Bu haber kez okundu.

“Taşkömürü Ve Demir-çelik” Paneli
Zonguldak’ta “Taşkömürü ve Demir-Çelik” paneli düzenlendi. Panelde, Zonguldak kömür havzasının tarihi ve bugünü anlatıldı. Panelde, Türkiye Taşkömürü Kurumu’na yatırım yapılması ve işçi alınması konuşuldu.
Genel Maden İşçileri Sendikası, Zonguldak’ın Kurtuluşu’nun 95. Yıldönümü ve Uzun Mehmet’in Kömürü Buluşunun 187. Yılı etkinlikleri kapsamında “Taşkömürü ve Demir-Çelik” paneli düzenledi.
GMİS Şemsi Denizer Konferans Salonu’nda gerçekleşen paneli GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci yönetti. Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sencer İmer ile Bülent Ecevit Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuri Ali Akçin, panele konuşmacı olarak katıldı.
Panelde; Zonguldak Maden Havzası’nın geçmişi, bugünü değerlendirildi ve geleceğe ilişkin öneriler ortaya konuldu. Panelin açılış konuşmasını GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci yaptı. Demirci, “Türkiye bugün ciddi sosyal sorunlar yaşıyor. Aslında bunların ekonomik nedenleri de var. Özellikle 1990’lardan sonra uygulanan ekonomi politikalar dengeyi bozdu. Tüketim arttı, üretim geriledi. Borçlar arttı, Türkiye emperyalist güçlerin doğrudan ve dolaylı müdahalelerine açık hale geldi. Biz GMİS olarak Zonguldak halkı olarak 1990 yılından bu yana uyarılarımızı yapıyoruz. Burada 1 milyar tonun üzerinde kömür rezervi var. Türkiye’nin sadece bu bölgesinde bulunan ve koklaşabilir özelliği ile demir-çelik sektörünün güvencesi olan taş kömürün yeterince üretemediğimiz için bölgemizdeki Kardemir ve Erdemir dışarıdan kömür alıyor. Özelleştirilen ÇATES, ithal kömüre dönme hesabı yaparken kömür var gerekçesiyle bölgemize kurulan enerji santralleri; tamamen ithal kömür kullanıyor. Yeni santral projeleri hazırlanıyor” dedi.
“YERLİ KAYNAKLARA DÖNÜŞ YOLU ARIYORUZ”
Türkiye Taşkömürü Kurumu’nu dolduracak hiçbir şirketin olamayacağına dikkat çeken Genel Başkan Ahmet Demirci, “Çevre, doğa ve insan sağlığı hiç önemsenmiyor. Kömür havzamız en çok kömür ithal edilen bölge oldu. Cari açığı kadar enerji ithalatımız var. Şimdi yerli kaynaklara dönüş yolu arıyoruz. Yerli kaynaklarımıza döneceğiz ama bu iş devlet ciddiyeti ile yapmak Soma faciası gibi yüzümüze gözümüze bulaştırmadan yapmak mecburiyetindeyiz. TTK’nın yerini doldurabilecek hiçbir şirket yoktur. Biz özelleştirme düşüncesine karşı her zaman mücadele ettik. Ve devam ediyoruz. Türkiye’nin koklaşabilir özellikteki kömüre ihtiyacı var. Tek çıkar yol işçi açıklarını gidermek ve gerekli yatırımları yapmaktır” diye ifade etti.
“GEMİCİLİK SANAYİ ANINDA DURUR”
Türkiye’nin herhangi bir şekilde kömür ithalatı yapamadığı takdirde gemicilik sanayisinin anında duracağını söyleyen Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sencer İmer, “Türkiye herhangi bir şekilde dışarıdan kömür alamasa, ambargoya uğrasa veya başka bir durumla karşılaşsa gemicilik sanayi anında durur. Bunu harekete geçirebilecek tek kaynak burasıdır. Zonguldak’tır. Dolayısıyla Zonguldak’ın koklaşabilir taş kömürü üretimi kesinlikle kullanılmalıdır. Zonguldak bu değerli kömürü enerjiye çevirip, elektriğe çevirip harcaması esasen lükstür. Bu kömür Türkiye’nin çelik ihtiyacını karşılamak için olması gereken kömürdür” şeklinde konuştu.
“YAPILMASI GEREKEN YATIRIM VE İŞÇİ ALMAKTIR”
Filyos Projesi’nin önemine değinen Sencer İmer, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Şu anda Türkiye’nin Erdemir’de yaptığı üretim 10 milyon ton civarındadır. Toplam çelik üretiminin Türkiye’de ancak biz Erdemir’de yüzde 25’ini yapıyoruz. Yüzde 75’ini ark ocaklarında yapıyoruz. Türkiye şu anda Erdemir’de ürettiği sacın iki katını ithal ediyor. Türkiye’nin Erdemir gibi iki tane daha demir-çelik fabrikasına ihtiyacı var. Bunun için Filyos Projesi’ni geliştirdik. Filyos aynı zamanda Zonguldak’ın ayağa kalkması için gerekli olan bir projeydi. Her şeyden önce mevcut olan 1 milyar tonun üzerindeki taşkömürünü çıkartmak gerekiyor. Şu anki düşük üretim seviyesinden 5 milyon tonu asgari çıkartmamız gerekiyor. Şu anda ihtiyacımız olan kömür de 6 milyon ton civarında. Zonguldak Türkiye’nin metalürjik kömür ihtiyacını karşılayan bir kurum haline gelecek. Bu kömür elektrik üretmek için yakılarak ortadan kaldırılmayacak. Bu çok önemlidir. Yer altında üretim işçisi ve aynı zamanda hazırlık işçisi ihtiyacı var. Yapılması gereken şey yatırım artı işçi almaktır.”
Panelde, BEÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuri Ali Akçin de bilgiler aktardı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161