Bu haber kez okundu.

Bakan Avcı, Yunus Emre’yi Anma Etkinliklerine Katıldı
Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, Eskişehir’de her yıl düzenlenen Yunus Emre’yi Anma Kültür ve Sanat Haftası kapsamındaki ‘Yunus Emre’nin Kabri’ni Ziyaret ve Anma Töreni’ne katıldı.
Mihalıççık ilçesi Yunus mahallesinde düzenlenen törene; Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna, Vali Yardımcısı Dr. Ömer Faruk Günay, AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Emine Nur Günay ve Harun Karacan, Büyükşehir Belediye Başkan vekili Abdulkadir Adar, İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Mehmet Salih Söğüt, İl Milli Eğitim Müdürü Necmi Özen, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen, Sarıcakaya Belediye Başkanı Faruk Güler, Seyitgazi Belediye Başkanı Hasan Kalın, İnönü Belediye Başkanı Kadir Bozkurt ve davetliler katıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan Bakan Avcı, Yunus Emre’yi anarken, medeniyetin bütün kurucularını ve gönül yapıcılarını rahmetle hatırlandığını söyledi. Bakan Avcı, “Yunus Emre ruhaniyetinin tesiri altında bulunduğumuz şu anda, medeniyetimizin bütün kurucularını, gönül yapıcılarını rahmetle minnetle ve dualarla yad ediyorum. Biz aslında Yunus Emre’yi anarken, Maveraünnehir’den Horasan’dan ve Semerkant’dan yola çıkan manevi önderlerin de anmış oluyoruz. Anadolu’da tesis olunan ve buradan bütün kıt’alara yayılan irfan kültürünün taşıyıcısı “Alperen” ruhuna da bir selam göndermiş oluyoruz. Aynı zamanda Yunus Emre’nin Anadolu’nun en zor zamanlarda bu topraklara ve insanlarına aşıladığı bir ve beraber olma; tefrikaya düşmeme terbiyesini ve şuurunu da bilvesile hatırlamış ve bu büyük öğretinin önemini bir kez daha vurgulamış oluyoruz” dedi.
ZAMAN ZAMAN KARDEŞ KAVGALARI YAŞANDI
Yunus Emre’nin yaşadığı yıllarda Anadolu, Batıdan Haçlıların, Doğudan ise Moğol saldırılarının tehdidi altında olduğuna dikkat çeken Bakan Avcı, “Haçlı ve Moğol barbarlığı, aynı anda ülkemize saldırıyordu. Selçuklu medeniyeti, bir yandan bu acımasız saldırıları def etme uğraşı verilirken, diğer yandan Anadolu’yu imar etmekten coğrafyamızı kervansaraylarla, çeşmelerle, camilerle, medreselerle donatmaktan geri kalmıyordu. Haçlıların ve Moğolların bizim tanımadığımız ve anlayamadığımız ölçülerdeki saldırıları, elbette toplumsal bir tramvaya, bir metafizik bunalıma da sebep oldu. Zaman zaman kardeş kavgaları yaşandı. Birlik duygusu, bir arada yaşama ve bir medeniyet kurma ülküsü zarar gördü” ifadelerini kullandı.
İNSANA HÜRMETİ ESAS ALAN ÖĞRETİ
Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, bu bunalım ve parçalanmışlıktan 13-14’ncü yüzyılda yaşayan büyük gönül adamlarının oluşturduğu, insana hürmeti esas alan öğreti sayesinde kurtulduğunu ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Yunus Emre ve Mevlana’nın öncülüğünü ve sözcülüğünü yaptığı bu metafizik hamle sayesinde adeta kendi Rönesansımızı yaptık ve Anadolu birliğini teşekkül ettirerek, yurt edindiğimiz bu topraklarda medeniyetimizi inşa ettik. Esasen, büyük adamlar ve liderler de milletlerin böyle zamanlarında yetişirler. Kuşatıcı felsefeler böyle zor zamanlarda ortaya çıkar. Eğer Yunus Emre, Mevlana, Hacı Bayram, Hacı Bektaş olmasaydı bugün bütün dünya Müslümanları ve hatta bütün insanlık için bereketli bir insanlık menşei Anadolu İslam Kültürü olmazdı.”
“ÜLKEMİZ BUGÜN DE 13. YÜZYILDA YAŞANAN TEHLİKELERİN TEHDİDİ ALTINDADIR”
Ülkenun bugün de 13. yüzyılda yaşanan tehlikelerin tehdidi altında olduğunu anlatan Bakan Avcı, "Bizi yurdumuzdan etmek, Anadolu’dan çıkarmak için maksimal bazı planların, kindar bazı niyetlerin olduğunu görebiliyoruz. Bu niyetler, kendileri için uygun her aracı bizi bölmek ve parçalamak için kullandı, kullanıyor. Bazı ırkçı ve bölücü bir örgüt eliyle, bazen vahşi ve barbar bir örgüt eliyle bu planlar yürürlüğe konulmak isteniyor. Biz bu niyetleri, hevesleri boşa çıkarabilir, bu planları bozabiliriz. Nasıl? 13-14. Yüzyılda kurulan o felsefeye sahip çıkarak. Yunus Emre, Mevlana, Hacı Bayram, Hacı Bektaş gibi uluların, millet büyüklerinin birliği, beraberliği ve dayanışmayı esas alan çağrılarına uyarak. Kardeşlik ruhu, milletimizi bir arada tutan mayadır. Bu ruha sahip çıkmalıyız. Yunus Emre’nin yüzlerce yıldır yankılanan ve hemen herkesin kabul ettiği çağrılarına kulak vermeliyiz. Bir arada yaşamak için bütün ayrılıkçı girişimlere beraberce karşı koymalıyız. Yunus Emre’nin yaşamını ve felsefesini iyi anladığımızda pek çok sorunumuz için gerekli olan çözüm yollarını da görmüş, öğrenmiş olacağız. Biz Eskişehir’den her yıl milletimizin bütün fertlerini ve bütün insanlığı Yunus Emre’nin birleştiren söylemine kulak vermeye onun çağrısına uymaya davet ediyoruz. Eskişehirliler olarak Yunus Emre’nin makamına ev sahipliği yapıyoruz. Onunla hemşehri olmamız övüncümüz. Teşekkür ediyorum” ifadelerini kulandı.
Konuşmalardan sonra sahnede çeşitli gösteriler sunularak, ilahiler okundu. Ardından Bakan Avcı, Vali Tuna ve beraberindekiler, Yunus Emre’nin olduğu rivayet edilen 3 kabri dolaşarak dualar etti. Ziyaret sonrası Yunus Emre sergisini dolaşan Bakan Avcı ve beraberindekilere ‘’Yunus Aş” ikram edildi.
Milli Eğitim Bakanı ve katılımcılar son olarak Yunus Emre Mahalesi Külliye Camii’nde Cuma namazı kıldı. Bakan Avcı namazdan sonra, İstanbul’a gitmek üzere ayrıldı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161