Bu haber kez okundu.

Lojistik Sektörü ‘Lojistik Köy’ İstiyor
Lojistik ve tedarik zinciriyle ilgili sorunlara çözüm önerileri getirmeyi hedefleyen 5. Ulusal Lojistik ve Tedarik Zinciri Kongresi Mersin’de başladı. LODER Başkanı Mehmet Tanyaş, Türkiye’de bir tane bile lojistik köy olmadığını belirterek, “Lojistik köy sorununun mutlaka çözülmesi lazım. Devletten en büyük beklentimiz bu” dedi.
Lojistik Derneği (LODER), Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) ile Toros Üniversitesi işbirliğinde düzenlenen 5. Ulusal Lojistik ve Tedarik Zinciri Kongresi’nin beşincisi yoğun bir katılımla başladı. Geçmiş yıllarda akademik camia tarafından düzenlenen kongre, bu yıl ilk kez Mersin ayağında özel sektör ile sivil toplum kuruluşlarının da ortaklığıyla yapılıyor. İki günü oturumlar olmak üzere 3 gün sürecek kongrede, lojistik ve tedarik zinciri yönetimiyle ilgili sorunların çözümüne yönelik konuların ele alınarak çözüm önerileri sunulacak. “Karma Taşımacılık, Doğu Akdeniz’de Lojistik” temasıyla gerçekleştirilen kongrede 8 davetli konuşmacı, 42 üniversiteden 156 akademisyen ve araştırmacı 90 bildiri sunacak.
Mersin Divan Otel’de düzenlenen kongrenin açılışına Mersin Valisi Özdemir Çakacak, Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Nejat Atilla Demirhan, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Gökbel ile Mersin içinden ve dışından çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.
“LOJİSTİK KÖY MUTLAKA ÇÖZÜLMELİ”
Kongrenin açılışında konuşan LODER Başkanı Dr. Mehmet Tanyaş, lojistiğin nakliye sektörü ile karıştırılmaması gerektiğini vurguladı. Lojistiğin daha karmaşık ve bilgi kökenli olduğunu dile getiren Tanyaş, tedarik zincirini oluşturarak Türkiye’nin rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini söyledi. Bu konuda lojistik köylerin çok önemli olduğunu belirten Tanyaş, Türkiye’de bir tane bile lojistik köy bulunmamasından yakındı. Bu durumun düzeltilmesini umduklarını ifade eden Tanyaş, “Lojistik köy sorununun mutlaka çözülmesi lazım. Devletten beklediğimiz en büyük olay bu. Lojistik köy kavramı ilk kez Mersin’de dillendirildi ve 2 bin 800 dönüm olarak hatırlıyorum. Bugün İspanya’da Zaragoza Lojistik Merkezi 17 bin dönümün üzerinde kurulmuş. Avrupa’da 100 tane lojistik köy var. Devletten en büyük beklentimiz Türkiye’de de bu konunun çözülmesi. Lojistik köy sorunu çözülmezse demiryolları hiçbir işe yaramayacak. Lojistik köyler kurulacak ki, onlar arasında ring yapan demiryolları olacak. Demiryolu çalışırsa para kazanılır. Vagonlar giderken dolu, dönüşte boş olursa sonuç alamazsınız. Bunun için de lojistik köylere son derece ihtiyaç var. Yeni Başbakanımız zaten lojistik kökenli ve bu işleri iyi bilir. Bu nedenle bu konuyu da çözeceğine inanıyorum” diye konuştu.
“LOJİSTİK MERKEZİ OLMAYAN BİR LOJİSTİK KENT OLUR MU?”
MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut ise Mersin olarak gerek lojistikte gerekse onu destekleyen tüm yan sektörlerde katma değer oluşturan bir kent olmayı hedeflediklerini söyledi. Dünyanın ticaret dengesi değiştikçe, ticaretin de haritasının değiştiğine işaret eden Aşut, “Amacımız ve çabamız, değişen bu haritada Mersin olarak hem Türkiye’nin hem de Akdeniz havzasının lojistik üssü olmaktır” şeklinde konuştu.
Lojistikte sağlam bir alt ve üst yapıya ihtiyaç duyulduğunu, buna ister üs ister merkez densin önemli olmadığını vurgulayan Aşut, ancak bu sağlam yapı ile ihracatçının rekabetçi olabileceğini, nakliyecinin, limanın, gümrük müşavirlerinin para kazanabileceğini, firmaların lojistik maliyetlerini düşürerek tasarruf ederek verimli olabileceğini anlattı. Bu kazanımları elde etmedikten sonra ilgisiz yerlerin lojistik üs veya merkez ilan edilmesinin, masa başından illere ya da bölgelere yapay sıfatlar dağıtmanın ekonomiye fayda sağlamayacağını belirten Aşut, “Bizlerin tabela ekonomisine ihtiyacı yok. Verimliliği esas alan bir hedef oluşturma zihniyetine ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.
Dünyada birçok ekonomik ve siyasi sıkıntı yaşandığını kaydeden Şerafettin Aşut, şöyle devam etti: “Hiçbir uluslararası sorun, hiçbir ekonomik kriz, hiçbir uluslararası olumsuz gelişme, bizim içeride yapmamız gereken şeyleri yapmamamız kadar bize zarar vermemektedir. Lojistik Merkezi olmayan bir lojistik kent olur mu? Bu iddia, üniversitemiz olmasın ama bilginin kenti olalım iddiası kadar anlamsızdır. Lojistik, Türkiye’nin önemli bir sektörüdür, özellikle Mersin için omurga sektörlerden biridir. Mersin, bu ülkenin giriş ve çıkış kapısıdır. Marmara’dan sonra ülkenin en büyük ekonomi bölgesinin hayati noktası olan bu kent, hala olmayan lojistik merkeziyle lojistik değil, ne yazık ki nakliyecilik yapmaktadır. Okyanusları geçtik, derede boğulduk. Bakanlarımızın desteğini aldık, müdürlükleri aşamadık. Kurumları aştık, kişileri aşamadık. Ama yılmadık, pes etmedik. Çünkü Mersin için, ülkemiz için oyunu terk etme şansımız yok.”
Toros Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yüksel Özdemir de kongrenin ‘Küreselleşmeyle Değişen Ticaret, Karma Taşımacılık, Doğu Akdeniz’de Lojistik’ temasıyla düzenlendiği bilgisini verdi. Bu konunun tüm taşıma disiplinlerini barındırdığını dile getiren Özdemir, “Bu bölge lojistiğin kalbi. Tüm kurumlar olarak bu sektörün gelişimine destek vermeliyiz” dedi.
“YATIRIMLAR LOJİSTİKTE SIÇRAMA YAPTIRACAK”
Mersin Valisi Özdemir Çakacak ise Mersin’e yapılan ve yapılması planlanan lojistik yatırımları hakkında bilgi verdi. Mersin’in önemli bir ticaret merkezi olduğuna dikkat çeken Çakacak, Çukurova Bölgesel Havalimanı, Akdeniz Sahil Yolu, Mersin-Adana karayolunun genişletilmesi projeleri ve diğer tüm kara ve hava yolu yatırımlarının kentin ulaşım altyapısını güçlendirmeyi amaçladığını belirtti. Türkiye’de yapımı planlanan 19 merkezden biri olan Yenice Lojistik Merkezi’nin altyapısına ilişkin birinci etabın tamamlandığını, ikinci etapla ilgili ihale sürecinin devam ettiğini anlatan Çakacak, şunları söyledi: “Aynı zamanda lojistik bir merkez olan Mersin’e bu yönde sıçrama yaptıracak ve devletimizin, hükümetimizin belirlediği hedeflere azami katkı sağlama noktasında kararlılıkla ilerlemesini sağlayacaktır.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.