Bu haber kez okundu.

"Helal Gıda Sadece Helal ET Değildir"
GİMDES Başkanı Dr. Hüseyin Kami Büyüközer, helal gıdanın sadece et olmadığını günümüzde tükettilen çikolata, şeker, un, helva gibi gıdalarda da helal olmayan ve sağlığa zararlı madde bulunduğunu aktardı.
Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları Derneği’nin (GİMDES) Başkanı Hüseyin Kami Büyüközer, helal gıdanın sadece et olmadığını günümüzde tükettilen çikolata, şeker, un, helva gibi gıdalarda da helal olmayan ve sağlığa zararlı madde bulunduğunu söyledi. Büyüközer: "Tüketiciler açısından helal gıda konusu sadece et tüketimi açısından değerlendiriliyor ancak günümüzde tükettiğimiz çikolata,şeker,un,helva vs. gıdalarda helal olmayan ve sağlığa zararlı madde bulunmaktadır. Helal gıda meselesi, sadece kırmızı et , beyaz etten ibaret değildir. GİMDES olarak 2005 yılından itibaren yapmış olduğumuz çalışmalarda Müslüman halkımızın helal lokmayı sadece helal etten ibaret gören bir bilgisizlik içerisinde olmaları GİMDES’in helal lokma konusunda daha fazla seminer, konferans ve yayın çalışmaları yapmasına vesile olmuştur. ABD’de henüz ’helal’ ve Kosher sertifikasının yaygın olmadığı 1980’li yıllarda Austin, Texas’ta, ABD’nin en büyük süpermarket zincirine başvurduk bize ’içinde domuz eti, yağı veya türevleri bulunan gıdaların listesini verir misiniz?’ dedik. Sadece bir avuç Müslüman idik. Adamlar bize ellerinde hali hazırda böyle bir listenin olmadığını, fakat bizim için böyle bir liste hazırlamak için çalışmalara başladıklarını bildirdiler. İki hafta sonra 70 sayfalık bir liste, detaylı açıklamaları ile elimize geçti. Fakat şu açık: eğer o Müslüman dinini ciddiye alıyorsa, sürekli alışveriş yaptığı marketin ürünlerinden de emin değilse, bunu sormakla mükelleftir. Usul ilkesidir: "Yükümlülüğün kendisiyle gerçekleştiği şey de yükümlülüktür." Eğer helal yeme ve haram yememe vecibesi böyle gerçekleşecekse, bunu sormak da dini bir vecibedir. Sadra şifa cevap vermeyen, hık-mık eden işyerinden alış veriş yapmama hakkımızı kullanabilmeliyiz" dedi.
Büyüközer, açıklamalarına "Türkiye’de, Müslüman halka, her fırsatta, laiklik gösterisi yapan bazı büyük şirketlerin, binlerce dolar ödeyerek, dışarıya ürün satmak için Hahambaşılıktan Yahudi kabul edilebilir gıda sertifikası olan "Kosher" belgesi almaktaydılar. Yıllarca çeşitli gayrimüslim ülkelerde yaşayan Müslümanlara” helal ürün bulmazsanız kosher ürünlerini tüketebilirsiniz “ yanlış ve tehlikeli fetvalar verildi. Bu sebeple, Yahudi "Kosher" sertifikası, yıllardır büyük paraların döndüğü dev bir sektöre dönüşmüş durumdadır. Başta ABD olmak üzere, bir çok ülke "su, un ve şeker" dışındaki tüm gıda maddelerinin ithalinde bu belgeyi mecbur tutuyor. Yüz yıldır Müslümanların ruhu bile duymadı" sözleriyle devam etti.
"YILLARCA ÜLKEMİZDE DANA ETİ DİYE DOMUZ ETİ YEDİRDİLER"
Büyüközer, ekranlarda gördüğümüz gıda terörünün, milleti gıdadan tiksindirdiğini belirterek "Fakat Müslümanların yıllardır kanayan yarası olan ve her hassas müminin kaygısını derinden duyduğu "helal gıda" konusunda GİMDES ‘’Helal ve Tayyib’’ bir üretimin olabilirliğini ilk defa uygulayarak göstermiş ve bu çizgi üzerinde yaralarımızı sarmaya azimle, ihlasla devam etmektedir. Yıllar önce ülkemizde bazı çevrelerde dolaşan bir de fetva vardı: “Ülkemizde zaten her ürün helal olarak üretilmektedir.” Günümüzde, bu fetvaların asılsız olduğunu Müslüman halkımız anlamış bulunmaktadır. Gıda maddelerinden, diğer ihtiyaç maddelerine kadar tükettiğimiz ve kullandığımız her şeyin helal ve tayyib olmasının gerekliliği ve özellikle helal gıdanın sadece et konusundan ibaret olmadığı bilincine İslam ümmeti artık ulaşmış durumdadır“ dedi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.