banner262
banner263

İnsanları kendi iradeleri dışında bir yerde tutmak, zorlamaya giriyor. Bazen, bu zorlama sayesinde, eskiden unutulmuş olan pek çok adet ve gelenek hatırlanıyor. Bazen de insanlarımız, başlarındaki belalardan kurtulma adına, bu zorlamayı fırsat bilip, kendilerince huzura eriyorlar.

Ocak ayından bu yana, 2020 senesinin hayatımıza girdiği ilk günlerden itibaren önce Çin’in Vuhan eyaletinde başlayan bu virüsü pek çok ülke ve insanlarımız, hatta tıp insanlarımız bile hafife aldılar. Gelip geçici bir hastalık olarak gördüler.

Sonra, bu hastalık, yapılan tedavi şartlarını kabul etmedi. Yeni bir virüs ve bela olduğu açıklandı. Adına Covid-19 Yeni Koronavirüs vakası denildi.

Bu illet Mart ayı başlarında Türkiye’nin de kapısına geldi. Dayandı. Ülkemizde de bu hastalığa yakalanan ve hayatını kaybedenler oldu. Görüldü ki, bu illet zengin fakir dinlemiyor. Doktor, polis, jandarma dinlemiyor. Başbakan, bakan, vekil dinlemiyor. Üzerine gelip yapıştığı her insanı per ve perişan ediyor.

Bu illetle dünya insanlığı olarak hep birlikte mücadele ediyoruz. Bütün ülkeler tek bir düşmana karşı Koronavirüse karşı mücadele için el ele verdi. Çareler aranıyor. Hastalığın yayılmamasına yönelik önlemler kapsamında, günlük hayatımızda bir takım kısıtlamalar getirildi. Bazı ülkeler haftanın üç dört günü sokağa çıkma yasağı uygularken, ülkemizde son iki haftadır hafta sonları sokağa çıkma kısıtlaması uygulanmasına başlanıldı. Şehirlerarası yolculuk yasak. Ülke dışına çıkış yasak.

Polis ve jandarma, güvenlik önlemlerinin uygulanması konusunda sıkı denetim yapsa da bazı kendisini bilmezlere durumu pek anlamış ve idrak edebilmiş değiller. 65 yaş üzeri ve 20 yaş altında bulunan insanlarımızın sokağa çıkmasına yönelik kısıtlama uygulaması var ama,  gelin siz bunu bu insanlara bakmak, onların sorumluluğunu üstlenmek zorunda anlatın. Çocukları bahçelere salıp kendileri yatanlar, sosyal yaklaşma mesafesini hiçe sayıp yan yana oturanlar bu ülke insanlarımız için en büyük tehlike.

Kendi hayatlarını hiçe saymaları bizleri ilgilendirmez. Fakat, çocukların dışarıya çıkmaları yasak iken korumasız bir şekilde sokağa bırakılmaları tehlike saçıyor.

İnsanlarımız, özellikle kurallara uyup, söylenilenleri dinleyen ve “benim bu hayatta yaşayacak daha çok güzel günlerim olmalı” diye düşünen insanlarımız, apartman merdivenlerinde, bahçelerinde sorumsuz bazı ailelerin çocuklarını başıboş bırakmasına anlam veremiyorlar.

Bazı ailelerde ise evde mutluluk oyunlarının son sahneleri sergileniyor. Yataklarından erken kalkmaya alışmış insanlarımız, sabahın köründe kalkıp, başlıyorlar salon-mutfak arası ring yapmaya. Sonra, oturma odası, sonra yeniden mutfak, sonra, biraz hava olsun torba dolsun misali, balkonlarda dışarıyı izleme. Sonrasında, bazı sağlık görevlilerinin, “balkonlar açık havada ise, buralarda da tehlike mevcut, balkonlarda da fazla kalmayın” uyarılarını öğrenince, evlerinin içlerinde vakit geçiriyorlar.

Herkesin aklındaki soru şu;

Bu kısıtlamalar ne zaman bitecek?

Verilen cevap ise; zaman verebilmek gerçekten güç.

Doğru, çünkü, bizim ülkemizde koronavirüs tehlikesi geçse bile, dünyanın diğer ülkelerinde varlığını sürdürdüğü sürece tehlike geçmez.

Koronavirüs mücadelesi sırasında, ülkemizin en fazla haber yapılan bakanlarından birisi olan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, virüs tehlikesi ve hastalıkla, salgınla mücadele konusunda insanların rahatlayabileceği tarih konusunda da bazı ipuçları verdi.

Fahrettin Koca, koronavirüs salgınına karşın uygulanan tedbirler kapsamında bir takvim çizdi. Bu takvimde her ilin salgında pik yapma ve düşüşe geçme tarihlerine dair tahminler yer aldı. Bakan Koca'nın öncülüğündeki  Bilim Kurulu, bu bilgiler doğrultusunda sokağa kademeli olarak çıkış yönünde raporlar verecek.

Koca'nın aklındaki tarih ise; Ramazan Bayramı sonrası.

Takvimlere bakıldığında, Ramazan ayı 24 Nisan Cuma günü başlayıp, 23 Mayıs cumartesi tarihinde sona erecek. Bayram, 24 -25 ve 26 Mayıs. Yani, mayıs ayı bitiyor. Haziran ayı ufukta gözüküyor.

Koca'nın koronavirüs vakalarının pik yapmasıyla ilgili çizdiği takvimin ardından vatandaşların sokağa çıkmalarıyla ilgili planlamalar başladı. Planlara göre, eğer vaka sayısında bir dalgalanma olmazsa, Ramazan Bayramı'ndan sonra kademeli olarak normalleşme gündeme gelecek. Haziran başında her il için farklı uygulamaya gidilecek.

Vatandaşların tedbirlere sıkı sıkıya uyduğu takdirde 7 hafta sonra düşüşlerin yaşanacağına dikkat çeken Koca, çizdiği takvimle ilgili de planlamalar yaptı. Ancak önümüzdeki 14 günlük sürecin çok önemli olduğu ve mücadele takviminin buna göre yeniden şekillenebileceği belirtildi.

İşte, insanların biraz daha sabır gösterip, çoluk çocuklarını apartman boşluklarına, bahçelere salmadan önce düşünmesi gereken konular bunlar. Onlar hasta olmayabilir ama, virüsü taşıyıp, bir başkasına bulaştırmaları halinde bütün oturanlar karantina altına alınıp bu kez kısıtlama değil, zorunlu hapis hayatı başlar.

Aman dikkat……

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254