Bu haber kez okundu.

Türkiye, çilek üretiminde dünyada 3. sırada
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nürgül Türemiş, Türkiye’nin çilek üretiminde dünyada 3. sırada olduğunu ve halen büyüme potansiyeli de bulunduğunu söyledi.
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü’nün ev sahipliğinde gerçekleştirilen 5. Ulusal Üzümsü Meyveler Sempozyumu’nun açılışı Anemon Otel’de yapıldı.
Açılışa Çukurova Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Halil Elekcioğlu, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, Tarım İl Müdürlüğü yetkilileri, ilgili kurum ve kuruluş temsilcileri, akademisyenler ve davetliler katıldı.
Saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan sempozyumun açılış konuşmasını Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Nürgül Türemiş yaptı. Prof. Dr. Türemiş üzümsü meyvelerin insan sağlığı açısından son derece önemli olduğuna vurgu yaparak, üzümsü meyvelerin antioksidan içerikleri nedeniyle büyük oranda rağbet gördüğünü söyledi.
“Türkiye çilek üretiminde dünyada 3. sırada”
Üzümsü meyvelerin en önemlilerinden birinin çilek olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Türemiş, çilek üretiminde Türkiye’nin 3. sırada olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Türemiş konuşmasına şöyle devam etti:
“Çilekte hala kapasitemiz var. Birçok bölgemiz geliştiricilik için müsait. Gerek organik gerek iyi tarım uygulamaları yapılan birçok bölgemiz var. Sadece insan sağlığı açısından değil aynı zamanda pasta, dondurma, meyve suyu, reçel, marmelat ve hatta kozmetik sanayinde bile önemli yeri var üzümsü meyvelerin.”
Sempozyum Onursal Başkanı Prof. Dr. Nurettin Kaşka’nın Türkiye’deki çilek üretiminin başlaması ve gelişmesine yönelik sunumun ardından Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Nurgül Türemiş, Prof. Dr. Kaşka’ya teşekkür belgesi takdim etti.
Yaltır: "Üzümsü meyvelere hormon iftirası atılıyor"
Silifke Çilek Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Yaltır ise, üniversite ve araştırmacıların fikirlerini özel sektörün bir yere taşıması gerektiğini ifade ederek, Türkiye’nin meyve cenneti olduğunu ve bunun iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Üzümsü meyvelere hormon iftirasının atıldığını ifade eden Yaltır, ayrıca zirai kalıntılarla ilgili de açıklamada bulundu.
Prof. Dr. Elekcioğlu: “Çiftçilere eğitim verilerek ilaç kalıntısız tarım yapılabilir”
Çukurova Üniversitesi Rektör Yardımcısı Pof. Dr. Halil Elekcioğlu da, üniversitedeki bilgilerin sanayiye aktarılması gerektiğini ifade ederek, üzümsü meyveler konusunda uzman olmayan kişilerin zirai ilaç kalıntıları ile ilgili gerçek dışı açıklamalar yaptığını söyledi. İlaç kalıntısı olmadan usulüne uygun çilek üretiminin mümkün olduğuna değinen Elekcioğlu, çiftçilerin eğitimi ve denetimlerle bu sorunun aşılacağını söyledi.
“Zehir diye bir şey yoktur, bir şeyi zehir yapan dozudur”
Her yıl tarım ilaçlarının yeniden ele alınarak düzenlendiğini söyleyen Prof. Dr. Elekcioğlu, önemli olanın tarım ilaçlarının usulüne uygun olarak kullanılması olduğunu belirtti. Zehir diye bir şeyin olmadığın vurgulayan Elekcioğlu, “Bundan 10 yıl önce bin etkili madde varken günümüzde bu sayı 300’lere kadar düştü. Tarım Bakanlığı gelişmiş ülkelerin yasakladığı ilaçları anında yasaklıyor. Önemli olan tarım ilaçlarının usulüne uygun olarak kullanılması” dedi.
Açılış konuşmalarının ardından Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Nurgül Türemiş, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Halil Elekcioğlu ve sponsorlara çiçek ve teşekkür belgesi takdim etti. Sempozyum, konuşmacıların sunumlarının ardından çekilen anı fotoğrafıyla son buldu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.