Çarşamba akşamı saat 21.39.19 da gördüm aşağıda ki haberi.

‘’ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye’nin Suriye’deki terör örgütlerine düzenlediği operasyon için “Bu sabah NATO üyesi Türkiye, Suriye'yi işgal etti. ABD bu saldırıya onay vermemektedir. Türkiye'ye de bu operasyonun kötü bir fikir olduğunu net bir şekilde iletmiştir. Bölgede ABD askeri bulunmamaktadır” dedi.

Altını çizdiğim  cümleye özellikle dikkat lütfen.Hani gençlerin kavgada söylenmez dedikleri cinsten bu cümleyi işgal konusunda doktora yapmış bir ülkenin başkanın sarf etmesi,cehaletten ziyade karanlık hesapların iz düşümüdür.

Habere davam;

Trump, “Türkiye sivillerin, Hıristiyanlar dahil dini azınlıkların korunacağı ve insani bir krizin yaşanmayacağı konusunda taahhüt verdi. Bu taahhüdü yerine getirmelerini bekliyoruz. Buna ek olarak, bütün tutsak Işid savaşçılarının(?) cezaevinde kalmaya devam etmelerinin ve Işid'in hiçbir şekilde yeniden toparlanmamasının sağlanmasından artık Türkiye sorumludur. Türkiye'nin bütün taahhütlerine uymasını bekliyor ve durumu yakından izlemeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı’’.

Ayraç içine aldığım soru işaretine de geleceğim;

Haberi gördüğüm saati saniyesine kadar yazdım çünkü ABD Başkanının seriye bağladığı tivitleri bir öyle bir böyle.

Biri, diğerini inkar eden bunca iletiyi arda ada yazabilmesi de bir takdiri şayan.

Dünkü yazım da mizahını bile yapmıştım.

Ben yazıyı bitirene dek iki tane daha tivit atarsa hiç şaşmam.

Bulanık su da balık avlanır. Yakışık almasa da buna itirazım yok.

Ama su kasten bulandırılıyorsa orada ciddi bir sorun var demektir.

Sen binlerce kilometre öteden gel, elin toprağında at koştur,terör örgütlerini bal kaymakla besle,donundan potinine,kamuflajından beresine bir güzel donat,gönder subaylarını emir konuta zinciri kurdur,savaş tekniklerini öğret,iki de bir siyasilerini filan adamların teröristlerle istişare ayağına bölgede fink atsınlar, yetmedi en hafifinden en ağırına bilmem kaç bin tır mühimmat hediye et,benim burnumun dibinde benim güvenliğimi tehlikeye at sonra da kalk,

‘’Bu sabah NATO üyesi Türkiye, Suriye'yi işgal etti. ABD bu saldırıya onay vermemektedir. Türkiye'ye de bu operasyonun kötü bir fikir olduğunu net bir şekilde iletmiştir. Bölgede ABD askeri bulunmamaktadır’’ de,

Ülkesinin güvenliğini sağlamak için meşru müdafa hakkını kullanarak kapısına dayanan iti köpeği sınırlarından uzaklaştırmak için tahammül sınırlarının en sonuna dayanan bir ülkeyi harekat yapıyor diye işgalci ilan etmek ayıptan da öte uluslar arası bir suçtur.

Yukarı da ki cümleye koyduğum soru işareti de anlayana suç duyurusudur.

Türkiye’yi işgalcilikle suçlamak,diğer dünya ülkelerine de ‘eyoo eyoo hadi siz de suçlayın’ demektir ki hadsizliğin katmerli halidir.

ABD bu işgal konusunda fena halde sabıkalı olduğu için işi kendinden biliyor zaar.

Amerikan hayranları şimdi büyük hayal kırıklığı yaşıyorlardır sanırım.

Gözlerinde büyüttükleri,dünyanın jandarması dedikleri,orada yaşamak için can attıkları bu kıta memleketinin böylesi pervasızca yönetiliyor olması dillendirmeseler de hepsini  derinden bir düşünceye sevk etmiştir.

Bir de gündemde,Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Cezayir, Cibuti, Fas, Filistin, Irak, Katar, Komorlar, Kuveyt, Libya, Lübnan, Mısır, Moritanya, Oman, Somali, Sudan, Suriye (Üyeliği askıda), Suudi Arabistan, Tunus, Ürdün ve Yemen’den oluşan Arap Birliğinin Türkiye’nin meşru müdafa hakkını kullanmasını kınım kınım kınayan Mısır’ın çağrısı ile önümüzde ki cumartesi günü acilen toplanacağı bilgisi var ki,toplantıdan çıkacak kararın İslamiyet ile Araplığı eş değer tutan Arap düşkünlerinin de asaplarını bozacak nitelikte olabileceği kuvvetle muhtemel.

Malum,bunların arasında K.K.T.C yi tanıyorum diyen bir tane bile Arap ülkesi yok.

Ama kıralları öldüğünde genel yas ilan ettiğimiz  Suudi Arabistan’ ın tarihte ilk kez Dışişleri Bakanını adanın Rum yönetimine göndermesi ve ayrıca adaya daimi bir büyükelçi ataması gerçeği de tüm çıplaklığı ile ortada. Hem öyle çok geçmiş tarihte filanda değil, önümüz de ki iki üç gün sonra henüz  bir aylık olacak Sudilerin bu duygusal(!)tavırları.

Neyse; konuyu dağıtmayayım.Yoksa toparlaması zor olacak.

Hani eskiden mahalle aralarında top oynardık ve illa ki topun sahibi şımarık bir çocuk olurdu.

ABD de dünya mahallesin şımarık çocuğu. Aslında top ta onun değil ama diğer ülkeler bunu bir türlü anlamasını sağlayamıyorlar.

Her türlü politikasını satma ve satın alma üzerine kurduğu için de her defasında oyun kurucu o oluyor.

Dolayısı ile herkes topun onun olduğuna kendini bir şekilde inandırıyor.

ABD nin kendi çıkarları dışında hiçbir uluslararası politikası olmadığı bir gün tüm dünya ulusları tarafından anlaşılacak elbet.

Haberin ikinci paragrafına bir kez daha bakar mısınız lütfen?

Baktıysanız, ABD nin Işidi de bize ihale ettiğini görmüşsünüzdür.

Artık orada ki cezaevlerinde ve kamplarda ne kadar  ticani varsa gardiyanlıklarını  bizim üzerimize yıktı Sam Amca.

Bununla da kalmadı ‘’ Işid'in hiçbir şekilde yeniden toparlanmamasının sağlanmasından artık Türkiye sorumludur.’’ diyerek, bu zebani sürüsünün imhasını da Mehmetciğin üzerine yükledi.

ABD için mesajlar devleti derler. Yani asıl söylemek istediklerini ya satır aralarına,ya kullandıkları sözcüklere,ya beden dillerine ya da görsel ayrıntılara saklarlarmış.

O zaman kullandığı Işid Savaşçısı deyimi örgütün ABD gözünde ki  legalitesini göstermiyor mu?

Göstermiyor diyen,açsın lügatı savaşçı sözcüğünün ne anlama geldiğini okusun.

Yoksa binlerce caniden oluşan bir terör örgütünün üyelerine terörist değil de savaşçı der miydi?

Eğer bir devletin ABD gibi bir stratejik ortağı varsa düşmanı hiç olmasına hiç gerek yok.

Ben politikanın ne iç ne de dış kısmını hiç sevmem.

Ama memleketimi ve kendi insanımı çok severim.

Üst üste yaşadığımız travmalar çok ağırıma gidiyor.

Kerameti kendinden menkul adamların çıkıp ülkemin aleyhine verdikleri demeçleri, kurudukları kumpasları gördükçe uykularım kaçıyor.

Hele bir sınırlarımıza  bir  taş atımı mesafe  de oynan oyunlar  yok mu?

İşte onları hiç kabullenemiyorum.

İstiklal Savaşı Gazisi Albay büyük babam’ın ruhu şad olsun;

‘’Felek Türk’ü belasız komaz’’ derdi.

Bakıyorum yaşadıklarımıza da,

Ne kadar haklıymış rahmetli.

Ben bu satıları yazarken ekranıma düştü;

 Mehmetçik yine vatan savunmasında ve bu kez yaban ellerde.

Hepsini alınlarından öpüyorum.

Nasıl diyor analar,babalar

Ayaklarına taş değmesin…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246