Herkes korkuyordu Erdoğan için.

Eş, dost, bildik, tanıdık...

Sevenleri sevmeyenleri...

İsteyenleri istemeyenleri...

"Yeter artık, bıktık" diyenleri...

"Durmak yok, yola devam" diyenleri...

Partilileri sevip te partili olmayanları...

Korkuyorlardı.

Korkuyorduk.

"Ya bu kez kazanamazsa" diye...

"Ya bu kez millet farkında olmadan bir yanlışlık yaparsa" diye...

"Ya istemeyenlere kadarsa" diye...

"Ya ona muhalefet edenler kazanırsa" diye...

Dışarıda korkudan uyuyamayanlar vardı.

Müslümanlar vardı.

Samimi İslâm alemi vardı.

Filistin vardı.

Bosna vardı.

Balkanlar vardı.

Kuzey Afrika vardı.

Kara Afrika vardı, bahtı kara.

Türk Cumhuriyetleri vardı gözleri kulakları burada...

Türkiye dışında olan yüz milyonlar vardı.

Heyecan dorukta bekleyiş vardı.

Anadolu’yu izliyor...

Dinliyor...

Eli böğründe aklı burada olan yüz milyonlar vardı.

Ve sonra bir başka korkanlar vardı.

Hıristiyan dünyası vardı.

Haçlı düşüncesi vardı milyarlarca.

Ve Siyonistler vardı.

İsrail vardı korkarak burayı...

Anadolu’yu dinleyen.

Anadolu insanına bakarak, korkarak bekleyenler vardı.

Yüz milyonlar "Erdoğan kazanır inşallah" diyerek kaybetme korkusu yaşarken milyarlarca Haçlı kafası ve Siyonist kafa "Ya Erdoğan bu kez de kazanırsa" diye korkuyordu.

Korkuyorlardı.

Gözleri, kulakları burada...

Anadolu insanına umut bağlamışlardı.

Milyonlar "kaybederse" diye korkuyordu.

Milyarlar "kazanırsa" diye korkuyordu.

Yalnız Anadolu ayakta değildi.

Dünya dün gece ayaktaydı.

Ezilen, katledilen, gasp edilen Filistinli, Gazzeli korkuyordu.

Prizren de Halveti dergahında koca gövdeli, iri yapılı güçlü bekçi Cumali korkuyordu "Erdoğan kaybederse burada biz mahvoluruz" diye.

Ve bana sitem etti sonra:

"Siz nasıl Anadolu insanısınız ki Erdoğan gibi bir lideri tekrar seçmezsiniz, siz orada ona destek vermezseniz biz burada Sırplara gene can veririz, öldürülürüz. Siz orada nezle olsanız biz burada yatak yorgan hasta oluyoruz. Bu yanlışı bir daha yapmayın" demişti. Yirmi dört Haziran seçim sonrası Balkanlarda, Prizren de.

Korkuyorlardı.

Sevenleri "ya kazanamazsa halimiz nice olur" kaygısıyla...

Sevmeyenleri "ya gene o kazanırsa planlarımız hep boşa gidecek gene" kaygısıyla.

Korkuyorlardı hep.

Ben, sen, biz korkuyorduk.

Onlar, şunlar korkuyorlardı.

Ve bir de düşmanlar korkuyorlardı.

Korkuyorlar ve biliyorlardı ki Erdoğan kazanırsa Türkiye ve İslâm alemi kazanacak...

Erdoğan kaybederse Türkiye ve İslâm alemi ve ümmeti kaybedecekti.

Amerika ve İsrail daha çok korkuyordu.

Sonrası İngiltere, Belçika, Hollanda Avusturya, korkuyordu.

Sonra teröristler korkuyorlardı yok olacaklar diye.

Yeni Zelanda katliamcısı zihniyeti korkuyordu "Erdoğan kazanırsa" diye.

Ve korktukları başlarına geldi.

Şimdi kimileri uykusuz geceler geçirmeye hazırlanıyorlar.

Korku dağları sardı.

Hadi hayırlı olsun.

Diriliş kolay olmuyor.

Yeniden doğuş kolay olmuyor.

Zafer yine inananların oldu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246