-Hayatım sen her zaman kalabalık bir ailemiz olsa ne iyi olurdu dersin ya; bak duaların kabul oldu kocaman bir aileyiz artık.

-Ne ailesi hanım klan olduk resmen baksana şu hale.

-Aaa deme öyle ne zararı var insancıkların, sığıştık oturuyoruz işte hep beraber.

-Oturmuyoruz dikine duruyoruz hatun oturacak yer mi var dairede? Santimetre kareye üç buçuk kişi düşüyor yahu. Dün sabah aynı anda beş kişi birden tıraş oluk banyoda. Benim berber Oğuzun bile bu kadar müşterisi yok.

-Evet, banyo konusunda haklısın geçen gün ben duş alırken kapının aralığından bir kadın da kese lazım mı abla diye seslendi

-Sakın ha lazım filan deme. Mazallah kim bilir neyin nesidir.

-Demedim hayatım demedim. Der miyim hiç. Korkma sen. Ama ben çıkınca kapıda dört kadın daha vardı. Onlardan biri dediyse bilmem.

-Yahu kaç gündür soracağım soracağım unutuyorum. Salondaki tekli koltuklardan birinde oturan sakallı herif var ya

-Hangisi ki seninle tıraş olanların dışında hepsi sakallı heriflerin?

-Hani o başında fes olan.

-Haa bildim Abdürezzak Efendi dediklerini söylüyorsun sanırım

-İşte ne karın ağrısıysa. Ölü mü diri mi o?

- Diridir herhalde ölü olsa belli olmaz mı?

-Ne bileyim on gündür aynı koltukta oturuyor hiç ayakta görmedim adamı. Hoş kalksa adım atacak yer mi var o da başka mesele.

-Hadi o oturuyor gene, ben üçlü kanepede birbirine yapışık yaşayan o beş kadından hiçbir şey anlamadım. Korkudan soramıyorum da çünkü her geçen gün kanepenin şeklini alıyorlar. Bakınca içim kaldırmıyor.

-Televizyonun yokluğuna alıştılar ama değil mi?

-Ya evet onu iyi düşündün işte. Televizyonu bozmasaydın iyice yazlık sinemaya bağlamıştık

-Ben televizyonu diziler yüzünden bozmadım ki

-Aaa ya neden bozdun?

-Haberler yüzünden bozdum; İzledikleri haber programları sanırım başka ülkelerin. Bizimle uzaktan yakından ilgisi yok. İzlerken insanın canı çekiyor ya…

-Aha neydi o gürültü?

-Mühim değil küçük odada ki yedi kişiden biri yine diğerlerinin üzerine basmıştır. Hep oluyor bu ben alıştım artık.

-Sen dua et mevsim kış. Yoksa üç balkonda beşerden on beş kişi daha sığardı bizim eve.

-Sahi senin çalışma odandakilerden ne haber? Geçen hafta içtima alıyordun?

-Odaya her girişte içtima alıyorum. Mazallah biri eksilir de gelir hesabını bizden sorarlar. Zimmetinizdeki sakinler ne oldu diye sorarlarsa ne cevap veririz?

-Ama haklarını teslim etmek lazım hiç birinin çocuğu yok. O yüzden çok gürültü çıkmıyor.

-Çocuk yok ama salondakilerle holdekilerin horultularından apartman sallanıyor.

-Apartmana bir şey olmaz. Gülçin hanımlarda da yirmi yedi kişi varmış.

-Evet, bu akşam gelirken gördüm dairelerinin kapısı Ulucami girişi gibi ayakkabı doluydu.

-Biz yine şanslılardanız sanırım. Son saydığımda senle ben hariç 36 kişiydik evde. Erhan Bey onun evindekileri 44 saymış iyi mi?

-Sahi sen koridorda sana omuz atanı buldun mu? Pek sinirlenmiştin ya adama.

-Yok, valla bulamadım. Hepsinin suratına tek tek baktım ama yok. Sanırım Üner ağabeylerin dairesindekilerden biriydi o terbiyesiz. Yanlışlıkla bizim daireye girmiş herhalde.

-Sen onu bunu bırak ta Fiko’dan otuz kırk tane tabak alacaktın aldın mı?

-Yok; onun apartmanında da giren çıkan belli değil bu günlerde. Yarın öbür gün bir kafilede ona gelebilir diye almadım ama ne yaptım bil?

-Ne yaptın?

-Kırk tane self servis tepsisi aldım. Allah’tan kadınlarda var aralarında da yemekleri birlikte yapıyoruz. Ama kanepede ki beşli hariç. Onlar yapışık beşiz oldular artık.

-Sende hiç para kaldı mı?

-Ne gezer. Bizim mutfak alay mutfağı gibi. Paramı yetişiyor bu kadar boğazı beslemeye; daha aidatı bile ödemedim, Hüseyin damlar yarın öbür gün para diye.

-Korkma canım damlayamaz. Çünkü onun dairesinde de otuz kişi var. Arka odada mahsur kalmış bir haftadır evden çıkamıyor.

-Bunlardan biri bile daha para filan vermedi değil mi bize?

-Ben de sana verdiler sanıyordum. Yoo…

-Bana da vermediler ama cesaret edip soramıyorum ki. Ya gidin oturun yiyin için kimseye de kuruş koklatmayın diye bir yazı filan varsa ellerinde?

-Olur mu olur. Bize sormadan gönderdiklerine göre bunca insanı. Napalım sıkacağız dişimizi şunun şurasında 31 Marta iki buçuk ay kaldı…

-Sıkarız sıkmasına da şu sokak kapısının girişinde oturan şişko herife fena halde kıl oluyorum ben. Eve her geldiğimde bana ‘’buyur emmi birine mi baktın ‘’diye soruyor.

-Üzüldüğün şeye bak hayatım, sabah küçük tuvalette bir kişilik yer var, ataman çıkmış der oraya tayin olmuşun der küçük tuvalete göndeririz adamı olur biter.

-Valla helal olsun hanım sen bu resmi meseleleri çözmüşsün  be ya…

***

-Hayatiii, Hayatii uyan hayatım. Kabus görüyorsun uyan canım…

-Ayşe’m sen misin?

-Benim tabi kalk bi su iç bak ter içinde de kalmışsın

-Evde başka kimse yok değil mi?

-Yok tabi. Kim olacak?

-Salonda da, kanepede de, koltuklarda da, mutfakta da, kapının girişinde de, holde de -banyoda da küçük tuvalette de yemek masasın üzerinde de yok kimse değil mi?

-Yok canım yok. Olur mu öyle şey…

-Offf çok şükür kabusmuş…

-Onu anladım da ne kabusu gördün onu anlamadım.

-Konut seçmen listesi kabusu gördüm hayatım

-Allah inandırsın bunun yanında bu güne dek gördüğüm kabuslar çizgi filimmiş…

-Yat hadi yat gördün bitti.

-Hayatta yatmam. Muhtarlığa gidiyorum ben. Seçmen listelerine bakacağım

-Saat sabahın beşi daha ne muhtarlığı?

-Neme lazım hanım, belki bizim evde de kırk kişiyizdir haberimiz yoktur. Diyorum ya, sonra birileri gelip sayar da eksik meksik çıkar, hani ulan size zimmetlediğimiz seçmenler derler. Ne cevap veririz bir düşünsene. İnanır mısın bu cümleyi rüyamda da kurdum.

-Olur mu öyle şey Hayati?

-Olur olur; bal gibi olur. Hadi çıktım ben.

-Hayra karşı Hayati, hayra karşı…

***

Olmaz olmaz demeyin, olana oluyor.

Siz iyisi mi askıdan kaldırılmalarına henüz üç dört gün varken alıcı gözüyle bir daha bakıverin seçmen listelerine.

Ne demişler uyanık kalmak kabus görmekten evlaymış…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246