banner252

İnsanoğlu daha dünyaya gelir gelmez ‘öğrenmeye ve eğitim almaya’ başlar.

Önce anne-babasını, sonra da ailesini öğrenir…

Nesneleri, çevreyi derken, okulla devam eden eğitim ölüme kadar sürer gider…

Ve baktığımızda görüyoruz ki Türkiye’de bu süreçte, özellikle de eğitimde varlığını hissettiren en mühim sorun 'zihniyet' sorunudur.

Çok sevdiğim bir söz vardır mesela; ‘Zihin fukara olursa, fikir ukala olur’ diye…

Özetle;

Fukara ve ukala zihne de fikre de sahip olup olmamak, insanın önce ailesinde sonra da kendisinde başlar… 

Demem o ki;

Sevgi ve saygı dolu bir aile ortamında yetişen çocuğun mutlu, bunun tersi bir aile ortamında yetişen çocuğun da mutsuz olması kaçınılmazdır.

Ve çocuk mutsuz büyümüşse, kaç yaşına gelirse gelsin, ne kendine ne de başkasına faydası olmayacağı gibi, en büyük zararı da kendisinedir…

Ancak işin daha da acı kısmı, tüm bu bilinenlere rağmen, çocuğa gereken eğitsel değerleri veremeyen aileler, sürekli olarak kendi çocuklarının başarısızlığını çevre ve eğitim sisteminin yanlışlığında aramaya devam ederler.

Halbuki çocuk anne ve babasının genlerini taşıyan bir birey olarak, zekasının bir kısmını kalıtım yoluyla soydan alırken, büyük bir bölümünü de aile, okul ve çevre aracılığıyla alır.

Lakin aileler bunu kabullenmek yerine yakınmayı seçerler;

Nedeni mi?… İnsan egosunun özeleştiriyi kabullenmemesi yanında, ailede yeterli eğitimi alamamış olmaktan da kaynaklanmaktadır.

Sorun ise apaçık ortada durmaya devam eder.

Bebekliğinden itibaren şımarık, sorumluluktan kaçan, paylaşmayı kabullenmeyen, vurdumduymaz ve mazeretlerin arkasına sığınan bir yapıda yetiştirilen çocuğa, dünyanın en iyi sosyokültürel çevresi ve eğitimin sunulması hiçbir şeyi değiştirmeyecektir.

Haliyle buna eğitim-öğretim ihtiyaçlarının karşılanamaması ve ailelerin yaşadıkları finans sıkıntıları da eklenince, eğitimin bugün başlı başına bir 'sorun' olarak karşımızda durması hiç de sürpriz bir sonuç değildir.

Unutulmamalıdır ki, eğri büğrü ve budağı bol bir ağaçtan, dünyanın en maharetli ustası dahi mobilya imal edemez! Dolayısıyla eğitim, daha doğrusu ‘doğru eğitim’ şart!

Çünkü ülkemizde çocuklar eğitilmekten ziyade, daha çok sanki üzerlerinde yatırım yapılan birer nesne halindeler... 

Sonuç olarak bugün eğitimin temel sorunları denildiğinde anlamamız gereken; eğitimdeki yanlış zihniyet olmalı.

Ailede başlayan doğru eğitim, okullarda devam etmeli. Ve asla kamu-özel okullar arasında eğitim sistemi değişmemeli.

Eğitim süreci zorlaştırılmamalı, aksine zorunlu hale getirilmeli ve tam anlamıyla ücretsiz bir hizmet olarak sunulmalı.

Herkes iyi biliyor ki bugün kamu okulları çocukların dünyasının çok gerisinden gelen kurumlardır.

Haliyle çocuğun gözünde okul; gerçek dünyadan yalıtılmış, kendi içsel dünyasına yabancı, sıkıcı, sevimsiz bir inşaat olmaktan başka bir anlam ifade etmiyor…

Aklıma geldi; Bir süre önce röportaj yaptığım bir beyin cerrahisi uzmanı, insanların beyin yapılarının parmak izi gibi diğerlerinden farklı olduğunu ifade etmişti.

Yani ‘her bir bireyin diğerinden farklı anlayış, algılama ve düşünce üretme özellikleri olduğunun’ altını çizmişti.

Dolayısıyla bu gerçek bile klasik eğitim anlayışının varlığını geçersiz kılmaya yetiyor ve de artıyor!

Velhasılıkelam...

Günümüzde yaygın bir söz vardır “Eğitim şart” diye.

Az önce de dediğim gibi. Doğru bir söz evet fakat eksik de bir sözdür.

Çünkü en azından bana göre doğrusu şöyle olmalıdır: "Sadece eğitim değil, eğitim ve ahlak şart.”

Çünkü eğitimi ahlaktan ayırdığınız zaman sadece ‘bilgiyi bilen’ insanlar yetişir. Bilgiyi bilen insanın, bilgisini hayırlı işlerde kullanmasını da ancak ‘ahlak’ sağlar.

‘Bıçak’ katilin elinde bir ölüm aracı olurken, tam tersine doktorun elinde bir şifa aracıdır. Ahlak ile ilim ilişkisi abdest ile namaz ilişkisine benzer. Nasıl ki abdestsiz namaz olmazsa ahlaktan yoksun bir ilim de fayda getirmez.

Sonuç olarak...

Eğitim ve öğretimin faydalı olmasını istiyorsak hepimiz kendimize düşen görevleri yerine getirmeliyiz. Ve en önemli sorunun zihniyet olduğunu da unutmamalıyız. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner193

banner246

banner254