör örgütü o süreci çok iyi kullandı. Kendi adına kendine alana açmaya başladı. Gezi olayları 17 - 25 Aralık bu FETÖ’nün sahada etkin olarak rol aldığı olaylardı. Bunlarla sonuç alamayınca artık kurumlara da bürokrasiye de orduya polise iş hayatına yeterince nüfuz ettiğini düşündüğü için kendisini gizlemeye ihtiyaç duymadı. 15 Temmuz’da kendi adına altın vuruşuna yapmaya karar verdi. 15 Temmuz FETÖ’nün seçilmiş hükümete, Cumhurbaşkanı’na milli iradeye karşı devletin silahlarını, toplarını uçaklarını çalarak giriştiği kanlı bir darbe kalkışmasıdır. Millet bir oldu beraber oldu meydanlara indi alçaklara geçit vermedi" dedi.

FETÖ’nün bir çok ülkede faaliyet gösterdiğini söyleyen Başbakan Binali Yıldırım, "FETÖ terör örgütü 165 ülkede faaliyeti gösteriyor. Maalesef bazı ülkelere pes etmeyin vazgeçmeyin mutlaka kazanacaksınız diye telkinde bulunuyor. Onlar da devam ediyor. Bir çok ülkede buna benzer faaliyet var. Dost bildiğimiz bir çok ülke iktidarımız olumsuz etkilensin diye Türkiye, kendi iç meseleleriyle daha çok enerji harcasın diye destek oluyorlar. Türkiye bu temizliği yapacak ne yaparlarsa yapsınlar" dedi.

Göreve geldiği süreçten de bahseden Başbakan Binali Yıldırım, "AK Parti siyasi hayatında birçok olayın akılda kalacağı bir süre. İktidara geldikten kısa süre sonra 15 temmuzla karşı karşıya kaldık. 15 Temmuz 65. Hükümetin en önemli sınavıdır. Cumhurbaşkanımızı dirayetli duruşu , hükümetimizin kararlılığı ve halkımızın kararlılığıyla bu alçak darbeyi bastırdık. Fırat Kalkanı ile terörle mücadelede yöntem değişikliğine gittik. Savunma esasına değil taarruz esasına göre mücadele edeceğiz dedik. Üstünü üstüne gideceğiz dedik. Ondan sonra Fırat Kalkanı ile bölgeyi terörden temizledik. 160 bin Suriyeli huzur içinde yaşıyor" dedi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişi de değerlendiren Başbakan Binali Yıldırım, "Sayın Bahçeli, ’Bu sürdürülemez bir şeydir. Bu fiili durum sürdürülemez meşrulaştırılması lazım’ dedi. Sayın Bahçeli’nin sözlerini açık çağrı olarak kaydettik. 15 yıllık iktidarımızın çok önemsediği değişim yönetim sistem değişikliği son iki yılda gerçekleşti. Bunun sebebi ne, gerçekten bir şeyi isteyeceksiniz ve kendinizi vereceksiniz . Biz yılmadık sabrettik. Beni eleştirenler oldu. Sen kendini yok eden bir sistem için kendini parçalıyorsun dediler. Eğer ülkem kazanacaksa ben kaybetmeye hazırım. Bir Ali değil bin Ali feda olsun dedim. Kampanyamı da bunun üzerine kurdum. Ben eğer vazgeçiyorsam ülkem için milletim için bu faydalı bir şey. Aynı şeyi söylemeye devam ediyorum iyi veya kötü iradenin tek olması lazım tek adam anlamına gelmiyor. Tabi bürokrasi, yargı, kolluk işini yapacak.Milli iradenin temsilcisi tektir. Eskiden Yasama yürütme birlikte seçiliyor. Yasama yürütme ilişkisi iç içeydi. İktidar partisi ne derse o olur. Bu bir sır değil biliniyor. Şimdi İki irade sandıkta ayrıldı yasama tarafı ayrı yürütme tarafın doğrudan ayrı seçiliyor. Cumhurbaşkanı ülkede yönetimi süreçlerini hızlandıracak. Bakanlıklar 24’ten 14’e düşecek. Bakanların yetkilerini birinden alıp birine verecek çatışmaları engelleyecek. Memleketin işlerinin hızlarının daha yapılması için yapılacak" dedi.

Sistemi "Sürekli istikrar güçlü tek başına iktidar " olarak değerlendirdiğini söyleyen Başbakan Binali Yıldırım, "Cumhurbaşkanı ve meclis bu sistemde birbirini kontrol eden iki yapı olacak. Bu neyi getiriyor. Uzlaşacaksınız arkadaş başka çareniz yok. Benim dediğim olur diye bir şey yok. Memleketin geleceği konusunda uzlaşmaktan başka çareniz yok. Biz yetkiyi verdik ama beş sene de deyip dolaşmayın demiyoruz. Yasama organının tayin ettik. Yanlışlarınız varsa uyaracak düzeltmenizi sağlayacak" dedi.

Herkese hak ettiğini veren bir yapı dizayn ettiklerinin düşündüklerin söyleyen Başbakan Binali Yıldırım, "Uygulamayı göreceğiz.Mükemmeli arasaydık iyiyi bulamazdık. Mükemmel iyinin düşmanıdır. İlerde aksaklık olursa bundan sonra gelen babayiğitler de onun gereğini yapar. 94 yıllık yönetim anlayışını milletin gına getirdiği bir yönetim anlayışın değiştiriyoruz" dedi. Türkiye’de yapılan darbeleri hatırlatan Başbakan Binali Yıldırım, "15 Temmuz’da darbe FETÖ’cülerden geldi. Geleneksel vesayet odakları yoruldular, işi FETÖ’ye havale ettiler. Oradaki FETÖ’cüler ordaki boşluğu iyi değerlendirdiler. Kafayı günün birinde kaldırdılar. Kurumlar biz burada cumhuriyet değerlerine karşı hiç bir yapılanmaya göz açtırmayız demeler bir şey ifade etmiyor. Komuta kademelerin nefes alışlarını takip eden adamlar yaka paça götürdüler. Bunun da sorumlusu AK Parti iktidarı mi? Örgüt damarlardaki mikrop gibi her tarafa nüfuz ediyor. Son ana kadar hissettirmiyor. Hiç bir ilkesi yok. Sonuç almak için mübah sayan bütün değerlerimizi kutsallarımızı yok eden bir örgüt" dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234