Bu haber kez okundu.

4. Ulusal Taşkın Sempozyumu
Rize’de bugün başlayan 4. Ulusal Taşkın Sempozyumu’na katılan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu’na Yomra ilçesinde sahilde yapılan yüksek katlı binalar ile ilgili sorular soruldu.
Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nde düzenlenen sempozyumun soru cevap bölümünde Gazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Osman Nuri Özdemir, Başkan Gümrükçüoğlu’na, “Dere yataklarındaki yapıların yıkılmasından bahsettik, sahilcilikten bahsettik, Trabzon’un çıkışında (Yomra), dalga kıranın yanında, inşaat halinde oldukça yüksek katkı binalar yapılıyor. Onun yanında dere yatağı var. Bu sizin döneminizde mi yapıldı? Bunun nasıl önüne geçeceğiz? Bunların yıkılma imkânı var mı?” diye sordu.
Sor üzerine Başkan Gümrükçüoğlu, Trabzon’da büyükşehir öncesi yaşanan imar katliamlarını ayrıntılarıyla anlatırken, ülke genelinde imar katliamlarına ancak toplumun tüm kesimlerinin topyekûn olarak ayağa kalkmasıyla “dur” denilebileceğini söyledi.
Gümrükçüoğlu, konuşmasında “Büyükşehir Belediye Kanunu yürürlüğe girdiği dönemin öncesinde belde, ilçe ve il belediyesi varken, beldelerin ve ilçelerin malum yasal olarak ruhsat vermeleri, imar düzenlemeleri yetkileri varken, yapılan iş ve işlemlerden kaynaklanan bir genel husus var. Mesela 2014 mahalli seçimlerinde büyükşehir olacak Trabzon’da adeta kıyamet kopacak gibi son bir yılında, 2013 yılı boyunca il hudutları içinde 38 bin konutluk ruhsat verildi. Akıl almaz bir rakam bu. Bu şundan kaynaklandı: Büyükşehir otomatikman bir imar birlikteliği, beraberliği ve kalan alanlarının katledilmesinin önüne geçeceği kuralları yasal olarak oturtacağından dolayı büyükşehir öncesinde böyle yapıldı. Trabzon’un nüfusu bir yılda bin 635 kişi artmış ama 150 bin nüfusluk konut yapılmış. Büyükşehir sonrasında, Büyükşehir Belediye Meclisinde plan notlarıyla birlikte, lejantla yani, 10 bin metrekare inşaat yapılabilecek yerde 40 bin metrekare inşaat yapma gayretlerini aldığımız bir kararla engelledik. Ve ilçelerin-beldelerin olsun yaptığı bu tarz hataların ruhsatları verilmiş olanlar dâhil olmak üzere sahaya tatbik edilmesinde belli bir imar kriterini yerleştirmeye çalıştık. O değdiniz yer ise maalesef ilgili ilçe belediyesi tarafından, Büyükşehir seçimi öncesinde, 0,8 emsal ve konut dışı alan diye nitelendirilen alanın imarda bir anda konut alanına açılması ve 2,5 emsale yükseltilmesi sonrasında o noktaya gelmiştir” ifadelerini kullandı.
“Seçimden sonra da Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’ne kendi öngörümüzle baskı yaptık” diyen Gümrükçüoğlu “ ‘Mutlaka bunları bizden isteyin’ diyerek ÇED değerlendirmesini (Çevresel Etki Değerlendirmesi) bize sormalarını talep ettik. Bizden ÇED değerlendirmesi talep edildiğinde de ‘uygun değildir’ görüşü verdik. Ama buna rağmen arkadan dolanarak, orada tekrar ifraz yapılıp 600 konuta, 200, 200, 200 diye üç ayrı ruhsat verilerek maalesef dediğiniz alanda bu olay icra edilmiştir. Türkiye’mizde bu tarz şeyler çok oluyor. Şöyle veya böyle oluyor. Bugün bir dünya şehri olarak ülkemizi temsil etmekte olan birçok şehir var. Bende bu iddiadayım. Ama İstanbul’u nazar-i itibare alalım. Oradaki kat yüksekliklerinin nasıl ve ne şekilde verildiğini de bir araştıralım. İstanbul yıllardır büyükşehir belediyesidir. Bir dünya şehridir. Ama balkıyorsunuz ki 50 katlı 60 katlı bir yer, emsali nedir? Bakıyorsunuz ki E6’dan kot yüksekliği alınmıştır. Bunlara sivil toplum örgütleri, meslek odaları, meslek kuruluşları, kamu kuruluşları, toplum, üniversiteler topyekûn ayağa kalkarak “dur” diyebilir. Biz bunu yaşadık, yaşıyoruz, görüyoruz. O dediğiniz yerde biz hukuken her türlü uğraşı verdik” açıklamasında bulundu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.