banner262

Derbilerdir futbolun ayini. Fenerbahçe ile Galatasaray, yeşil sahada olacaklar ayinin ritüellerini yapmak için bu akşam.

Fenerbahçe;  rakibinin dört puan gerisinde çıkacak derbiye.  Yirmi bir yıldır evinde yenilmediği Galatasaray karşısında, “yenilmez armada”  unvanına bir çentik daha atmak için sahada olacak “Çubuklu Forma”. Hem bu yenilmezlik serisini sürdürmek, hem de üç puanı cebine koyup; “şampiyonluk yarışı bensiz olmaz” demek, Sarı Kanarya’nın niyeti…

“Parçalı” ise; puan farkını yediye çıkarmak ve  “Yirmi bir yıllık hasret bu sefer biter. O sene, bu sene. ” demek için gidiyor Saraçoğlu’na. Son beş maçta topladığı 15 puanla vitesi arttıran Aslan, bu maçı da alıp ezeli rakibini devreden çıkarmanın peşinde…

Futbol ayini aktörlerinin, bu haftaya kadar olan, karnelerine tek tek bakalım.

GALATASARAY

Muslera: Her sezon Galatasaray’a tek başına, en az 10 puan kazandırıyor. Bu sezon Galatasaray’ın en az gol yiyen takım olmasının tek sebebi. Kale sahası hakimiyeti çok iyi. Oyunu iyi okuyor, hızlı hücumlarda topu oyuna doğru sokuyor. Tek eksiği , bütün iyi kaleciler gibi kötü gol yemesi. Notu: 9

Mariano: Çok kötü bir ilk devre geçirdi.  Devre arasında gönderilmesi gündemdeydi ancak Linnes’in tekrar kadroya alınmasıyla, “fabrika ayarlarına” geri döndü. Kanat ortaları, ikinci devre Galatasaray’a can veriyor. Ancak savunurken,  mutlaka kademesine bir arkadaşının girmesi şart.  Notu: 7.4

Saracchi: Galatasaray’ın devre arası transferi. Takıma, hem skor hem de asist anlamında çabuk uyum sağladı. Kasımpaşa maçının hemen başında sakatlanarak oyundan çıktı. Florya’dan gelen haberler, sakatlığının tamamen iyileştiği yönünde. Eğer oynarsa ilk derbisi olacak. Onyekuru ile bindirmeleri, Fenerbahçe sağ bekini zorlayacağa benzer. Notu: 7

Ryan Donk: Tam bir görev adamı. Deyim yerindeyse; “çat orda, çat burda çat kapı arkasında.” Stoper de oynuyor, libero da. Maç sıkışınca forvet bile oynuyor. Yedek kalınca dert etmiyor. Luyindama’nın sakatlığında, Fatih Terim’in can simidi oldu adeta. Topu oyuna sokmada, zaman zaman, sorun yaşıyor. Notu: 6

Marcao: Tam bir saatli bomba. Hamleli futbolcu, rakibini kaçırdığı anda kart görme riski yüksek. Fizik gücü, teknik kapasitesinin üzerinde.  Notu: 6.5

Seri:  Sarı-Kırmızı’lıların sessiz gücü. Tam bir görev adamı. Lemina’nın yokluğunda topu oyuna sokacak oyuncu olacak. Notu: 7.7

Ömer Bayram: Her maç üzerine koyarak oynuyor. Donk gibi, tam bir joker. Sol  bek, sol açık oynuyor. Süper Lig’in en çok asist yapan futbolcuları arasında. Performansı ile Milli Takım’a göz kırpıyor. Lemina’nın yokluğunda, ilk on birde sahaya çıkma ihtimali çok yüksek.  Notu: 7.9

Emre Akbaba: Fatih Terim’in prensi. Geçen sezon, Rize maçında ayağı kırıldıktan sonra sahalara dönüşü “muhteşem” oldu. Taraftar ile yıldızı bir türlü barışmayan Belhanda’dan formayı kaptı. Dikine oynaması takımı daha çok pozisyona sokuyor. “10 numara” pozisyonunu başarı ile oynuyor. Gol vuruşları etkili. Milli Takım’ın da değişmez oyuncusu olmaya aday. Notu: 8.7

Feghouli:  Cezayir’li sağ kanat oyuncusu, tam bir “arap atı” gibi sonradan açıldı. Ligin ilk yarısında vasat bir görüntü çizdi, ikinci yarı ile birlikte kimliğini buldu. Mariona ile beraber etkili bindirmeler yapıyorlar. Ceza sahasına kestiği “muz ortalar”  ile takımı pozisyona sokuyor. Notu: 7

Onyekuru: Galatasaray’ın geçen seneki şampiyonluğunda en büyük pay sahibi oyuncu idi. Kiralıktı gitti, devre arası yine kiralık geldi. Geçirdiği hastalık sonrası formda değil. Ancak, futbol kalitesi tartışılmaz. Notu: 6

Adem Büyük: Takıma üçüncü forvet olarak geldi. Radamel Falcao ve Andone’nin sakatlıkları sonrasında, sırtına geçirdiği formayı bırakmayacak gibi gözüküyor. Son vuruşları ve bitiriciliği ile Galatasaray’ı sırtlamış durumda. 32 yaşındaki golcü bu performansını devam ettirdiği taktirde Milli Takımın da forveti olamaya en büyük aday. Notu : 9

Fatih Terim: “Sinyor Terim” kaos ortamını çok seviyor. Kaostan yararlanıp takımı ateşliyor. Sezon başı o da çok formsuzdu. İkinci yarı ile beraber kendi bulma yolunda ilerliyor. Agresif yapısı ile ceza almaya her an aday. Yedek oyuncu zenginliğinin olmaması en büyük handikapı. Ancak, “şapkadan tavşan çıkarmayı” çok seviyor. Geçen sezon Başakşehir’in 10 puan arkasından gelip şampiyon olması, bunun göstergesi. Notu: 7.4

FENERBAHÇE

Altay:  Genç yaşta, Fenerbahçe’nin kalesini korumak mangal gibi yürek ister. Bu yürek, genç file bekçisinde var. Yan toplarda biraz daha dikkatli olması gerekir. Defansın arkasına kaçan forvetler karşında çok etkili değil. Bu eksikliklerine rağmen, Fenerbahçe ve Türk Futbolu’nun iyi bir kaleci kazandığını düşünüyorum. Notu: 7.3

Isla: Performansı hep soru işareti oldu. Bazen çok iyi, bazen çok kötü performans gösteriyor. Eğer gününde olursa, Galatasaray’ın sol taraftan gelecek ataklarını önleyebilir.  Notu: 6.8

Serdar Aziz: Geçen sezonun devre arasında, Galatasaray’dan geldi Fenerbahçe’ye. Fizik gücü sağlam. Rakip forvetlerin korkulu rüyası. Bursaspor’un da formasına giyen tecrübeli stoperin tek eksiği “fazla sert” oynaması.  Notu: 8

Jailson: Derbi havasını bilen Jailson’un, Falette’ye göre forma şansının daha yüksek olduğunu düşünüyorum. Potansiyeli yüksek ama yerinde oynamadığı için hatalar yapıyor. Notu: 6.7

Hasan Ali Kaldırım:  Uzun süren sakatlıktan yeni çıktı. Formsuzluğu en büyük eksiği. Ama yine gerçek “sol bek”.  Notu: 7

Ozan Tufan:  Geçen seneki Alanya macerası iyi gelmiş Ozan’a.  Daha diri, çalışkan, formda ve sorumluluk alıyor. Bir orta saha oyuncusunun taşıması gereken tüm özellikler var. Deli fişek sert şutları ile Muslera’yı avlayabilir mi bilemem ama derbi’nin, oyun anlamında, hakkını vereceğini düşünüyorum. Notu: 8.3

Tolga Ciğerci: Bir maçı diğerini tutmuyor. Galatasaray’da oynarken İgor Tudor’un prensiydi şimdi de Ersun Yanal’ın gözdesi. Ozan Tufan ile orta sahanın yükünü ne kadar tutabileceği konusunda soru işaretleri var. Notu: 6,4

Dirar: Uzun süre kendi mevkisinde oynamadı. Sağ açıkta, Sarı Kanarya’yı önde oynatacak isim için doğru tercih olduğunu düşünüyorum. Isla ile uyumunu da hesaba katarsak bu mevki için biçilmiş kaftan.   Notu: 7,9

Deniz Türüç:  Rodrigues’in sakatlığında sol kanat ona emanet olacak. Geride kalan maçlarda kendisinden bekleneni bir türlü veremese de, derbinin kilit oyuncusu olacağını tahmin ediyorum.  Hasan Ali ile beraber, Galatasaray savunmasının sağ tarafını bir hayli zorlayacaklardır. Notu: 7.1

Max Kruse: Çok büyük umutlarla geldiği Fenerbahçe’ye uyum sağladı. İkinci yarının en formda ismi. Takıma gol katkısı yapmaya başlaması en büyük artısı. Rakip stoperleri zorluyor. Oyun zekâsı ve bitiriciliği ile Ersun Yanal’ın kozu olacak. Notu: 8

Vedat Muriqi: Sezon başında, “kıvrak bir vücut çalımı” ile Fenerbahçe’ye gelmişti. İkinci yarı ile düşüş içinde, sanırım “eti pişmiş” yiyor. Rakip defansın ve kalecilerin korkulu rüyası. Havaya iyi yükseliyor, şut deniyor, ikiye bir yapıyor. Marcao- Donk ikilisini bir hayli yoracağı kesin. Notu: 7.2

Ersun Yanal: Taraftar baskısı ile Fenerbahçe’ye geldi. Geçen sene ecel terleri döken takımı sırtladı. Elindeki sınırlı “malzeme” ile iyi işler çıkarttı. Ancak bu sene her şey çok farklı. Derbi’de alacağı olası mağlubiyet, her şeyi sorgulatır. Tecrübeli hoca bunu farkında. Kazanmaktan başka çaresi yok, takımını şampiyonluk potası içinde tutabilmesi için bu şart. Notu: 7

DERBİYE “UMUT” VEREN HAKEM

Sanırım dünyanın hiçbir ülkesinde, hakemler bizdeki kadar konuşulmaz. Hoş, dünyanın hiçbir ülkesinde bir pozisyonun saatlerce tartışıldığını da düşünmüyorum doğrusu. Fenerbahçe – Galatasaray derbisini yönetecek Halil Umut Meler, İzmir bölgesi hakemi. FİFA kokartını, dört yıldan beri taşıyor. İlk defa bir Fenerbahçe- Galatasaray maçını yönetecek. Genç  hakemin derbi yönetmesi konusunda, kamuoyu haricinde, hakem camiası da, ikiye bölünmüş durumda: “Zamanı gelmişti.” diyen de var, “Bu maç, başka maçlara benzemez,çok zorlanır.” şeklinde düşünen de…  Futbol bilgisine çok güvendiğim bir hakem arkadaşım, Halil Umut Meler’in bu maça atanmasının sürpriz olmadığını söyledi bana. Daha önceki Merkez Hakem Kurulu (MHK) tarafından, alt liglerde çok önemli maçlarda görevlendirildiğini ve bu maçların hepsinin üstesinden geldiğini belirtti. Umut Meler hakkındaki en ilginç yorum ise, halen özel bir kanalda futbol yorumculuğu yapan, eski hakem arkadaşımdan geldi; “İçinde hem Cüneyt Çakır, hem Fırat Aydınus var. Cüneyt gibi kural konusunda tavizsiz; Fırat gibi oyuncularla iyi diyalog içinde. Tam onun maçı.”

Eğer çok koşar, pozisyonlara yakın olur ve “kafasında tilkiler” dolaşmazsa, Halil Umut Meler’in bu sınavdan başarı ile çıkacağını düşünüyorum. Allah , Halil Umut Meler ve ekibine hakem şansı versin inşallah.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ALİ ŞİŞLİ 1 ay önce

Hocam değerli birikimlerinizi kattığınız yorum ve yazılarınızı beğeni ile takip edeceğiz.
Başarılarınızın artarak sürmesi dileği ile...

Avatar
Ali Ekber KILINÇ 1 ay önce

Eline emeğine sağlık Uğur hocam çok güzel bir makale olmuş, ezeli dostluk her zaman kazanacaktır, Güzel maç olur inşAllah

banner259

banner193

banner246

banner254