Son dönemde sosyal medya üzerinden yayılan çok sayıda provokatif paylaşıma sahne oluyoruz. Türkiye'nin sıkıştırılması, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın itibarsızlaştırılması, Silahlı Kuvvetlerin moral ve motivasyonunun çökertilmesi merkezli yürütülen sosyal medya ve toplumsal aktivitelerde artış yaşanıyor. Türkiye'nin içerisinde bir kaos ortamını tetiklemeye yönelik bu sinsi adımlara Ak Parti kanadı sessizliğini korurken, duyarlı vatandaşların ani çıkışları iç karışıklık oluşmasını sağlayabilir! Olası bir olumsuzluğun önüne geçilmesi için Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı nasıl bir önlem alır bilinmez ama Emniyet Genel Müdürlüğü ve siber şube birimlerinin başarılı ekiplerinin takviye edilmesinde fayda var.

Sosyal medya ve toplum içerisinde hem Cumhurbaşkanı Erdoğan hem de bazı siyasilere yönelik provokasyon girişimlerinin önüne geçilememesi halinde ortaya çıkacak toplumsal kavganın engellenebilme imkanı yok.

Siyasette kavga büyüyor…

Gergin bir dönemden geçiyoruz. Ak parti merkezinde başlayan kavga, hızla siyasetin merkezine kayıyor. Yaklaşan ekonomik kış, siyasette soğuk rüzgarlar oluşmasına neden olacak. Ak Parti içerisindeki koltuk kavgası CHP'ye de sıçradı diyebiliriz. Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun Bursa programında yaşanan örgüt içerisinde ki kavga, 31 Mart seçim gerginliğinin artarak devam ettiğini gösteriyor. CHP'nin son 50 yılın rekor oy oranlarına ulaştığı süreçte Bursa, kıl payı farkla Ak Parti’nin adayı Alinur Aktaş'a bırakılmıştı.

Kongre süreçlerinin yaklaştığı Ak Parti’nin İl ve İlçe delege kavgaları da ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Ahmet Davutoğlu'nun sert söylemlerinin altını dolduramaması ve devlet sırlarının açığa vurulur nitelikte söylemlere yönelinmesi Davutoğlu'na güveni tüketti. Yine Ali Babacan'ın parti kurma sürecini Şubat 2020'ye ertelemesi siyasi arenada Ak Parti ve Erdoğan'a yönelimi yeniden hareketlendirdi. Hareketlenen Ak Parti’de kongre sürecinin hararetli geçmesi kaçınılmaz gözüküyor.

İktidar, ittifak arayışında

Külliye'de gerçekleşen Zafer resepsiyonunda, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yakınlaşması gündeme bomba gibi düştü. Erdoğan, Akşener sohbetini uzun zamandır beklenen Ak Parti - İyi Parti ittifakına yoranların tespitleri kabul gördü. Ak Parti’nin son dönemde FETÖ'nün siyasi kanadının ötesinde finans kanadına da sıcak mesajlar vermesi, iktidar koltuğunun sarsıldığının en temel göstergesi. Her ne kadar Ak Parti’ye siyasi anlamda teveccüh yaşanıyor olsa bile özellikle son dönem zamlar ve artan işsizlikle beraber gelen sıkıntılar oy kaybına neden oluyor. İş dünyasının beklentisi olan teşvikler, SGK ve vergi prim afları ile yüksek maliyet giderlerinin düşürülmesi yönünde ki çağrılara hükümet uzun zamandır kulaklarını tıkamış durumda. Ve yine yüksek KDV ve özel tüketim vergileri toplumda öfke yüklü tepkiyle karşılanıyor. Ak Parti yöneticilerinin sokaktan çekilmeleri, Milletvekillerinin toplumla buluşamaması ve toplumun sinir uçlarına dokunamaması ciddi sorun. Öyle ki, son memur ve işçi zamlarının yarattığı olumsuz etkiyi de değerlendirdiğimizde Erdoğan'ın ilk turda şansı neredeyse hiç yok diyebiliriz.

Bursa, yolda kalır mı?

Allah'ın bildiğini kuldan saklamak olmaz. Bursa, 18 yıldır iktidarda olan Ak Parti’ye verdiği oy desteğinin karşılığını yatırım olarak alamadı. Sanayiciler fazlasıyla tepkili. Tekstil sektörü ha bitti ha bitecek. İnşaat tamamen çökmüş durumda. Dağ yolunda arpa boyu yol alınamadı. Son doğalgaz zammı da gösterdi ki, Bursa kimsenin umurunda değil.

Bursaspor'un küme düşmesi ile gözle görülür düşüş yaşayan Bursa'da, maalesef iktidar var diyemiyoruz. Adalet Bakanlığı'nın FETÖ’cü tayfa tarafından uzun yıllardır engellenen Bursa yatırımları Uğurhan Kuş döneminde hayata geçti de kent olarak umutlandık. Lakin yine de Bursa, beklentilerine ulaşabilmiş değil.

Sanayi ve iş dünyası ile ticaret erbabına özel teşvik ve destekler gelmezse BTSO Başkanı İbrahim Burkay'ın gurur tablosu ihracatta ciddi düşüşler üretime bağlı yaşanabilir. Yine köylü ve çiftçi isyan bayrağını kaldırmak üzere, Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı daha ne kadar sessiz kalabilir bilmiyorum. Ama yaşanan ağır ekonomik tablo, oda ve STK başkanlarına tepkiyi çığ gibi büyütüyor.

Kısacası görünen tablo da Bursa, bu dönemde de avucunu yalar diyebiliriz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246