Bu haber kez okundu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Yeneroğlu, Avusturya’ya tepki gösterdi

Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz’un, ülkedeki 7 camiyi kapatacaklarını ve 60 kadar imamın yerleşim izinlerinin tekrar gözden geçirileceği açıklamasına sert tepki gösteren AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, “Avusturya’da camilerin kapatılmak istenmesi demokratik toplum düzeninin temel ilkelerine aykırıdır. Din, ifade ve toplanma özgürlüğünü hiçe saymaktadır. Hükümet yetkililerinin ’daha yolun başındayız’ demesi ülkedeki Müslümanların ve azınlıkların gelecekte daha çok baskıcı ve antidemokratik kararlarla karşı karşıya kalacaklarını göstermektedir” sözleriyle tepki gösterdi.

Seçim çalışmaları için Almanya’da bulunan Mustafa Yeneroğlu, Avusturya Başbakanı Kunz’un açıklamalarının kabul edilebilir olmadığını belirterek, "Irkçı populizmle gündemden düşmeyen Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, bugün ülkedeki 7 camiyi kapatacaklarını ve 260 imamdan 60’ını aileleriyle birlikte sınır dışı edeceklerini söyleyerek özgürlüklerden ne anladığını bir kez daha gösterdi. Avusturya hükümetinin bu tutumu evrensel hukuk normlarına ve birlikte yaşama kültürüne aykırıdır. Din, fikir ve toplanma özgürlüğünü hiçe saymaktır" diyerek kararın yeniden gözden geçirilmesini istedi.

"Bu karar Avusturya için bir utanç vesikasıdır"

Avusturya’da 260 bini Türk olmak üzere 600 bin civarında Müslüman yaşadığına değinen Yeneroğlu, "Avusturya’daki Müslümanların ülkeye değer kattığı ve çoğulcu toplumun bir parçası olduğu unutulmamalıdır. Avusturya’da sözde ’siyasal İslam’ ile mücadele adı altında camilerin kapatılmak istenmesi ülkede İslam düşmanlığının hızla yükseldiğini ortaya koymaktadır. Sudan sebeplerle temel hakları çiğneyen bu yasakçı uygulama, ülkedeki ırkçı popülizmin bir sonucudur. Dünyaya demokrasi dersi veren Avusturya için bir utanç vesikasıdır. Hiçbir ibadethane yasa dışı değildir. Bu müdahalelerin İslami cemaatlere yönelik baskıyı artırma ve İslam düşmanlığını körüklemeyi amaçladığı aşikardır. Bu yaşananlar artık Avusturya’daki özgürlükçü ve hukuka dayalı aynı zamanda din özgürlüğünü de garanti eden zeminden uzaklaşılmaya çalışıldığını ortaya koymaktadır. Toplumda korku inşa eden baskıcı ve ötekileştirici bir siyaset anlayışı ile nefret dili demokratik bir ülke için uzun vadede sürdürülebilir değildir. Ayrıca Avusturya’daki azınlıkların barışçıl ve birlikte yaşam ortamını olumsuz yönde etkileyecektir. Irkçı popülizmin Avusturya Hükümetini ne kadar tetiklediğini gösteren bu uygulamalara karşı Avusturya’da özgürlükçü demokratik düzenin muhafaza edilebilmesi için başta Müslümanlar olmak üzere kimse sessiz kalmamalı. Unutulmamalıdır ki; susanlar yarın bu uygulamaların adresi olacaktır" açıklamasında bulundu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234