Bu haber kez okundu.

15 temmuz şehitleri Çorum’da anıldı
İlahiyatçı-Yazar Ömer Döngeloğlu, Fethullahçı Terör Örgütü’nün 15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında ünlü reklamcı Erol Olçok’un bilerek ve hedef seçilerek darbeci subaylar tarafından vurulduğunu söyledi.
Çorum Belediyesi tarafından 15 Temmuz şehitlerini anma ve dua programı düzenlendi. Devlet Tiyatro Salonunda gerçekleştirilen programa Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, Belediye Başkan Yardımcısı Zeki Gül, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Yaşar Anaç, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Ünlü reklamcı Erol Olçok’un o gün ilk darbe sözlerini duyar duymaz hemen hazırlanıp dışarı çıktığını hatırlatan Döngeloğlu, "Oğlu Abdullah Tayyip de babası çıkıyorum deyince ’ben de geleceğim’ diyor. Babası çok ısrar ediyor. ’Sen gelme, evde kal’ diyor. Erol abi karanlıkta karambole vurulmadı. Bilerek hedef seçilerek vurulmuş birisidir. Erol beyle ilgili daha sonra darbecilerden alınan bilgilerden anlaşılıyor ki Tayyip beyin yakınında olduğunu bildikleri için üst düzey subaylar Erol beyi bilerek vuruyorlar. Babasının vurulduğunu görünce Abdullap Tayyip de koşuyor ateş altında kalıyor o da can veriyor. Burada baba oğulun Allah’ın çağırdığı yere nasıl gittiğini görüyoruz. O gece şehitlerin yaşatılsın diye bir toprak ve vatan için can verişlerine şahit oluyoruz" dedi.
"Ülkemizin başına örülmek istenen çorap artık öyle gizli kapaklı perde arkasında değil"
Musul’da yaşananlara bakılmasını isteyen Döngeloğlu, "Musul’da yaşananlara bakın 35 tane devlet gelmiş. Adamın ülkesinde 33-35 ülkenin askeri var. Amerikan kuklası, uşak, köle ruhlu İbadi denilen hain ‘Türk askerini Irak toplarında istemiyoruz’ diyor. Müslümanlar şu hale bir bakar mısınız? Müslüman, Müslüman kardeşini istemiyor. Amerikan’ın varlığı onu rahatsız etmiyor. Rus’un varlığı onu rahatsız etmiyor. Bunlar rahatsız etmiyor. ’Eğer bir Müslüman bir Müslüman kardeşinden rahatsız olup Müslüman olmayan bir kafirin yanında huzur duyuyorsa imanından şüphe etsin diyor Peygamberimiz.’ Bütün bunlara rağmen hem Suriye’de hem Irak’ta ülkemizin başına örülmek istenen çorap artık öyle gizli kapaklı perde arkasında değil düşmanlar çok açık oynuyorlar. Bakın darbeye bizzat katılan karıştığı çok açık olan askeri personel bile Avrupa tarafından korunuyor. Saklanıyor. İade edilmiyor. Size soruyorum hadi gazetecileri basın hürriyeti için vermiyorsunuz, hadi hakim ve savcıları insan hakları adına vermiyorsunuz askeri personeli niye koruyorsunuz. Darbeden kaçan adamı, darbede görülmüş yanındaki aynı birliğindeki subay, astsubay görmüş bunun sizin ülkenizde saklanması bunun göstere göstere korumanız ne anlama geliyor" ifadelerini kullandı.
Müslüman’ın Müslümanlardan başka dostunun olmadığını vurgulayan Döngeloğlu, "Avrupa, Amerika, Batı maskesiz oynuyor. Artık sıcak çatışmanın sınırına geldik. Belki de çok iyi günler yaşıyoruz. Arayacağımız günler gelecek şu günleri belki. Kafir maskesiz oynuyorsa bilin ki artık utanacak saklayacak bir şey kalmamıştır. Onun için şehitler bize çok lazım. Arkanıza baktığınızda utanacağız şehitlerimiz var. Ömer Halisdemir’lerin, Erol Olçok’ların canı neye kurban gitti. Bu kadar ucuz mu bu vatan. Bu memleket bu kadar bedava mı? Bu ehli küfür 100 yıl önce masada korkutarak masada aldığı Osmanlı toprakları Misak-ı Milli Mustafa Kemal Atatürk’ün de mecliste yemin etti, namusumuzdan daha önemlidir dediği Misak-ı Milli’nin vilayetlerini Lozan masasında biz kime kaç kuruşa sattık. Önce herkes kendi yakın tarihinde bıraktığımız Misak-ı Milli’de terk ettiğimiz toprakları ne karşılığında terk ettik. Şehitler Allah yoluna can verenler kendinden sonra kalanları yaşatmak için can verirler. Çorum haritada bizim olsun diye değil. Çorum gene bizim olsun. Onların yaşadığı iman mücadelesi de bizim olsun diye. O şuur bize aktarmak için yapılacak en son şey. Bugün hem Ömer Halisdemir hem Erol Olçok ağabeyimiz ve 241 15 temmuz şehidimiz hem de vatan ve din için can veren şehitlerimizin davalarıyla, şuurlarıyla ne için can verdikleriyle bize emanet ettikleri değerleriyle yaşatmalıyız. Devletimiz şuanda bu noktada gelenek ve göreneklerimizin, ahlakımızın, milli değerlerimizin gereklerini gerçekten yerine getirmeye çalışıyorlar. Şimdi bizim şehitlerimiz var. Tıpkı Kerbela’da Hz. Hüseyin’i şehit eden azgın topluluk bizimde içimizden çıktı. Bu milletin topuyla, tankıyla. Biliyor musunuz 15 Temmuz’da ne acı hikayelerimiz var. O gece İstanbul Otogarı’nın önünden geçen TEM otoyolunda 150-200 aralığında 6 kişiyi ezdi tank. Bilerek göz göre göre. Bunlardan bir tanesi Türkmen Tekin adında bir hanım kardeşimiz. Bu kardeşimizi tank ezdiğinde sabah vücudunun yarı parçasını asfaltın üzerinde buldular, göbeğinden alt tarafından yolun alt tarafında buldular. Tank iki parça etmişti. Bu adamlar içimizdeki acı yüreğimizdeki öfke asla dinmiyor" ifadelerini kaydetti.
"Amerika’nın 1 doları için insan dinini, imanını satmaz alçaklar"
15 Temmuz darbe girişimini tiyatro olarak gibi lanse edenlere de sert tepki gösteren Döngeloğlu şunları söyledi:
"Şimdi hala utanmadan kalkıp bu bir tiyatroydu diyorlar. Yazıklar olsun sizin oynadığınız tiyatroya. Amerika’nın 1 doları için insan dinini, imanını bu kadar satmaz alçaklar. Buna değmezdi. Ankara’da başı kopa kadının kafasını iki gün sonra çatıda buldular. Bu muydu bu milletin füzesiyle, bombasıyla bu milletin silahsız insanlarını vurdular. Bizim yüreğimize Kerbela ateşi döktüler. İki dünyada rezillik sizin üstünüze artık. Bu şehitler bize bir vatan emanet ettiler. Bize düşen şey bu vatanda birlik olmak. O gece ülkücü kardeşlerimi gördük. Solcu kardeşlerimi, Alevi kardeşlerimi gördüm. Anadolu insanını, Trakya insanını gördüm. Kosova’dan telefonlar geldi bize. Makedonya nere. Bir arkadaşım aradı o gece. Kabe, Kadir Geceleri ve kandiller dışında hiç bu kadar kalabalık olmadı. 15 Temmuz gecesi bütün Araplar Kabe’ye dolmuşlar ve ’teheccüd namazı kılarak Türkiye’ye dua ettiler’ dedi. Biz birlik haline geldik o gece. Şimdi bu birliği, kardeşliğimizi korumalıyız. Hatalı olan yanlış tarafta duranların pişman olanların Allah’tan af dilemesi bağışlanmaları için vesile olabilir. Bu zalim Amerika’dan, Avrupa’dan bu ülkeyi bölmek için gavurların koluna girmiş ihanet şebekesinin altındaki birçok kardeşim bu olayın bu noktaya geleceğini bilmiyordu. Ama bu kadar hainlik yapmış bir topluluğa sevgi beslerseniz o katillerle aynı safta haşrolorsunuz. Mahşer günü hala adamın rüyasına sihirbazlığına inanıp şöyle olacak böyle olacak diyenler var. Bizi neyle korkutuyorsun. Hala tehdit savuruyorlar. Hala seni öldüreceğiz şöyle edeceğiz böyle edeceğiz. Çanakkale’de bizi bu savaşın sonu da Amerika ve Avrupa’yı arkanıza alarak yenebilirsiniz bu noktada benim sonuçla rakamla maçın skoruyla ilgili tarafım yok. Biz yensek de yenilsek de bu milletin toprağın dinin içerisinde olacağız. Amerika ve Avrupa’nın yanında dünyanın galibi olmaktansa Çorum’un gariban Müslümanları içerisinde can vermiş bir şehit olmak bize iki dünyada şeref olarak yeter. Bizi neyle korkutuyorsunuz. Hiç mi utanmıyorsunuz. Suriye’de hala bu milletin polisini askerini şehit ettiren Fırat Kalkanına karşı terörist PYD’nin ordusuna silah veren Amerika’nın köpeklerinin kucağında oturmaktan utanmıyor musunuz? Gavurların yanında izzet arayanlar şu şöyle olacak iki yıl sonra böyle olacak diyor. Biz yenildik. O günü gördük. 1. Dünya Harbinde içimizdeki ve dışımızdaki masonların dinsizlerin kitapsızların oyunuyla yenildik. Yenildik 1.5 milyon şehit verdik ama bu Türkiye’yi o günkü gavurlara da vermedik. Bugünkü gavurlara da vermeyeceğiz."
Gecede Dursun Ali Erzincanlı’da FETÖ’nün darbe girişimi sırasında şehit olan Astsubay Ömer Halisdemir için yazdığı "30 Kuş" şiirini okudu. 30 Kuş şiiri okunurken bazı vatandaşlar gözyaşlarına hakim olamadı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.