YKS sonuçlarına bakar mısınız?

Matematik testinde 102 bin aday, fen bilimleri testinde ise 74 bin aday tek bir soruya doğru yanıt verememiş.

Temel Yeterlilik Testi’nde (TYT), Türkçe 40 soruda 16,179 olan ortalama, sosyal bilimlerde 20 soruda 6,003, temel matematikte 40 soruda 5,642, fen bilimlerinde ise 20 soruda 2,828 olarak gerçekleşmiş.

Alan Yeterlilik Testi’nde (AYT) ise ortalamalar ise daha da vahim; Türk dili ve edebiyatı 24 soruda 4,743 ortalama, tarih-1 10 soruda 1,617 ortalama, coğrafya-1 6 soruda 2,271 ortalama, tarih-2 11 soruda 1,465 ortalama, coğrafya-2 11 soruda 2,856 ortalama, felsefe grubu testinde 12 soruda 2,017 ortalama, din kültürü ve ahlak bilgisi veya ek felsefe grubu testinde 6 soruda ortalama 2,098, matematik 40 soruda ortalama 3,923, fizik 14 soruda 0,467 ortalama, kimya 13 soruda 1,109 ortalama, biyoloji 13 soruda 1,669 ortalama…

ÖSYM tarafından yayımlanan 2018-YKS Sonuçları Ön Değerlendirme Raporu’na göre başta sayısal dersler olmak üzere tüm derslere ait doğru yanıt ortalamaları üzüntü vermekten öte ürkütücü.

Öğrenciler, öğretmenler, veliler, eğitimciler, yetkililer hiiç kimse lafı eğip bükmesin; Aman efendim şundan bundan ondan kaynaklanan sebeplerden ötürüdür, vehme kapılmayalım’’ gibisinden cümleler kurup olayı hafife almaya kalkmasın.

Hepimiz bu tablonun sorumlusuyuz. Kimimiz ucundan kimimiz kıyısından, kimimiz sağından kimimiz solundan kimimizde tam ortasından.

Şimdi yukarıda ki veriler uzun uzun konuşulacak. İlgili ilgisiz herkes bir yorum yapacak, yazılacak çizilecek, bir bilene danışılacak sonra…

Sonra unutulup gidecek ve gelecek yıl bu günlerde buna benzer makaleler yazılacak. Çok daha ağır verilerle.

Hatırlıyorum geçen yılda pek farklı bir tablo yoktu, önceki yılda da. Şöyle bir baktım veriler negatif anlamda değişerek gidiyor. Gidiyor da nereye gidiyor? Bu sorunun yanıtı bulunamıyor. Belki bulunuyor da telaffuz edilemiyor.

Veriler okunmaya muhtaçtırlar ama doğru okunmaya. Doktor da önce tahlil ister hastasından. Verileri okur tanıyı koyar tedaviye başlar. Yanlış okursa hastasını kaybetme riski vardır. Hastanın da ölme riski tabi ki.

Peki, geleceğin böyle bir riski var mı? Elbette var. ÖSYM’nin verileri doğru okunmaz ise hastanın komaya bile girme riski var.

Bu geminin lafla yürümeyeceği kesin.

Yap bozlarla, o olmadı bunu verelimlerle, bir de bunu deneyelimlerle, her yıl bir başka sistemi getirip mucize ummakla yürümeyeceği daha da kesin. Hele  yürüyormuş gibi yapmakla batması kesin.

Efendiler, ağalar, beyler, hanımlar geleceğimizden vuruluyoruz. Evlatlarımızın geleceklerini şansa bırakmanın vebalini hiç birimiz ödeyemeyiz. Dünya artık azıcık aşım kaygusuz başım dünyası değil. Bilgilinin bilgisize hükmettiği kocaman bir arena. Ve bu arenada aslandan kaplandan geçtim her bayraktan sırtlanlar var, çakallar var, engereğinden pitonuna yılanlar var. Yırtıcılar var yırtıcılar.

Zayıflar çıksınlar da parçalayalım, ellerinden topraklarını, örflerini, adetlerini, hayatlarını alalım diye bekliyorlar. Sanıyor musunuz ki bu verileri onlar da okumuyorlar. Bizden çok daha dikkatli okuduklarından eminim. Okuduklarından ve kıs kıs güldüklerinden.

Ne yaptılarsa olmadı; Şimdi tüfeklerinin dürbününde geleceğimiz var.

Geçmişteki kuyruk acılarını geleceğimizi vurarak azaltabileceklerini düşünüyorlar.

Alalım geleceğimizi bu yırtıcıların hedefinden. Hiç zor değil biraz dirayet, biraz uzlaşı, biraz eş güdüm ve bolca da vatan sevgisi yeterde artar bile.

Gelecekten vurulmak çok acıdır. Geçmişi verenlerin kemiklerini sızlatır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246