Bursa’nın tarihi ve turistik değerleri arasında yer alan manevi misafirhanesi Emirsultan Camisinde devam eden restorasyon çalışmaları sırasında semt halkı itirazlara başladı. Vali Yakup Canbolat ise senelerdir bitirilmeyen çalışmaları yerinde inceleyip, Kasım ayı sonuna kadar süre verdi.

Bursa, Osmanlı’nın payitahtı. Üç büyük devlete başkentlik yapmış, dünyaya tarih yazan imparatorluğu kurmuş bir şehir. Tabi, bu tarihi özellikler olunca da ata miraslarımız çok. Hemen her sokağında her caddesinde bir ata mirasına rastlamak mümkün. Sadece, Müslümanlar için değil, geçmişler bu topraklarda yaşayanların da bıraktığı izler mevcut bu kadim şehrimizde.

Tarihi ve kültürel mirasa yönelik tam bir koruma yapıldığını söylemek ise mümkün değil. Çünkü, pek çok tarihi eser geçmişte başı boş bırakıldığı için ya yıkılmış, harap olup gitmiş. Ya birileri tarafından sahiplenilmiş. Tapu çıkarılmış. Ya derme çatma yapılan onarımlarla ayakta durabilme kavgası veriyor. Yada Vakıfların elinde fakat onarılmak için sıra bekliyor.

Bu tarihi ve kültürel mirasımız içinde önemli bir yer tutan Emirsultan Camimiz var. Çocukların sünnet olurken ziyaret ettikleri, büyüklerin nişanlanırken veya evlenirken gelip dua ettikleri, pek çok kişini ise manevi şahsiyet düşüncesiyle gelip camisinde namaz kıldığı bir yer Emirsultan. Bursa denilince ilk akla gelen en önemli iki camiden birisi. İlk camimiz Ulucami ise İkinci Camimiz Emirsultan oluyor.

Caminin yapılışı ve tarihi hakkında kısa bir bilgi vermemde fayda var.

Emir Sultan Camii ve Külliyesi; 15.yüzyılda, Sultan Mehmet Çelebi’nin hükümdarlığı sırasında, Yıldırım Bayezid’in kızı Hundi Fatma Hatun tarafından kocası Hazreti Emir Sultan adına yaptırılmıştır. Günümüzde Türkiye’de en çok ziyaret edilen cami ve türbeler arasında İstanbul’daki Eyüp Sultan Türbesi’nden sonra ikinci sırada gelmektedir. Bir padişah külliyesi olmayıp “Sultan Külliyesi” olarak da anılan yerde dini günlerde mevlit okutulmakta, özellikle Bursalılar sünnet ve düğünlerinden önce külliyedeki türbeyi ziyaret edip dualar etmektedirler.

Emir Sultan Camii: Bulunduğu bölgeye de adını verdiği Emir Sultan semtinin asırlık ağaçlarla çevrili, her yerden görülebilen bir noktasında yer almaktadır. Emir Sultan Camii ilk yapıldığında tek kubbeli iken 1507 yılında caminin önüne üç kubbeli bir revak ve odalar ilave edilmiştir.  Sekizgen kasnak üzerine oturan kubbeyle örtülü Emir Sultan Camii’nin; dikdörtgen bir planda, ahşap kolonlar üzerinde kemerli ahşap revaklarla sarılı geniş şadırvan avlusu, yapının ana şemasını oluşturmaktadır. İbadet yeri ile türbenin bulunduğu eksene ise minareler yerleştirilmiştir. Caminin beden duvarlarında kırk, kasnağında on iki adet büyük pencere olup caminin içi son derece aydınlıktır. Camideki süslemeler de son derece değerli olup camideki pencerelerin etrafı mukarnaslarla işlenmiş ve İznik çinileriyle yaptırılan mihrabın üstüne, Rumi motiflerle süslü alınlıklar yerleştirilmiştir.

 Emir Sultan Türbesi: Emir Sultan Camii’nin hemen yanında yer alan türbede; Emir Sultan, oğlu Emir Ali, eşi Hundi Hatun ve iki kızı yatmaktadır. Dönemin önemli bilginlerinden olan Hz. Emir Sultan, 1391 yılında Bursa’ya geldikten sonra Yıldırım Bayezid’in kızı Hundi Hatun’la evlenmiş, 1429 yılında veba hastalığından vefat etmiştir. Giriş kapısı doğu yönünde olan türbenin, kapının bulunduğu cephenin beden duvarları hariç diğer tüm cephelerde yuvarlak kemerli büyük birer pencere bulunmaktadır.

Emir Sultan Camii ve Külliyesi Hamamı: Cami ve türbenin yanında yer alan bu hamam dikdörtgen planlı inşa edilmiştir. Kare biçimindeki soğukluğu ilk yapıldığında üzeri kubbeli iken sonrasında bu bölüm düz çatılı bir görünüme çevrilmiştir. Hamamın ılıklığının çevresinde ise halvet hücreleri ve hela bulunmaktadır. Buradan da üç eyvanlı ve iki halvetli sıcaklık bölümüne geçilmektedir. Göbek taşının yer aldığı sıcaklığın üzeri de kıvrımlı bir kuşağın olduğu kasnak ve kubbe ile örtülüdür. Bugün bu hamam kültür merkezi olarak kullanılmaktadır.

Camide, Vakıflar tarafından başlatılan Restorasyon çalışması. Var. Senelerdir devam ediyor. Dini günlerde ve bayramg ünlerinde, Cuma namazlarında cemaat namaz kılmakta, cenaze olduğu günlerde ise cenazelerin buradan kaldırılmasında büyük sıkıntılar yaşanıyor. Bu olaylara birde, restorasyon sırasında cami minaresinin yıldırım çarpmasından korunması adına takılan paratoner eklendi. Cemaatten bazıları bu olaya şiddetle karşı çıktılar. Nedeni, caminin tarihi görüntüsüne zarar verilmesi söylemi.

Evet, bu konu gerçekten çok büyük sıkıntı. Müteahhit, ihaleyi almış, eline bir proje vermişler, ona göre de restorasyon yaptığını söylüyor. Çevre sakinleri ise müteahhidin tarihi mahbedin geçmişine pek fazla saygı göstermeden iş yaptığı iddiasındalar. Özellikle son bardağı taşıran olay ise paratoner meselesi olmuş mahallede.

Vali Yakup Canbolat, Emirsultan Camisine gelip hem restorasyon çalışmaları denetledi hem de müteahhit ile görevlileri uyardı. Restorasyon çalışmalarının Kasım ayı içinde tamamlanmasını istedi. Çünkü, kış gelmeden bu işin bitirilmesi ve çatının kapatılıp, caminin cemaate teslim edilmesi talimatını verdi. Paratoner konusunda halktan gelen itirazlar ise projenin ilgili müelliflerince incelenecek, gerekirse tarihi dokuya zarar verilmeden nasıl bir koruma yapılacaksa ona göre çözüm bulunacak.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246