Bu haber kez okundu.

Çocuklara ödev yapma bilinci nasıl kazandırılır?
Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, çocukların doğdukları andan itibaren çevrelerindeki uyaranlar aracılığıyla pek çok şey öğrenmeye başladığını belirterek, “ Okula başlandıklarında da bu öğrenme süreci devam eder. Yani öğrenme süreci çocuk henüz okula gitmeden başlar. Eğitim hayatının başlamasıyla birlikte öğrenilen bilgilerin kalıcı olması için okul dışında kalan zaman diliminde de planlı bir çalışma programı yapılması gerekir” dedi.
Reem Nöropsikiyatri Merkezi’nden Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, çocuğun motivasyonu nasıl arttırılacağı konusunda şunları söyledi; “Çocukların dikkat süreleri yetişkinler kadar uzun olmadığı gibi her çocuğun dikkat ve odaklanma süreci birbirinden farklı olabiliyor. Bu nedenle ödev yaparken belirli aralıklarla mola verilmesi ve bu sırada çocuğun ödüllendirilmesi onun ödev yapmaya yönelik motivasyonunu artırmaktadır. Çocuğun uyku ve yemek saatlerinin düzenli olmasına özen gösterilmeli, haftanın belli bir günü tatile ayrılmalıdır. Okuldan geldiğinde dinlenmesi için ona belli bir süre verilmeli ve ödev yapmak için ayıracağı zamana çocuk ile birlikte karar verilmelidir. Dinlenirken çocuk, anne-babasıyla sohbet edip, oyun oynayabilir ya da yemek yiyebilir.”
Çocuğun öğrendiği her bilgi beynin hem sol hem de sağ yarım küresini harekete geçirir
Ev ödevlerinin amacının çocuğun hiç kimseden destek almadan verilen sorumluluğu yerine getirmesi olduğunu dile getiren Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, “ Çocuk yeni bilgiler öğrendikçe beynin iş yapma kapasitesi artar. Ödev yaparak çocuk kendi kendine sürekli artan bilgiye ulaşabilir ve o bilgileri işleyerek kendi düşünme biçimini oluşturabilir. Çocuğun ödev yapma koşulları kendi bireysel tercihleri doğrultusunda olmalıdır. Bunun için ödev yaparken ses, ışık, mobilya düzeni, ısı vb. faktörlerin çocuğun rahat edebileceği şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Ders ve ödev programı yazılı olmalı ve görülebilecek bir yere asılmalıdır. Gerektiğinde değişiklik yapabilmeye açık olmalı ve programa uyulamadığında kararsız kalmadan hemen yeni bir düzenleme yapılmalıdır. 20-30 dakikalık çalışma zamanına 10 ya da 15’er dakikalık molalar uygun olabilir. Bu düzenleme çocuğun dikkat süresine göre arttırılır ya da azaltılabilinir. Eğer molalar, çocuğun ödevden kopmasına neden oluyor ve mola bitiminde odaklanmada güçlük yaşıyorsa, mola vermeden çalışmaya teşvik edilmelidir. Dersten sonra kısa bir tekrar bilgilerin kalıcı olması açısından faydalıdır. Ders programı yapılırken çocukla birlikte program oluşturulmalı ancak uygun olmayan önerilerinin kabul edilmeyeceğini makul ve sempatik bir dille izah edilmelidir. Örneğin çocuk programına günde 2-3 saat TV izleme veya bilgisayarda oyun oynama gibi bölümler eklemek isteyebilir. Bu gibi durumlarda aile bireyleri net ve ortak bir tavır sergilemelidir” diye konuştu.
Çocuğa ödevin önemini ve bir çeşit ders olduğunu anlatmak başarısını arttırır
Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, daha sonra şunları söyledi; “Bununla beraber çocuğun ödev yapma alışkanlığını bilinçli bir şekilde kavrayıp, devamlılığının sağlanması için öncelikli olarak çocuğa ev ödevini neden yapması gerektiğini onun anlayabileceği bir dille açıklanması gerekir. Bu bilince sahip olmadan ödev yapmaya yönlendirilen çocuklar ödev yapmanın gerekliliğini anlamadan, sadece zorunluluktan dolayı ve özenmeden ödevlerini aceleyle bitirmeye odaklanırlar. Nitekim çocuklar, ödevlerin gereksiz ve angarya görevler olduğunu, kendilerini ders çalışmaktan alıkoyduğunu düşünebilirler. ‘’Ben bunları zaten biliyorum ödeve ne gerek var ki’’ diye yakınabilirler.
Bu nedenle ödevlerin de bir çeşit ders çalışma pozisyonu olduğu ve gereksiz bir çalışma olmadığı telkin edilmelidir. Ayrıca öğretmenler de, çocukları mental ve ruhsal yönden geliştirecek, onları olumlu anlamda eğitecek, çalışırken düşündürecek hatta yerine göre eğlendirecek ödevler tercih etmelidirler.
Ödev yaparken çocuk ebeveynlerden destek istediğinde ne yapılmalı?
Ödev yapma sürecinde çocuğa hiç yardım etmemek çocukta zorluklar karşısında desteksiz kalabileceği duygusunu uyandırır. Burada yardımdan kastımız çocuk yorulduğunda onun yerine ödevini yapmak değil, ödevin nasıl yapması gerektiği konusunda onu bilgilendirmek, sözlüğe nasıl bakacağını, bilgiye nasıl ulaşacağını konusunda yönlendirmektir. Çocuk bunları kendi yapabilecek hale gelene kadar yol gösterici olunmalıdır. Bu sayede çocuğun bilinçli bir şekilde ödev yapma alışkanlığı kazanmasına zemin hazırlamakla beraber; kendisiyle ilgilenildiği duygusunu hissettirerek duygusal gelişimine de katkı sağlamış oluruz.
Diğer taraftan, ödevlere yardım konusunda asla abartıya kaçılmamalıdır. Ödevlerin tamamının ya da büyük bir kısmının anne-baba ya da aile büyükleri tarafından yapılması, çocukları rahatlığa ve tembelliğe sürükleyebilir. Bazen de çocuklar ödev yaparken anne ya da babasının mutlaka yanında durmasını isteyebilirler. Çocuğa ödevlerin kendi başına yapması gerektiği izah edilerek, ölçüyü kaçırmadan ancak gerektiği durumlarda müdahale edilip yol gösterilmelidir. Veliler asla kağıdı kalemi kendi ellerine almamalıdırlar.
Öğretmenlerin ve ailenin ilgisi ödev yapmada ve akademik başarıyı artırmada önemli
Ödevlerin okulda öğretmene sunulmadan önce anne baba tarafından kontrol edilmesi, çocuklara yaptıkları hataları düzeltme ve eksikleri giderme fırsatı verecektir. Diğer taratan öğretmenler, yapılan ödevleri dikkatle incelemeli ve sonraki ödevler için teşvik ve motive edici tutum sergilemelidirler.
Çünkü çocuğun özene bezene hazırlayıp sunduğu ödevlerin, öğretmenler tarafından fazla dikkate alınmaması, onların ödev yapma hatta ders çalışma şevklerini kırabilir.
Çocuğu zaman zaman grup halinde ortak çalışmaya ve ödev yapmaya teşvik edilmesi başarı grafiğini yükseltebilir. Nitekim akademik başarısı yüksek sınıflarda, öğrencilerin birbirleri ile olan etkileşimleri, kendi aralarında yarışmaları ve birbirlerini motive etmeleri, öğretmen etkisinden daha fazladır. Ayrıca arkadaşlarla ders çalışmak çocuk için hem ders çalışmayı daha zevkli bir hale getirmesi, hem de bilgi alışveriş ortamı oluşturması açısından önemlidir.
Ödev yapmak çocuğun sorumluluk alma duygusunu geliştirir
Çocukların başladığı işi bitirme sorumluluğunu kazanması gerekir. Çocuk başladığı işi bitirmenin, başarılı olmanın tadını almalıdır. Aile ve öğretmenler çocuğun araştırmacı yanlarını ortaya çıkarması için destek olmalıdır. Çocuğun araştırmaktan ve yeni bilgiler öğrenmekten zevk alır hale gelmesi gelecekteki konumu ve akademik başarıları için çok büyük bir adım olacaktır. Bir öğretmenin öğrencisine bırakacağı en büyük miras, onda araştırmacı bir kişilik oluşturmaktır.
Ödev yapma sürecinde ailelerin çocuklarına karşı tutumları yıkıcı değil yapıcı olmalıdır
Çok ders çalışmak değil etkili çalışmak önemlidir. Ailelerin olumsuz tutumları, çocukları ebeveynlerinden ve ödev yapma alışkanlığından uzaklaştırabilir. Her evde belli kuralların olması çocuğun içsel disiplin mekanizmasını oluşturması açısından önemlidir. Fakat bu tatlı bir disiplin olmalıdır.
Bazı çocuklarda kasıtlı bir boş vermişlik vardır. Bunun arkasında ailenin beklenti düzeyinin çok yüksek olması bulunabilir. Çocuğu “Sınıfın en başarılısı olmalısın” diye şartlandırdığımızda çocuk başaramadığını anladığı zaman yenilgiyi kabul etme psikolojisi içinde her şeyi bırakır. Onun için çocuğa başarabileceği hedefler koyulmalıdır. Ailenin hatalı davranışlar içerisinde de olmaması gerekir. Örneğin karne zamanı ‘’teşekkür’’ getiren çocuk, ‘’neden takdir getirmedin, falancanın çocuğu takdir almış sen neden teşekkür de kaldın’’ gibi ifadeler yerine, ‘’başarılarından dolayı seni kutluyorum ama bir daha ki dönem senden takdir bekliyorum çünkü bu kapasite sende var’’ şeklinde yüreklendirilmelidir.
Ödev yapma sürecinde ebeveynler, çocuğun direnci ile karşılaşırlarsa çocuğu motive etmek için olumlu bir dil ve ılımlı bir tutum sergilemelidirler. Buna rağmen çocuğun ödev yapmaya olan isteksizliği devam ediyorsa anne-babalar öncelikle öğretmeniyle işbirliği içine girmelidir. Ancak çocukta bu durum abartılı bir şekilde yaşanıyorsa, dersin başına hiç oturamıyor, dikkat dağınıklığı nedeniyle bir türlü ödeve odaklanamıyorsa bunun nedenleri araştırılmalı gerekirse profesyonel destek alınmalıdır.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161