Hani memleketin sınır kapılarına yazsak yeridir.

İşe dair,spora dair,siyasete dair,üretime dair,tüketime dair,eğitime dair,sağlığa dair,hukuka dair,yasalara dair,mesleklere dair,trafiğe dair,sanata dair,dine dair…

Daha sayardım da saymanın da cılkı çıksın istemedim.

Kısacası bize ve hayata dair neyimiz varsa onlara dair her şeyin cılkını çıkartmakta gelişmekte olan bizden başka  bir ülke olduğunu pek sanmıyorum.

Önemli,yarı önemli,önemsiz neyimiz varsa öylesine hoyrat öylesine hor kullanıyoruz ki,bir süre sonra kendimizde tanıyamıyor bunun değişmesi lazım diye feryat figan dolanıyoruz..

Cılkın kökenin de yatanın ne olduğunu sorsam pek çok yanıt alırım.

Ama bence bu konunun tek bir yanıtı var.Suiniyet.

Yani kötü niyet.

Gerçi adam sendecilikten,kolaycılığa,yersenden,yedirdim enayiye gibi daha onlarca sebebi olsa da suiniyet bence baş sebep.

Cılkı çıkartılan ne varsa mutlak surette kimyası ve fiziği değiştirilmek  isteniyor demektir.

Kısaca hadise bireysel çıkarlara göre yeniden formatlanıyor da diyebilirsiniz; eğriliyor bükülüyor da…

Hemen her şeyi sulandırmak ve şirazesinden çıkartmak  gibi bir huyumuz olduğundan,aslında bu cılkını çıkartma meselesine de şaşmamak gerekiyor.

‘’Burası Türkiye Abicim’’ironisine sırtını yaslayıp, yaptığı her işte çırak çıkmayı alışkanlık haline getirmiş bir toplumun üyesi olarak,şöyle bir düşündüm;

Acaba en çok nelerin cılkını çıkartıyoruz diye…

Vaktimin çokluğundan değil,merakımdan kafa yorduğum cılk meselesini sizin ile de paylaşayım dedim;

Dedim ama paylaşılacak gibi değil. Sürüsüne bereket (bereket lafın gelişi tabii)

Şöyle bir düşünün hayata dair sizi yoran hatta çileden çıkartan ne varsa cılk saksısında yetiştiğini göreceksiniz.

Yoksa tartışmaya kapalı ve olmaları gerektiği olmadıkça hayatı kilitleyeninden,en masumuna kadar bu kadar çok pespayelik neden yaşansın ki ?

Neden şikayet ediyorsak cılkı çıkmış demektir.

Cılk çıkartmak,nitelik kazandıkça,konular,olaylar,sorunlar sündürüle sündürüle içinden çıkılmaz hal alıyor.Ne kadar önemli hadise varsa mutlak surette ve itina ile cılkı çıkarılana kadar sallanıp,unutulmaya terk ediliyor.        

Unutulmasına unutuluyor da.

Ta ki bir gün kendisini tren kazasından, sosyal dengenin bozulmasına kadar bir dünya sıkıntıyla   hatırlatana kadar.

Gelin bir cılk top on yapalım.

En çok nelerin cılkını çıkartmakta mahiriz bir görelim.

Siyaset, Eğitim,Hukuk,Spor,Bankacılık,Su, doğal gaz ,elektrik,Trafik,Basın(medya),

Ticaret, sağlık.

Bu benim listem; sizinki farklı olabilir.

Ama niceliklerinin aynı olacaklarından son derece eminim.

Yukarıda saydıklarıma ‘amma abartmışsın birader’ diyen olursa ben de derim ki, hangisinde sorun yok ?

Hepsi sorunlu. Hatta kronikleşenleri de var.Çünkü işin içinde cılk var.

Peki bunlar olmaları gerektiği  gibi olsalardı yani oralarından buralarından çekiştirilip şekilleri şemalleri değiştirmeyip, suiniyetlere alet edilmeselerdi bu denli sorunlu olurlar mıydı?

Son cılkımızda seçmen  listeleri dolaylarından.

Valla hiç kimse kızmasın atarlanmasın.

Bu cılk meselesi bizim en ciddi sorunlarımızdan biri. Kanıksamamızda bir diğeri.

Artık,bulanık suda balık avlamaya bayıldığımızdan mı,her ne yapıyorsak onu adamakıllı yapmaya beceremediğimizden mi bilemem.

Yumurtanın cılkına dahi tahammülü olmayan bir milletin,her işin cılkını çıkartmada ki,mahareti ne kadar şaşırtıcı.

Cılk sözcüğü bozulmuş çürümüş,kokuşmuş demek..

Hani sürekli genzim yanıyor neden acaba diye düşünüyor da,bunu mevsim gribine bağlıyorsanız yanılıyor olabilirsiniz.

Çıkan cılkların kokularını da atlamamak gerekiyor;

Malum çürük kokusu genzi yakar…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246