Bu haber kez okundu.

29 Ekim Ruhu Rumeli’de esti
İstanbul Rumeli Üniversitesi 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla üniversite öğrencilerine “Cumhuriyete Giden Süreç ve Arkasındaki Gerçekler” adlı konferans düzenledi.
Silivri Belediyesi Yaşar Kemal Sergi Salonunda gerçekleşen konferansın açılış konuşmasını İstanbul Rumeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Aynural yaptı. Konferansa Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı Genel Sekreteri Prof. Dr. Tamer Dodurga, Tekirdağ CHP İl Başkan Yardımcısı Şener Saygın, Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Hilal Balcı, Rektör Yardımcısı ve İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Mucip Gökçen, MYO Müdürü Doç. Dr. Oğuz Özyaral ve birçok öğrenci katılım sağlarken moderatörlüğü de İstanbul Rumeli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Süleyman Özmen yaptı.
Açılış konuşmasında Üniversite’nin ilk konferansının 29 Ekim vesilesi ile olmasından dolayı çok gururlu olduklarını söyleyen Prof. Dr. Salih Aynural, “Bugün ülkemiz için çok önemli bir tarihtir. Bizler de geleceğimizi oluşturacak olan yeni neslimize yani gençlerimize bunu en iyi şekilde aşılamak için buradayız. Ülkemizin birliği ve varlığı için dün atalarımız ne yaptıysa, bıraktıkları emanete sahip çıktığımızı en son 15 Temmuz Gecesi gösterdik. Bu ruhu yaşatmak için her zaman bir arada olacağız. Hepimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun” dedi.
“Bizi cumhuriyete getiren yolları çok iyi bilmemiz gerekir”
Özellikle gençlerimize 29 Ekim ruhunu aşılamamız çok önemli diyen Yrd. Doç. Süleyman Özmen, “Cumhuriyeti çok iyi anlamak için özellikle bizleri cumhuriyete getiren yolları da çok iyi bilmemiz lazım” diye konuştu. Süleyman Özmen aynı zamanda, “Tarih açık bir şekilde göstermiştir ki, Türk milletinin bekasının ve milletler camiası içinde hak ettiği yeri almasının yegâne biçimi Cumhuriyettir. Batan bir imparatorluğun külleri arasında kanla, irfanla kurduğumuz Cumhuriyet sayesindedir ki bugün bağımsız ve güçlü bir millet olarak dimdik ayakta bekamızı devam ettirebilmekteyiz” şeklinde konuştu. Özmen konuşmalarına ise şu cümlelerle devam etti:
“Hristiyan Batı’nın ve Rusya’nın Türklere karşı dinsel, siyasal ve tarihsel kökenli birikimleri, niyetleri ve ileriye dönük amaçları vardı. Hasta adam dedikleri imparatorluğun son topraklarını aralarında paylaşmak, Türkleri devlet olarak tarih sahnesinden silmek ve Anadolu Türk Birliği’ni yıkmak istiyorlardı. Ancak Türkler geleneklerinde olduğu üzere devletsiz kalmamak ve güçsüz de olsalar da egemenliklerini sürdürmek maksadıyla bir ölüm kalım savaşına girişmişlerdir. İşte bu savaşa Kurtuluş Savaşı denmiştir. Bu kutsal savaşın bayraktarlığını ve liderliğini bütün dünyanın bir deha olarak kabul ettiği Mustafa Kemal üstlenmiştir. Onun asla pes etmeyen ve yılmak bilmeyen güçlü kişiliği sayesinde; travma yaşamış, özgüvenini yitirmiş, itilmiş, yok sayılmış bir toplum yeniden özüne dönmüş. Kendini yok etmek isteyen düşmana unutulmaz bir ders vermiştir.
Bugünkü Türkiye’nin siyasal-sosyal kurumlarındaki sağlamlılık ve zaafların bilinmesi son devir Osmanlı modernleşme tarihini iyi anlamakla mümkündür. 19 y.y. bütün Osmanlı camiasının en hareketli, en sancılı, en yorucu ve en uzun asrı olmuştur. Geleceği hazırlayan en önemli olaylar ve kurumlar bu asrın tarihini oluşturmuştur. Genç Cumhuriyet, kazanımlar ve devrimler, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere O’nun silah ve yol arkadaşlarının tamamının birikimi bu asrın birikimidir. Cumhuriyetin tabipleri, fen adamları, hukukçu, tarihçi ve bilim insanları son devrin Osmanlı aydın kadrolarından çıkmıştır.
Sonuç olarak bu akımlardan etkilenerek ve yaşananlardan ders alınarak yetişmiş olan kuşaklar yeni Cumhuriyeti Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılmış tecrübelerin etkisiyle kurmuşlardır.
’Dünün bilgi birikimine belgelere, tecrübelerine ihtiyacımız var’
Bugün bu topraklarda özgür, mutlu ve barış içinde bir arada yaşamak istiyorsak, dünün gerçeğine bugünün sorumluluk bilincine ve geleceğin umuduna muhtacız. Tarih kendinden ders almayanlar için acımasızdır. Çünkü bir millete neler yapabildiğini ve neler yapabileceğini göstermesi açısından önem taşır.
Bu aziz vatan sadece İslam dünyasının, Türk dünyasının değil bütün mazlumların sığındığı son limandır. Bu nedenle el ele vererek vatanımızı, bayrağımızı, milletimizi güçlendirmeye ve yüceltmeye çalışmalıyız. Bu millet için en ideal yönetim şekli olan Cumhuriyetimiz ve Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.