Bu haber kez okundu.

Sustaınable Brands 2016 İstanbul Başladı
Sustaınable Brands 2016 İstanbul, sürdürülebilir gelecek için çalışan marka liderlerini bir araya getirdi. İspanyol ECOALF markasının kurucusu Javier Gyoneche, “Başka bir gezegen yok” diyerek harekete geçme çağrısı yaptı.
Sustaınable Brands 2016 İstanbul, sürdürülebilir gelecek için çalışan marka liderlerini bir araya getirdi. Konferansta, yeni marka stratejileri, inovasyon, dijitalleşme, yeni tüketici trendleri, tedarik zinciri, sürdürülebilirlik hedefli start-up, sosyal etki ve iletişim konuları masaya yatırıldı. Konferansta İspanyol ECOALF markasının kurucusu Javier Gyoneche, “Başka bir gezegen yok” diyerek harekete geçme çağrısı yaparken, 2015 yılının en önemli 10 medya ve iletişim gurusundan biri olan Jakob Tröllback, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine yönelik kurguladıkları yeni iletişim dili hakkında bilgiler verdi. Marka trendisi Jody Turner ise ‘marka yapıcı’ olarak nitelediği bugünkü kuşaklara yeni bir dünya yaratmaları için fırsat verilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Sürdürülebilir marka liderlerinin bir araya geldiği konferansın açılış konuşmasını yapan Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Üyesi Semra Sevinç, tüketicinin değiştiği, dijitalleşmenin hızla sürdüğü bir ortamda markaların başarı için yeni bir yol haritasına ihtiyacı bulunduğunu belirterek, “Her yıl 12 farklı ülkede gerçekleşen Sürdürülebilir Markalar Konferansı iş dünyasına bir bilgi ve iş birliği platformu sunuyor” dedi. Sevinç, ABD/San Diego ve Brezilya/Rio de Janeiro’dan sonra İstanbul’un, Sürdürülebilir Markalar Konferansı’nın düzenlendiği ilk 3 lokasyon arasında yer aldığını vurguladı.
“TÜRKİYE’DE YENİ AZİZ SANCAR’LAR ÇIKARACAK CEVHER VAR”
Moderatörlüğünü Yazar ve Eleştirmen Thomas Kolster’in yaptığı oturumda BASF Türk CEO’su Buğra Kavuncu, sürdürülebilir eğitim hamlesiyle Türkiye’ye katkı sağlamayı hedefledikleri ‘81 İlde 81 Kimya Laboratuvarı’ projesini paylaştı. Kavuncu, “Sürdürülebilir bir gelecek için kimya yaratıyoruz’ misyonu doğrultusunda farklı ihtiyaç gruplarının sesini dinliyor; ihtiyaç neredeyse orada olmaya çalışıyoruz. Türkiye genelindeki liselerde laboratuvarlarla ilgili bazı çalışmalar yapılabileceğini tespit ettiğimiz 2010 yılında bu projeyi hayata geçirdik. Bugüne kadar 60 laboratuvarı açtık, bu yıl da 10 yeni laboratuvar daha açmayı hedefliyoruz. Çocukların, gençlerin gözündeki ışığı görmek, bize büyük mutluluk veriyor. Aralarından yeni Nobeller alacak Aziz Sancar çıkması bize gurur verir” dedi.
2015 yılının en önemli 10 medya ve iletişim gurusundan biri olan Jakob Tröllback, Sürdürülebilir Markalar Konferansı katılımcılarına, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine yönelik kurguladıkları yeni iletişim dili hakkında bilgiler verdi. İletişim için değişime yönelik yeni bir dil geliştirilmesinin insanların konuya dahil edilmesine katkı sağlayacağını vurgulayan Tröllback, “Oldukça karmaşık ve uzun bir şekilde dile getirilen 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefini, ‘sıfır yoksulluk’, ‘sıfır açlık’, ‘karada yaşam’ gibi sloganlarla ifade etmeye çalıştık. Görsel bir dile olan ihtiyacımızı çeşitli ikonlarla karşıladık. Böylece insanların sevmesini ve duygusal olarak bağlanmalarını sağladık. Dünyanın farklı bölgelerinden fotoğraflar gelmeye başladı. Konferanslarda ve hatta konserlerde artık bu ikonlar kullanılıyor. Liverpool Futbol Takımı formasının üzerinde bu ikonlara yer verdi” diye konuştu. Tröllback, yeni bir iletişim dili belirlemek isteyen şirketlere, “Unutmayın! İletişimi daha karmaşık hale getirdikçe kimse kazanmayacak. Aksine karmaşık olanı sadeleştirin ve güzel kılın!” önerisinde bulundu.
“BUGÜNKÜ KUŞAKLARA YENİ BİR DÜNYA YARATMALARI İÇİN FIRSAT VERİN”
Global gelecek pazar ve marka  trendisti olan Jody Turner da bu yıl dördüncü kez katıldığı Sürdürülebilir Markalar Konferansı’nda markaları etkileyen beş ana trendi anlattı. Turner, “Kürele olanı yerel düzeye indirgemek gerekiyor. Mutlaka bir yerel dilimiz olmalı, ben buna ‘Glocal (Global+Local) diyorum” şeklinde konuştu. Turner, ‘marka yapıcı’ olarak nitelediği bugünkü kuşaklara yeni bir dünya yaratmaları için fırsat verilmesi gerektiğine dikkat çekti.
2013 yılında geri dönüştürülebilir malzemelerden kıyafetler üretmek amacıyla kurulan ve sürdürülebilir tüketim ile moda devrimi yaparak Hollywood markası haline gelen ECOALF’in yaratıcısı, İspanyol girişimci ve aktivist Javier Goyeneche, inovasyon, tasarım, teknoloji ve sürdürülebilirliğe dayanan üretim yaklaşımlarının ipuçlarını paylaştı. Goyeneche, kendisini bu marka girişimine yönlendiren hikayeyi şöyle anlattı: “Dünyada her yıl 50 milyon adet plastik torba kullanılıyor. Üstelik bunun yüzde 25’lik kısmı sadece 30 dakikalık ömre sahip. Her yıl 650 bin balık ağı öylece denize bırakılıyor. Denize atılan cam şişeler 700 yıl, lastik şişeler 450 yıl, metal kutular ise 200 yıl kalıyor. Oysa bu atıkların yüzde 60’ı geri dönüştürülebilir.
Yapılan bir araştırmaya göre balıkların yediği plastik oranı %32 ve 2050 yılına kadar denizlerdeki plastik miktarı balık miktarından çok daha fazla olacak. Dolayısıyla artık ‘harekete geçme zamanı’ diyerek, sürdürülebilir kaynakları tüketmemek ve geri dönüştürülebilir malzemeleri kullanarak kıyafetler üretmek için E COALF’i kurduk. Kullandığımız malzemelerin geri dönüştüm oranı yüzde 85 ila 100 arasında. Balık ağlarını, kahve artıklarını, kullanılmış kamyon lastiklerini alarak yeni ürünler yaratıyoruz”. Goyeneche, “Başka bir gezegenimiz yok! Biz enerjimizi ekosistemi değiştirmeye harcamıyoruz, yeni bir model yaratmaya harcıyoruz. Bu şekilde atığı dönüştürebiliyoruz” dedi.
“TÜRKİYE’DE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞE DUYARLILIK VE HAREKETE GEÇME İSTEĞİ VAR”
Beşinci yılını geride bırakan Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı doğrultusunda Türkiye’de kaydettikleri performansı anlatan Unilever Türkiye Dondurma Kategorisi Pazarlama Direktörü Tolunay Tanrıdağlı da şu bilgileri verdi: “Lipton Sürdürülebilir Çay Tarımı Projesi kapsamında 2015 yılında ‘Eksik Olma’ platformunu hayata geçirdi. Ünlü sanatçı Sezen Aksu ‘Çaya Güzelleme’ adını koyduğu bir eserle hareketimize katkı sağladı. Açılan imza kampanyasına 1.416.308 kişinin imza koyması, Türkiye’de sürdürülebilirlik hareketine duyarlılık olduğunu ve harekete geçme isteğini gösteriyor. 2010 yılından bu yana Türkiye’de 1.000 kadına iş imkanı yarattık. Knorr ile yüzde 100 sürdürülebilir tedarike ulaştık. Bugün 52 Yeşil Satış Noktamız var. Lipton ve Knorr markalarımız toplam 27 bin çiftçiye eğitim ve destek sağladı. Algida yüzde 100 sürdürülebilir tek şirket konumunda. Konya’da 40 aile Algida için sürdürülebilir çilek üretiyor.”
Sunar Grup CEO’su Hüseyin Nuri Çomu, “Biz kendimizi girişimci ve yatırımcı olarak tanımlıyoruz. Bize göre girişimci, bundan 5-10-15 yıl sonrasını düşünen insandır. Bugünkü değerleri korumalı ve daha öteye taşımalıyız. Biz, geleceğe oynayan insanlarız. Gelecekte daha iyi bir dünyayı yeni kuşaklara sağlamalıyız” dedi. Çomu, Sunar Grup olarak hayata geçirdikleri Sunar Parlak Gelecek Platformu hakkında bilgiler vererek, “Biz, sürdürülebilir markalara sürdürülebilir ürünler sunan bir tedarikçi olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
“MOBİL ÜZERİNDEN ARAMA YAPMA ORANI SON İKİ YILDA YÜZDE 300 ARTTI”
Schneider Electric Dijital ve Web Pazarlama Başkan Yardımcısı Shawn Burns “Schneider Electric müşterileri, bir ürün veya hizmetimizi satın almadan önce ortalama 12 kez internet araştırması yapıyor” diyerek dijitalleşmenin önemini vurguladı. Burns, bu nedenle dijital iletişimin pazarlama stratejilerinin temelini oluşturduğunu belirtti. Dijital dünyada markalar için kuralların değiştiğinin ve müşteri olarak tasvir edilen kişilerin gittikçe gençleştiğinin altını çizen Burns, ürünlerin artık videolar sayesinde satıldığını belirtti. Ticari (B2B) alıcıların %90’ının akıllı telefonlar üzerinden işlem yaptığını aktaran Shawn Burns, mobil üzerinden arama yapma oranının son iki yılda yüzde 300 arttığını kaydetti.
“VODAFONE, DİJİTAL DÖNÜŞÜM İLE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE YENİ KAPILAR AÇIYOR”
İletişim teknolojilerinin sürdürülebilir bir gelecek oluşturmada üstlendiği dönüştürücü etkiyi “Teknoloji Hayatın Hizmetinde” yaklaşımıyla hayata geçirdiklerini aktaran Vodafone Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Çeşitlilik Direktörü Gizem Keçeci, şunları söyledi: “Vodafone olarak, ticari ve sosyal yatırımlarımızın merkezine yerleştirdiğimiz sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda verimlilik uygulamalarıyla bir yılda 8,3 milyon TL’ye yakın tasarruf elde ettik. Bu uygulamalarla 18 binden fazla ağacın kesilmesini önlerken, son 5 yılda 46 milyon TL’yi aşkın tasarruf sağladık. Öte yandan, Dijital Dönüşüm, bugün sadece bireysel haberleşme ihtiyaçlarımızı karşılamakla kalmıyor; sağladığı verimlilik ve tasarruf artışıyla sürdürülebilir büyümenin de lokomotifi olmayı sürdürüyor.
Türkiye’nin Dijital Dönüşüm vizyonuna liderlik etme hedefiyle, iki yıl önce duyurduğumuz Dijital Dönüşüm Hareketi’nin önemli bir ayağını da toplumsal gelişime destek vermek için yaptığımız sosyal yatırımlar oluşturmaya devam ediyor. Dijital Dönüşüm ile sürdürülebilirlikte yeni kapılar açmaya devam ediyoruz. Bu doğrultuda 2011 yılından bu yana kadın odaklı yürüttüğümüz tüm çalışmalarımızı 2013 yılında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın da desteğiyle ‘Vodafone Önce Kadın’ programı altında topladık. Böylece Türkiye’de ilk kez kadına yönelik tüm ürün, servis, proje ve hizmetler tek çatı altında buluşturduk. İletişim teknolojilerinin gücünü kullandığımız ‘Vodafone Önce Kadın’ programı kapsamında bugüne kadar 650 binden fazla kadınımıza bilgiye erişim, gelir ve iletişim fırsatları sağladık. Engeli ve dezavantajlı gençlerin aktif ve üretken bireyler olarak toplumda yer almalarını hedefleyen çalışmalarımızla da 140 binden fazla engelli ve sosyal dezavantajlı bireyin hayatına dokunduk”.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161

banner193