Hayatımızın herhangi bir döneminde, bir arkadaşımızla buluşurken, iş toplantısına, aile ziyaretine, spora veya erkek arkadaşımızla yemeğe geç kalmışızdır. Herkesin başına gelebilecek, bazen trafik bazen uyuyakalma ya da dikkatsizlik gibi sebeplerle ortaya çıkabilecek bu durum bazı bireyler için bir yaşam şekli haline gelmiştir. Bu bireyler için erken gelmek ne kadar önemliyse bazı bireyler için de geç gelmek alışkanlık haline gelmiştir.  Peki, neden bazılarımız sürekli geç kalır, yüzeyde bahaneler ya da gerçek sebepler olsa bile geç kalmanın altında yatan psikolojik etmenler olabilir mi? Erken gelmekten hoşlanmayan, 5-10 dakika geç gelmeyi kendine alışkınlık haline getirmiş kişiler için, geç kalmayı istemenin sebepleri sorulduğunda geç kalmanın pozitif yanları olabileceğini söylemişlerdir ve açıklamaları şunlardır: Geç kalmanın bazı projelerde başlardaki gereksiz bilgileri dinlemek yerine tam ana mevzunun olduğu noktada gelip, yeterli bilgiyi alıp kalkmayı sağladığını düşünebilirler, beklemek onlar için çok rahatsız edicidir, ya erken gelirsem ve başkalarını beklerim düşüncesiyle, geç ve sonradan gelmenin daha rahat olduğunu düşünebilirler, erken gelip beklemenin asosyallik belirtisi olduğunu, insanların onun için hayatta yapacak başka bir şeyi olmadığını düşünmelerini istememektedir.  Geç gelmenin ilgiyi kendi üstüne çekmek olduğunu düşünerek, geç gelip bir ortamda ilgi odağı olmayı isteyebilirler. Bazı insanlar için erken gelip beklemenin huzursuzluğu onları sürekli geç gelmeye iten motivasyon sebebi olabilir. Sosyal kaygıların bu durumda etkisi büyüktür. Fakat işlevselliği düşünüldüğünde, erken ya da geç gelmek yerine zamanında orada olmak yararlıdır diyebiliriz. Geç kalmak süreklilik arz ettiğinde, kişi istese de bir türlü zaman organizasyonunu yapamaz hale geldiğinde bu durum kişiye sıkıntı verebilmektedir. Sürekli geç kalma alışkanlığının dışında, nereye geç kalındığında önemlidir. Pasif agresif bir davranış olarak geç kalmak önemli bir öfke göstergedir. Örneğin; hoşlanmadığımız biriyle buluşacağımız zaman ya da istenilen şartların gösterilmediği iş toplantılarına geç kalmak gibi.  Bazı konuları konuşmanın zor olduğu seanslarda, psikoterapi seansına geç kalmakta bir direnç göstergesi olabilir. Davranışlar, düşünce ve duygularımızın dışavurumudur. Otomatik olarak günlük hayatta uyguladığımız tavır ve hareketlerin altında yatan duygusal sebepleri keşfettiğimiz, anlamlandırdığımız süreçler ve bu davranışları değiştirmek istediğimizde o duygulardan başlamak da iç huzurumuz için önemli bir yer teşkil etmektedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner193

banner246

banner254