Bu haber kez okundu.

TZOB Başkanı Bayraktar, Ramazan ayında üretici ve market fiyatlarındaki değişimi açıkladı
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, “27 Mayıs-29 Haziran döneminde market fiyatlarında; 4 üründe fiyat değişimi olmazken, 18 üründe azalma, 14 üründe ise fiyat artışı meydana geldi. Havuç, kuru soğan, süt ve toz şeker fiyatında değişim görülmedi. Markette en fazla fiyat düşüşü ise yüzde 30,23 ile kirazda gerçekleşti" dedi.
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ramazan ayında üretici ve market fiyatlarındaki değişimi düzenlediği basın toplantısında açıkladı. Bayraktar, “ 27 Mayıs-29 Haziran döneminde market fiyatlarında; 4 üründe fiyat değişimi olmazken, 18 üründe azalma, 14 üründe ise fiyat artışı meydana geldi. Havuç, kuru soğan, süt ve toz şeker fiyatında değişim görülmedi. Markette en fazla fiyat düşüşü ise yüzde 30,23 ile kirazda gerçekleşti. Kirazdaki fiyat düşüşünü yüzde 15,69 ile yeşil fasulye, yüzde 14,96 ile karpuz, yüzde 14,50 ile çilek, yüzde 11,16 ile patates izledi. Markette en fazla fiyat artışı ise yüzde 60,86 ile domateste görüldü. Domatesteki fiyat artışını yüzde 19,53 ile kabak, yüzde 19,47 ile sivri biber, yüzde 16,70 ile yeşil mercimek, yüzde 15,25 ile kırmızı mercimek takip etti” diye konuştu.
“10 üründe fiyat değişimi olmadı, 10 üründe azalma, 12 üründe ise fiyat artışı tespit ettik"
Üretici fiyatlarında 27 Mayıs-29 Haziran döneminde 10 üründe fiyat değişimin olmadığını bildiren Bayraktar, “10 üründe azalma, 12 üründe ise fiyat artışı tespit ettik. Maydanoz, patates, kuru fasulye, nohut, yeşil mercimek, pirinç, kuru fasulye, kuru incir, Antep fıstığı ve zeytinyağı fiyatları değişmeyen ürünler oldu. Üreticide fiyatı en fazla düşen ürün olan yeşil soğanda düşüş oranı yüzde 34,55’i buldu. Yeşil soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 27,39 ile çilek, yüzde 22,03 ile yeşil fasulye, yüzde 15,68 ile kiraz, yüzde 13,68 ile iç fındık izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 82,50 ile kuru soğanda meydana geldi. Kuru soğandaki fiyat artışını yüzde 49,92 ile domates, yüzde 28,96 ile sivri biber, yüzde 24,02 ile limon, yüzde 21,88 ile kuru üzüm, yüzde 20,30 ile marul takip etti. 27 Mayıs-29 Haziran döneminde marketlerde fiyatı en fazla artan ürün domates, fiyatı en fazla düşen ürün kiraz oldu. Üretici de ise fiyatı en fazla artan ürünler kuru soğan ve domates, fiyatı en fazla düşen ürünler ise yeşil soğan ve çilek olarak tespit edildi” ifadelerini kullandı.
“Ülkemiz ve Rusya arasında yaşanan olumlu gelişmeler biz üreticileri de umutlandırmaktadır”
Bazı ürünlerdeki üretici fiyat düşüşlerinde Rusya etkisine değinen Bayraktar, şunları kaydetti:
“Son günlerde ülkemiz ve Rusya arasında yaşanan olumlu gelişmeler biz üreticileri de umutlandırmaktadır. Özellikle bazı ürünlerde en büyük pazarımız konumundaki Rusya ile ticari ilişkilerimiz çok önemli boyutlardadır. Türkiye 2015 yılında Rusya’ya 3,6 milyar dolarlık ihracat yaparken, bu ülkede 20,4 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirmiştir. Dünyanın sayılı tarım ürünleri ithalatçısı ülkelerinden biri olan Rusya’nın gıda ve tarım ürünü ithalatı 40 milyar doları aşmaktadır. Rusya, gıda ve tarımda özellikle de yaş meyve sebze ihracatımızda en önemli ülkedir. 2015 yılında Rusya’ya 1,1 milyar dolarlık tarım ve gıda ihracatı yaparken, bu ülkeden çok büyük bölümü tahıl ve yağlı tohumdan oluşan 2,1 milyar dolarlık tarım ve gıda ithalatı gerçekleştirdik. Bu ülkeye yaptığımız ihracat içinde en önemli payı 2015 yılında 600 milyon dolarla meyve, 336,9 milyon dolarla sebze almaktadır. Meyve ve sebzenin toplam ihracatı 936,9 milyon doları bulmaktadır. Rusya 2015 itibariyle yaş meyve sebze ihracatımızdan miktar bazında yüzde 39, değer bazında yüzde 42 pay almıştır. Yaş meyve ve sebzede 2015 yılı Ocak-Mayıs döneminde Rusya’ya 529 bin 227 ton ihracat karşılığında 368 milyon 181 bin 469 gelir sağlanırken, 2016 Ocak-Mayıs döneminde 113 bin 119 ton ihracat karşılığında 78 milyon 179 bin 758 dolar gelir ancak elde edilebilmiştir. Geçen yılın aynı dönemine göre Rusya’ya yaş, meyve sebze ihracatımız miktar bazında yüzde 78,6, değer bazında yüzde 78,8 düşüş göstermiştir. Geçen yılın aynı dönemine göre ülkemizin uğradığı maddi kayıp 290 milyon dolar olmuştur.”
“2016 yılının ilk çeyreğinde kırmızı et üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artışla 237 bin 777 tona yükseldi”
Ramazan boyunca kesimlik hayvan sıkıntısı yaşanmayacağını söylediklerini hatırlatan Bayraktar, “Kesimlik hayvan sıkıntısı görülmedi. Et üretiminde de bir sorun olmadı. Zaten geçen yıl toplam kırmız et üretimimiz yüzde 14 artışla 1 milyon 8 bin 272 tondan, 1 milyon 149 bin 262 tona çıkmıştır. Bu yolda kırmızı et üretimindeki artış devam ediyor. 2016 yılının ilk çeyreğinde kırmızı et üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artışla 237 bin 777 tona yükseldi. Ramazan ayı öncesine göre üretici ve marketlerde et fiyatları az da olsa artış göstermiştir. Bu durum üretici fiyatlarında Ramazan ayının ilk yarısında görülmüştür. İkinci yarıda fiyatlar gerilemiştir. Nitekim üreticide hem dana eti hem de kuzu eti fiyatlarında Ramazan ortasına göre azda olsa düşüş oldu. Ramazan ayı öncesinde 24 lira 83 kuruş olan dana eti fiyatı, Ramazan ortasında 25 lira 80 kuruşa çıktıktan sonra Ramazan ayının son günlerini yaşadığımız bugünlerde 25 lira 50 kuruşa gerilemiştir. Kuzu eti fiyatı Ramazan öncesinde 25 lira 59 kuruştu. Bu rakam Ramazan ortasında 26 lira 11 kuruşa çıkmıştı. Bugünlerde 25 lira 81 kuruşa düştü. Market fiyatlarında dana eti Ramazan öncesinde 39 lira 50 kuruşken, Ramazan ortasında 40 lira 5 kuruşa, 29 Haziran’da 41 lira 32 kuruşa yükselmiştir.
Kuzu eti fiyatları markette Ramazan ortasında, Ramazan öncesine göre bir miktar düşmüş sonra yeniden yükselmiştir. Ramazan öncesinde kuzu eti 44 lira 93 kuruşken, Ramazan ortasında 44 lira 59 kuruşa inmiş, 29 Haziran’da 45 lira 65 kuruşa çıkmıştır” açıklamasında bulundu.
“Fiyatın 1 lira 15 kuruşun üzerine çıkarılması elzemdir”
Üreticide çiğ süt fiyatlarının Ramazan ayı öncesine göre 3 kuruş artarak 1 lira 3 kuruştan 1 lira 6 kuruşa çıktığını söyleyen Bayraktar, “Bilindiği üzere Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ süt tavsiye fiyatı Temmuz 2014 tarihinden bu yana 1 lira 15 kuruştur. Et ve Süt Kurumu’nun piyasaya müdahalesi fiyatın daha da düşmesine engel olmuştur. Üretimin sürdürülebilir olması için fiyatın 1 lira 15 kuruşun üzerine çıkarılması elzemdir” dedi.
“Üretici ve market fiyatları arasındaki fark en fazla yüzde 374,80 ile salatalıkta görüldü”
Bayraktar konuşmasına şöyle devam etti:
“Ramazan ayının sonuna gelinen şu günlerde üretici ve market fiyatları arasındaki fark en fazla yüzde 374,80 ile salatalıkta görüldü. Salatalıktan sonra fiyat farkı sırasıyla elmada yüzde 374,72, patateste yüzde 373,60, patlıcanda yüzde 299,22, kuru incirde yüzde 299, kabakta yüzde 258,71, sivri biberde yüzde 257,29, karpuzda yüzde 256,25, domateste yüzde 248,09, kuru kayısıda yüzde 243,33 oldu. Salatalık, elma ve patates 4,7 kat, patlıcan ve kuru incir 4 kat, kabak, sivri biber ve karpuz 3,6, domates 3,5, kuru kayısı 3,4 kat fazlaya tüketiciye satılmaktadır. Üreticimizin en fazla sıkıntı yaşadığı ve fiyat makasının açık olduğu bir diğer ürün ise fındıktır. Fındık fiyatları, alıcısı az, satıcısı çok olan bir piyasada hak ettiği değeri bu yıl asla bulamamıştır. Ramazan ayı öncesinde üreticide 19 lira olan iç fındık, bugünlerde 16 lira 40 kuruşa kadar inmiştir. Üreticide 16 lira 40 kuruş olan iç fındık, pazarda 30, markette 37 lira 64 kuruşa satılmaktadır. Kaldı ki fındık, Antep fıstığı gibi stoka müsait bir üründür. Yaş meyve sebze gibi firesi yüksek bir ürün de değildir. Bugün Antep fıstığında üretici market fiyat farkı yüzde 58,85 iken, fındıkta yüzde 129,51 çıkıyor olması tekelleşmenin, sömürünün en açık göstergesidir. Sürekli söylemekten dilimizde tüy bitti. Devletimiz bu haksızlığa mani olmalı, üreticimizin mağduriyetini gidermeli, fındık piyasasına müdahale etmelidir. Fiskobirlik gibi kooperatiflere devlet tarafından alım yaptırılması ve bunların piyasaya müdahalesi şarttır. Hem üreticilerimizin ürününün değer bulması ve hem de bu makasın kapatılması açısından bu müdahale gereklidir.”
“Üretici market fiyatları arasındaki makasta sorun devam ediyor”
Üretici market fiyatları arasındaki makasta sorunun devam ettiğini ifade eden Bayraktar, “Pazarlamadaki sorunlar nedeniyle üreticilerimiz düşük fiyata ürün satarken, tüketiciler de daha pahalıya ürün tüketmek durumunda kalıyor. Tarladan markete olan zincirin kısalması, fiyatların çiftçi lehine oluşturulabilmesi, tüketicilerimizin de uygun fiyatla ürün almalarının sağlanmasının yolu kuşkusuz ekonomik örgütlenmeden ve planlı üretimden geçmektedir” şeklinde konuştu.
İstanbul’da meydana gelen terör saldırısına da değinen Bayraktar, “İstanbul’da meydana gelen terör saldırısı bütün milletimizi yasa boğmuştur. Ben bu vesileyle bir kez daha, kalleşçe yapılan bu terör saldırısını lanetliyor, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar ve bütün milletimize başsağlığı diliyorum” dedi.
"Prim artışı talep ettik"
Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Bayraktar, buğday fiyatlarının açıklandığının hatırlatılması üzerine, “Buğday fiyatları enflasyonun altında kaldı. Bunun nedeni de bizim maliyetlerimizi dikkate aldılar. Biz prim artışı talep ettik. Bakanlığımız buğdayda prim artışı üzerinde çalışıyor. Bir prim artışı verilmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Kesimlik hayvan ithalatı söylemleriyle ilgili soruya Bayraktar, “Gelen hayvan miktarının çok önemli olmadığını görüyoruz. Üretimin artması fiyatların makum seviyeye gelmesi de en büyük etken, ithalat değil. Fiyatların makul seviyeye gelmesinden üretimin artması ciddi manada ithalat yapılmadığı takdirde bu üretim artmaya devam edecektir. Önümüzdeki en büyük engel ithalattır. İthalattan kesinlikle kaçmamız lazım. Biz inanıyoruz ki çok yakın bir tarihte üretim rakamları 1,5 milyon tonun üzerine çıkacaktır. Bu da arz talep dengesini sağlamış olacaktır. Fiyatlar belki de daha makul seviyelere gelecek” yanıtını verdi.
İthalata karşı olduklarını söyleyen Bayraktar, “Günlük bizim et tüketimimiz 3 bin tonlar civarında. 6 bin tonluk bir ithalat önemli bir rakam değil, piyasayı etkileyecek bir rakamda değil. Piyasayı etkileyebilecek üreticimize zarar verecek bir ithalata biz karşı çıkarız” dedi.
Rusya ile ilişkiler hatırlatılarak, ihracatın ne zaman artacağı bunun üreticiye yansımasının nasıl olacağı sorusuna Bayraktar, “Ekonomik kaybı söyledik. Ülkemizin 290 milyon dolar civarında bir kaybı var. Biz önümüzdeki sezon için umutluyuz. Bu sezon üreticimizin bir miktar mal elinde kaldı. Bir miktar mala da başka pazarlar bulmaya çalıştık ama üreticimiz mağdur oldu. Önümüzdeki yıl için umutluyuz” değerlendirmesinde bulundu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.