Bu haber kez okundu.

TBB Başkanı Aydın’dan önemli açıklamalar
TBB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğu ve güneydoğulu iş adamlarının kredi sorunlarını çözmek için TBB’yi devreye soktuğuna ilişkin çıkan haberler, Başbakan Binali Yıldırım’ın Bankacılara yaptığı "Tefecilik yapmayın" uyarısı ve kurdaki hareketlerin kredilere etkileriyle açıklamalarda bulundu.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulları ortak bir toplantıda bir araya geldi. İTO Başkanı İbrahim Çağlar ve TBB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın başkanlığında gerçekleşti. Konuşmaların ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Aydın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğu ve güneydoğulu iş adamlarının kredi sorunlarını çözmek için TBB’yi devreye soktuğuna ilişkin çıkan haberler, Başbakan Binali Yıldırım’ın Bankacılara yaptığı "Tefecilik yapmayın" uyarısı ve kurdaki hareketlerin kredilere etkileriyle ilgili şu açıklamalarda bulundu: "Hepimizin bildiği gibi 2008’de dünya krize girdiğinde diğer bütün ülkelerin bankaları devletlerinden yardım aldığı halde, Türk bankacılık sistemi o dönem devletinin herhangi bir yardımına, desteğine ihtiyaç duymaksızın Türk reel sektörünü finanse etmeye devam etti. Bundan sonra da devam edecektir. 2001 öncesi ve sonrası Türk bankacılığına bakarsanız aradaki farkları görebilirsiniz. 2001’e geri dönüp bakıldığında bankaların bilançolarının içinde üretime ve istihdama verdikleri pay görülebilir. Kredilerin bilanço içindeki payına baktığınız zaman o günün bankacılığı ile bugünün bankacılığını ayrıştırırsınız. Dün salt devlete borç veren bankacılıktan, bugün reel sektöre bireylere borç veren bir bankacılık sektörüne geldik. Yanlış yapanlar eksik yapanlar olabilir ama bu genel bir şey değildir. Bu toplantının amacı da bu yanlışları eksikleri görebilmek. Finans sektöründe hangi ürünler, hangi imkanlar varsa bunu reel sektöre, bireylere kullandırmama gibi bir şey düşünülemez. Bankacılık sektörü Türkiye’de bulunan mevduattan daha fazla kredi veriyor. Kredi verebilmek için mutlaka bilançonun pasifinin de iyi yönetilmesi gerekiyor. Bugüne kadar, 1994, 2001 ve 2004 krizlerinde bu iyi yönetildi. Bugün o günlere nispetle daha az sıkıntılı bir süreç yaşıyoruz ve bu süreçleri salt Türkiye’de de yaşamıyoruz. Dolayısıyla Türk bankacılık sisteminin bunu yönetememesi gibi bir durum söz konusu değil.
Türk bankacılık sistemi İstanbul’da, Ankara’da ne yapıyorsa, doğuda da aynısını yapacak, batıda da aynısını yapacak. Bizim coğrafya ayrımı yapmamız söz konusu değil. Bunun böyle bilinmesi gerekir. Elimizden gelen her şeyi ticari usul ve esaslara göre yapmak görevimiz bunu yapmayan varsa, ona ilişkin yasal düzenlemelerle gereğini zaten devlet yerine getirir. Coğrafya ayrımı yapmak gibi bir durumumuz yok. Ama sektörün bazı bankalarının şubeleri orada olmayabiliyor. Batıda da olmayabiliyor. Bu orada olmadığımız anlamına gelmiyor. Türkiye’de 50 küsur banka var. Çok sayıda bankamız bahsettiğiniz bölgelerde görev yapıyor. Biz İstanbul’da hangi kredilendirmeyi yapıyorsak, o coğrafyada da benzer kredilendirmeyi yapıyoruz. Hatırlarsanız 6 ay önce oralarda farklı olaylar olduğu halde, bizim şubelerimiz de bölgelerimiz de 7 gün 24 saat çalışmaya devam etti, bundan sonra da devam edecek. İstanbul’dan aldığımız payla, bahsettiğiniz bölgeden aldığımız payı mukayese ederseniz, bizim o bölgedeki payımız İstanbul’dan daha yüksek".
TBB Yönetim Kurulu Başkanvekili Ümit Leblebici kur seviyesinin kredi maliyetlerine yansımasıyla ilgili olara şunları söyledi: "Kur seviyesi ile maliyetler arasında tam bir kolerasyon yok bunun için kur seviyesinden bağımsız bakmak lazım. Maliyetlerimizi artıran, genel olarak Fed’in faiz artırımı gibi global ekonomideki değişmelerdir. Bugüne kadar Moody’s’in not indiriminden sonra diğer piyasalardan çok da ayrışmadığımızı görüyoruz. Bir süre daha böyle devam eder".
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.