Şurası bir gerçek ki, Erdoğan düşmanlığından adeta gözü dönen bir grup 'azgın' azınlık bugün AK Parti'nin iktidardan düşmesi için herkesle işbirliği yapmaya hazır. Buna her türlü yabancı ülke ve terör örgütleri de dahil. Cumhurbaşkanının son ABD ziyaretinde yaşananlar bu durumu bir kez daha çok çarpıcı bir şekilde gösterdi.    

 

İçeride ve dışarıda yazılanlar

Erdoğan ABD'ye ayak bastığında havaalanındaki karşılanmadan başlayarak yine malum medya organlarında ve sosyal medyada bu güruhun hezeyanlarına şahit olduk.

Artık iyice FETÖ'nün propaganda organına dönüşen Cumhuriyet Gazetesi manşetinden, "Erdoğan'a randevu yok" diye yazarken, Sözcü ve Yarına Bakış gazetesi de Obama'nın Erdoğan'ı reddettiğini yazdı. Onların büyük ağabeyleri konumundaki Wall Street Journal ise, "Türk Cumhurbaşkanı ABD'de soğuk karşılanıyor. Obama, Erdoğan'la görüşmeyi reddetti" diye yazdı. Bu sayede Kimin kimle kol kola yürüdüğünü de bir kez daha görmüş olduk.

 

Aynı çevrelerin sosyal medyadaki hesapları da, Cumhurbaşkanı ABD'ye gidince tutuklanacak, Erdoğan kalp krizi geçirdi ve hastaneye kaldırıldı, Obama, Biden, hatta ABD'deki dernekler, düşünce kuruluşları bile Erdoğan'la görüşmeyi reddetti gibi yalan paylaşımlarda bulundular. Tabi ki, büyük bir sevinç ve coşkuyla.

 

Yalanlar ve gerçekler

Bu yazılanlar gerçek olsaydı bile, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına ya da bu ülkenin sözüm ona gazetelerine bu yazılar yakıştı mı? Gerçekten Amerika'da Erdoğan'a saygısızlık yapılsaydı buna sevinmek nasıl bir ruh halinin tezahürüydü? Erdoğan'a ne kadar kızsa da bir vatansever yurttaş veya gazeteci kendi ülkesinin cumhurbaşkanına yapılan saygısızlığa sevinebilir mi? Bu durumda, kendilerini ABD düşmanı ve anti emperyalist olarak tanımlayan bu çevrelerin Amerika'ya ve Obama'ya tepki göstermeleri gerekmez miydi? Hayır, o azgın azınlık şu anda bırakın ABD'yi veya başka bir ülkeyi PKK, YPG, IŞİD, DHKPC gibi terör örgütleriyle ve dahi şeytanla bile işbirliği yapmaya hazırlar. Yeter ki AK Parti ve Erdoğan gitsin. İşte bu kadar hastalıklı bir ruh halinden bahsediyoruz.

 

İşin bir de gerçekler yönüne gelirsek, Erdoğan'ın ülkemizi temsil etmek için gittiği o zirveye 50 ülkenin lideri de katıldı. Obama'nın hepsini birden karşılaması zaten mümkün değildi. Merkel ve Cameron gibi ABD'ye gelen diğer tüm liderler de Erdoğan'la aynı protokolle karşılandı.

Benzer bir durum bizde de yaşanmıştı. Ülkemizde düzenlenen ve yine çok sayıda devletin temsilcisinin katıldığı G20 zirvesi için gelen Obama'yı Antalya Valisi karşılamıştı.        

Erdoğan, bu güruhun görüşmeyecek dediği ne kadar isim varsa hepsiyle görüştü. O sıkışık ortamda Obama ile de 50 dakikalık bir görüşme yaptı. Üstelik, Beyaz Saray'ın en kritik görüşmelerinin yapıldığı kırmızı salonda ağırlandı.

 

Teröristler ve FETÖ'nün top sakallısı

Aynı çevreler uzun zamandır ABD'de Erdoğan'ı rezil etmek için bir protestoya hazırlanıyordu. Günlerdir yapılan çağrılara rağmen Washington'daki protesto gösterilerine ciddi bir katılım olmadı. Protestoya katılanlar da, Ermeni diasporası, DHKP-C, PKK ve yan kollarının temsilcilerinden oluştu. He bir de FETÖ'nün top sakallısı oradaydı. PKK ve YPG bayrağının altında terörist kardeşleriyle birlikte avazı çıktığı kadar 'katil Türkiye' diye slogan attı. Öyle bir cemaatmiş ki, içinden haham da çıktı, papaz da çıktı, terörist de ama bir tek adam çıkmadı! Bu ayıp da zaten halen o şer oluşumu cemaat olarak görüp de savunmaya çalışanlara yeter.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyın 12 ay önce

Kalemine yüreğine sağlık Cihat kardeşim, pes doğrusu bu ne düşmanllık bu be hazımsızlık yazıklar olsun diyorum sadece ve inadına uzun Adam...

banner192