banner262
banner263

Evlerimizle kalıyoruz. İşimiz olmadığı zamanlar sokağa çıkmıyoruz. Hafta sonu zaten yasak. İnsanların birde ev ve işyerlerine gidebilme adına kullandıkları cadde ve sokaklardaki yaya ve araç trafiği yasaklanması sıkıntı yaratıyor. Ekonomide ise göstergeler sürekli eksiyi işaret ediyor. Piyasalar, tam durağan. Deyim yerinde ise yaprak kıpırdamıyor.

Bursa’da koronavirüs tedbirleri kapsamında emniyet ekiplerinin 'evde kal' ikazlarına karşın dışarıya çıkan vatandaşlar, cadde ve meydanlarda yoğunluk oluşturdu. Polisler harekete geçti. Resmi ve sivil devriye ekipleri, çevik kuvvet ve TOMA'larla, Bursa'nın en işlek caddeleri arasında yer alan Cumhuriyet Caddesi,Çarşambapazarı Darmstad Caddesi ve Fevziçakmak, Fomara Caddesi, Caddesi ile birlikte, Altıparmak Caddesi, Heykelönü’nün yanı sıra Kent Meydanı, Davutkadı-Yeşilyayla arasındaki Tayyareci Mehmet Ali Caddesi araç ve yaya girişine  eş zamanlı olarak kapattı.

Bu caddeler, kentimizin ana arterleri ve insanların ikamet ettikleri evleriyle iş yerleri ve çalışma merkezlerinin birbirleriyle bağlantısı sağlayan yolları.

Ekiplerin kontrol noktalarına (TOMA) toplumsal olaylara müdahale araçları da getirildi. Gün içerisinde yoğunluğun fazla olduğu meydan ve caddelerde bulunan vatandaşlar ise ekipler tarafından uyarıldı. Ayrıca vatandaşların maske takıp takmadığı da kontrol edildi. Tabi bu durum, bu cadde ve sokakları kullanıp, evlerine, işlerine gitmek zorunda olan bazı vatandaşlar tarafından eleştiri aldı. Bazıları ise sağlık ve hastalıkla mücadele için alınan bu kararı destekledi.

Alınan bu kararın, Bursa’nın iş ve çalışma hayatına nasıl etki edeceğine dair merak edilen pek çok nokta var. Yasaklama ile mi yoksa önlem ve kontrol ile mi bu sorun çözümlenmeli? Sorusunu insanlarımız birbirlerine soruyorlar.

Tabi, dünya geneline yayılan Koronavirüsü yüzünden ülkelerin birbirleriyle olan sınırları kapatması da başta turizm olmak üzere ithalat ve ihracatı da olumsuz etkiliyor.

Dünyanın en önemli ekonomik kuruluşlarından birisi olan IMF, Mali İzleme Raporu'nun Nisan 2020 sayısını "Kovid-19 Pandemisi Sırasında İnsanları Destekleyen Politikalar" başlığıyla yayımladı. Salgının maliye politikası eylemlerine olan ihtiyacı benzeri görülmemiş bir seviyeye yükselttiğine dikkat çekilen raporda, salgının insani maliyetinin endişe verici bir düzeyde arttığı, üretim ve kamu finansmanı üzerindeki etkisinin ağır olacağının öngörüldüğü aktarıldı. Salgın nedeniyle neredeyse tüm ülkelerin mali dengesinin bozulacağı belirtilen raporda; hükümet müdahalelerinin hızlı, uyumlu ve sağlık krizinin ciddiyetiyle orantılı olması gerektiği vurgulanarak, mali araçların en önemli rolü üstlenmesi gerektiği kaydedildi.

Önceliğin insanlarının hayatını kurtarmak olduğunun altı çizilen raporda, bunu için test ile tedavi harcamalarının karşılanması ve düşük maliyetli bir aşının geliştirilmesinin gerektiği belirtildi. Salgınla mücadeleye yönelik sosyal mesafenin de önemine işaret edilerek, bu durumun üretimde azalma, düşük vergi gelirleri ve insanlar ile işletmeleri koruma ihtiyacıyla daha yüksek maliyetleri beraberinde getirdiği aktarıldı. Sosyal mesafe uygulamasının ücretli izin, işsizlik yardımları, maaş yardımı ve vergi ertelemeleri gibi büyük, geçici ve hedef odaklı önlemlerle yapılabileceğinin belirtildiği raporda, aynı şekilde işletmelere yönelik likidite desteğinin de iflas riskini azaltabileceği bildirildi.  “Kovid-19 salgını ile bunun finansal ve ekonomik sonuçları, mali açıklar ve kamu borç oranlarında önceki tahminlere göre önemli bir artışa neden olacaktır" değerlendirmesine bulunuldu. Üretim düştükçe gelirin daha da keskin bir şekilde düşeceğine vurgu yapılan raporda, dikkat çeken konular şöyle;

İnsanları ve şirketleri desteklemek için gerekli sağlık giderleriyle vergi ve harcama önlemlerinin doğrudan mali bedeli de olacaktır. Bunun halihazırda küresel olarak 3,3 trilyon dolar olduğu tahmin ediliyor. Ayrıca, kamu sektörü kredileri ve sermaye takviyesi (1,8 trilyon dolar) ile teminatlar ve diğer şartlara bağlı yükümlülükler (2,7 trilyon dolar) finansal ve finansal olmayan teşebbüsleri desteklese de mali risk yaratıyor. Bu zamana kadar alınan politika tedbirlerine dayanarak, mali dengelerin 2020'de neredeyse tüm ülkelerde kötüleşmesi bekleniyor.

Yaşanılan salgın ve pandeminin, finansal koşullarda ani kötüleşme, zayıf dış talep ve düşük emtia fiyatları gibi çoklu şoklarla karşı karşıya olan gelişmekte olan ekonomiler için daha endişe verici olduğu ifade edildi.

Kovid-19'un kamu maliyesi üzerindeki etkisinin boyutu, şu an için oldukça belirsiz ve sadece pandeminin süresine değil aynı zamanda ekonomik toparlanmanın hızına bağlı olacaktır. Kamu sektörü desteği, krediler ve teminatlar gibi araçlar dahil olmak üzere olağanüstü bir ölçekte sağlandığından, mali riskleri yönetmede şeffaflık çok önemli.

Salgının kontrol altına alınmasıyla, geniş kapsamlı, koordineli mali teşviklerin ekonomik toparlanmayı desteklemede daha etkili bir araç haline geleceği belirtilerek, ekonomiler toparlandığında borç sürdürülebilirliğinin sağlanmasında ilerle kaydedilmesinin gerekeceği kaydedildi.

 İMF’nin dünya ülkelerine verdiği ders ve önerileri böyle. Aslında, 1929 yılında yaşanılan Büyük Buhran’dan bu yana dünyanın gördüğü en büyük salgın bu koronavirüs. Salgınla mücadelenin ise ne zaman tamamlanacağı, biteceği tam belli değil.

Akıl vermek kolay ama, çözüm üretmek gerçekten çok zor…..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254