Türk Hava Kuvvetleri'nin 108'nci yaşını kutladığı bir dönemde Türkiye, Amerika ile süre gelen bir kaosun derin yaptırımlarına maruz kalmak üzere... Bizi teknoloji atakları ile sürekli Q klavyeye mahkum edenlere F klavye ile verdiğimiz karşılığı vermemiz gerekiyor belki de!

Tarihsel doktrinleri çok iyi değerlendiremeyen bir ülke olduğumuzu kabul etmeliyiz. Ve yine dış ilişkilerden pek anlamıyoruz. Sabırlıyız, lakin sabrın bittiği yerde kılıcımızı kınından çıkarmakta geç kalıyoruz. Tıpkı Balkan harbinde olduğu gibi...

Türkiye'nin ısrarla üzerinde durduğu ve somut örnekleri henüz ortaya çıkmadığı için halkın gözünde ütopya ya da şehir efsanesi olarak yankılanan 'yerli ekonomi' 'milli üretim' 'yerli teknoloji' kavramlarını gözden geçirmeliyiz. Beyin göçünün yükseldiği ülkemizde gençliğimizin önemli bir kısmını ki, yaklaşık olarak 7 nesili FETÖ'ye teslim ettiğimizi hatırlamalıyız. Türkiye'nin dış ilişkilerde sorunlu kalmasının ve sonuca ulaşamamasının en temel nedeni iç ilişkilerinde ki yetkinsizliğidir diyebilmeliyiz! Biz halen daha ülkenin doğusu ile batısını, kuzeyi ile güneyini birbirine her anlamda bağlayamadık. Osmanlı'dan Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti sürecine kadar toprak kaybeden Türkiye, son 10 yılda Ege adaları dahil çoğu alanda toprak ve itibar kaybetmeye devam ediyor. İncirlik üslerinden kalkan uçakların inşa ettiği yeni Amerika, Irak! Bugün bizim geleceğimizi tehdit eden en temel gerçek. Irak'ta hazırlanan hava savunma ve üslerinin gücü Amerika'yı Asya'da tek yetkili güç kılmaya yetiyor. Ve yine Türkiye'nin Amerika'ya kazandırdıklarına rağmen Amerika'nın bize verdiği tek gerçek Q klavye teknolojisi...

Kabul etmeliyiz ki, yerli ve milli siyasilerimiz yok! Siyasetçilerimizin bir gözü Amerika'da bir kulağı Avrupa'da... Hal böyle olunca kime ne Bursa'nın dağ ilçelerinden, Karadeniz'in hamsisinden, Akdeniz'in yörüklerinden... Velhasılı Güneydoğu'nun acısını, Doğu Anadolu'nun halayını bile daha doğru düzgün tanımayan bir gençlik yetiştirdik.

Elbette ki, suçlu aramıyorum. Hepimiz suçluyuz. Bugün görevde olan ya da olmayan! Bugüne kadar görevde olan ya da olmayan hepimiz, herkes. Görevde olanlar kör, sağır ve dilsiz oldukları için görevde olmayanlar görev almak için daha fazla mücadele ederek ön saflara çıkmadıkları için. Kısacası, hepimiz suçluyuz.

Milli Eğitim, Milli Savunma gibi kavramların içini boşalttık. Eğitim sistemimizin kaç ülkeden örneklerle dolu olduğunu anlatmaya gazetemizin sayfaları yetmez. Milli Savunma hususunu ise, liselerden kaldırdığımız müfredat ve sonrasında ki, profesyonel askerlik palavrasına terk ettik. Ve teknoloji üretmek adına yapılan yatırımların yanı sıra casuslara kaybettirdiğimiz değerlerimiz, katledilen ASELSAN mühendislerimiz ve milyarlarca lira rüşvet ile yanlış yatırımı mevzu bahis bile yapmıyorum!

Bizim yeniden F klavye ruhuna dönmemiz gerekiyor. Bursa belki de bunun için doğru bir pilot bölge olabilir. BEBKA ise, iyi bir fırsat. Eskişehir'de var olan askeri hava üslerimizi Balıkesir erken uyarı ve deniz birimlerimizle yeniden değerlendirmeliyiz. TEKNOSAB geleceğe dair doğru bir proje. BTSO ise, iyi bir yatırımcı. Belki de Bursa'dan herşeye yeniden başlayabiliriz. Ve elbette Yalova depremini hiç unutmadan! Daha dikkatli ve tebdirli olarak...

Türk'e Türkiye'ye dost yok. Artık anlamak zorundayız! Ne kıta sahanlığımızı ne hava sahamızı artık  birilerine peşkeş çekmemeliyiz. Türkiye'nin güçlü bir medyası olduğunu ve yine güçlü bireyleri olduğunu unutmamalıyız. Bunu belki bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başaramayabilir! Ama mutlaka ilk adımını atmak zorunda. Aksi halde, yarın kılıç kalkan oynamaya devam ederiz...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246