Bu haber kez okundu.

Emeklilik dönemi tasarruf açığı araştırması açıklandı
Türkiye’nin de dahil olduğu Avrupa çapındaki ’Emeklilik Dönemi Tasarruf Açığı Araştırması’ sonuçlarını açıklandı. Rapora göre; Türkiye’nin her yıl, kişi başı 3 bin 200 euro, toplamda ise 125,2 milyar euro ek tasarruf yapması gerekiyor.
Aviva’nın, Deloitte işbirliğiyle, Avrupa’nın seçilmiş 9 ülkesinde gerçekleştirdiği ’Emeklilik Dönemi Tasarruf Açığı’ araştırmasının sonuçları açıklandı. Sonuçlara göre; Türkiye için, düşük istihdam oranının emeklilik tasarrufu açığını olumsuz etkilediğini ortaya koyan araştırma; emekli nüfusun hak ettiği yaşam standartlarında yaşayabilmesi için herkese sorumluluk düştüğünü gözler önüne serdi. Bu amaçla, mevcut hayat standartlarını emekliliklerinde de korumak isteyen bireylerin yapması gereken ortalama tasarruf oranları belirlendi ve bu açığı kapatmaya yönelik çözüm önerileri sıralandı.
Araştırma; Türkiye’de 2017 ile 2057 yılları arasında emekli olacak nüfusun, var olan hayat standartlarını emeklilik dönemlerinde de devam ettirebilmesi için, her yıl 125,2 milyar euro ek tasarruf yapması gerektiğini ortaya koyuyor. Bu rakam da, her bireyin yıllık 3 bin 200 euro ya da ayda 266 euro ek tasarruf yapması anlamına geliyor. 2016 yılı ortalama yıllık kişi başı emeklilik tasarruf açığına bakıldığında, emeklilik yaşına yakın bir bireyin (60 yaş) yılda 8 bin euro ek tasarruf yapması gerekirken; 20 yaş grubundaki bir bireyin bin euro ek tasarruf yapmasının yeterli olacağı bildiriliyor. 2010 yılında yapılan aynı araştırmada ise, ülke olarak yapılması gereken yıllık ek tasarruf 91 milyar euro; kişi başına düşen tasarruf açığı ise 2 bin 400 euro çıkmıştı. Ayrıca, emeklilik yaşına yakın bir bireyin yılda yapması gereken ek tasarruf 3 bin 200 euro; 20 yaş grubundaki bir bireyin ise 500 euro olarak açıklanmıştı.
Meral Eredenk Kurdaş: “Sorunun çözümü için tüm paydaşlar harekete geçmeli”
Araştırma sonuçları ile ilgili bilgi veren AvivaSA Emeklilik ve Hayat CEO’su Meral Eredenk Kurdaş, bu araştırmayla, sorunu tespit ederek, atılacak adımları belirleyebilmeyi, farkındalık yaratabilmeyi ve ilgili paydaşları aksiyona davet etmeyi hedeflediklerini vurgulayarak; “Türkiye gibi birçok ülke, gelecekteki büyük tasarruf açığına şimdiden dikkat etmeli ve derhal önlemler almaya başlamalı. Ayrıca, Avrupa ve Türkiye giderek yaşlanıyor. Bu gerçek açığın daha da artacağı anlamına geliyor. Bu rapor, yüz milyonlarca insanın emeklilik maaşlarının, rahat bir emeklilik yaşamalarını sağlamaya yeterli olmayacağını gösteriyor. Rapor, her ülkeden her yaştan insanın emeklilikleri için daha fazla tasarruf etmeleri gerektiğini ortaya koyuyor. Bu sorunun çözümü için, konunun tüm paydaşları üstlerine düşen sorumluluğu yerine getirmeliler. Türkiye’de devlet bireysel emeklilik sistemine yüzde 25 oranında katkı sağlıyor. Dünyada eşi benzeri olmayan bu desteğin devam etmesini çok önemsiyoruz” dedi.
Araştırma, emeklilik dönemi tasarruf açıklarının kıta genelinde toplam 2 trilyon euroya dayandığını gösteriyor. Emeklilik tasarruf açığı veren ülkeler arasında ilk sırayı 461 milyar euro ile Almanya alırken, İngiltere, 365 milyar euroluk açıkla ikinci ve Fransa ise 241 milyar euro ile üçüncü sırada yer alıyor. Türkiye 125,2 milyar euro ile beşinci sırada bulunuyor. 2010 yılında yapılan araştırmada emeklilik dönemi tasarruf açığı kıta genelinde toplam 1,9 trilyon euro çıkmıştı. Almanya’nın açığı 468, 8 milyar euro, İngiltere’nin açığı 379 milyar euro ve Fransa’nın açığı ise, 243,5 milyar euro çıkmıştı. 2010’dan beri İrlanda ve İspanya gibi bazı ülkelerde emeklilik dönemi tasarruf açığı yükseliyor.
Bir ülkedeki açığı artıran nedenler arasında, düşük düzeyli emekli maaşları, emeklilik maaşındaki artışın çalışan maaşlarındaki artışın gerisinde kalması ya da düşük yıllık gelir sigortaları getiri oranları sayılabilir. 2010’dan bu yana Almanya, Fransa, İngiltere ve Polonya gibi ülkelerdeyse, emeklilik dönemi tasarruf açığı düşüyor. Bir ülkenin açığı kapatmasına yardımcı olan nedenler içinde, emeklilik maaşlarındaki artış, bireysel emeklilikte tasarruf yapanların sayısındaki artış ya da bireylerin emekliliklerini ertelemelerine yol açan artan emeklilik yaşı sayılabilir.
Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’yla kıyaslandığında açığı en fazla olan ülke Türkiye
Emeklilik dönemi tasarruf açığı ülkelerin 2016 Gayri Safi Milli Hasıla’sı ile kıyaslandığında ise sıralama tamamen değişiyor. Bu durumda Türkiye, Gayri Safi Milli Hasıla’sının yüzde 19’una denk gelen açığı ile ilk sıraya çıkıyor. Türkiye’yi yüzde 17’lik oranla İspanya, yüzde 15 ile Almanya takip ediyor. Avrupa Birliği’nin toplam emeklilik dönemi tasarruf açığı ise, tüm bölgenin Gayri Safi Milli Hasıla’sının yüzde 13’üne denk geliyor.
Düşük istihdam oranı, özellikle ülkemiz için, emeklilik tasarrufu açığını olumsuz etkileyen başlıca faktörler arasında yer alıyor. Araştırma, hem Avrupa Birliği’nde, hem de Türkiye’de 15-64 yaş arasındaki bireylerin çalışma oranlarını da irdeliyor. Sonuçlara göre, bu yaş gurubundaki AB nüfusunun yüzde 66’sı, Türkiye nüfusunun ise yüzde 50’si istihdam ediliyor. Bu oran erkekler bazında bakıldığında AB’de yüzde 71, Türkiye’de ise yüzde 70. Konu kadınlara gelince aradaki fark bir hayli açılıyor. AB’deki kadınların yüzde 60’ı, Türkiye’deki kadınların ise sadece yüzde 30’u istihdam ediliyor. 2057 yılına gelince, 15 yaş üstü Avrupa nüfusunun yüzde 60’ının, Türkiye nüfusunun ise yüzde 40’ının yaşlı olacağı gerçeği, durumu daha da kritik bir noktaya taşıyor. Çünkü bu veri, emekli nüfusunun her geçen yıl artması ve açığın, önlem alınmazsa artması anlamına geliyor.
Araştırma, bireylerin gayrimenkul alımı ve benzeri yatırımlar gibi çabalarının açığı kapatmada yeterli olmadığını, tek başına hiçbir alternatifin, sorunu çözmeye gücünün yetmeyeceğini gösteriyor. Sadece politik önlemlerin bile açığı tek başına kapatamayacağını vurgulayan Kurdaş, sözlerine şöyle devam etti: “Emeklilik yaşını 5-10 yaş artırmak gibi radikal kararlar bile açığı sırasıyla yüzde 25 ya da 50 kadar düşürebiliyor. Emeklilik maaşını yüzde 10 artırmak tasarruf açığında sadece yüzde 25’lik bir düşüşe neden oluyor ki, bunun da günümüzün ekonomisinde uygulanabilmesi kolay görünmüyor. Alınabilecek önlemler içerisinde, bireysel emeklilik tasarrufunun artırılması en uygun çözüm olarak görünüyor”.
Araştırma sonuçlarıyla ilgili kısa bir projeksiyon da sunan Kurdaş, bu araştırmayı 2010 yılında da yapmış olduklarını hatırlatarak, “6 sene önce bu araştırmayı yaparken sorunun düzeyini tespit etmeyi, atılacak adımları belirleyebilmeyi, farkındalık yaratabilmeyi ve ilgili paydaşları aksiyona davet etmeyi hedeflemiştik. 6 sene sonra ise, nereden nereye gelindiğini ortaya koyduk. Raporda da görüleceği gibi, bazı ülkelerde tasarruf açığında küçük düşüşler yaşanmasına rağmen; başta Türkiye ve İspanya olmak üzere, bazı ülkelerde açık artmakta ve tüm Avrupa, hala ciddi bir emeklilik tasarruf açığı ile karşı karşıya. Raporun yapılması gerekenler kısmında, ‘Hükümetler OECD tarafından da savunulan otomatik katılıma olanak sağlamayı ve daha yüksek birikim seviyelerini teşvik etmeyi sunmayı düşünmeliler.’ diyoruz” şeklinde konuştu.
Kurdaş sözlerine şöyle devam etti; “Hükümetimizin yeni yılla birlikte uygulamaya koyacağı Otomatik Katılım ile bu konuda ilk adımın atılmış olduğunu düşünüyoruz. Otomatik Katılım sistemi; ABD, İngiltere, Yeni Zelanda, İtalya gibi birçok ülkede uygulanıyor ve hiçbir ülkede, yüzde 25 gibi yüksek bir devlet katkı payı bulunmuyor; bunu da çok önemsiyoruz. Otomatik Katılımı, geniş kitlelerin kolay bir biçimde BES’e dâhil olmalarını ve ülkemizde tasarruf açığının azaltılmasını sağlayacak önemli bir uygulama olarak değerlendiriyoruz. İngiltere’nin otomatik katılımı kullanması sonucunda 6,5 milyon kişi daha emeklilik dönemi için birikim yapmaya başladı ve 2010’dan bu yana İngiltere’de açığın düşmesine katkı sağladı. Otomatik katılımın tam anlamıyla başarılı olması için işveren katkısının da çok önemli bir etken olduğunu düşünüyoruz. Yurt dışındaki başarılı örneklerde, işveren katkısının olması kritik başarı faktörü olmuştur. Ülkemiz için yeni süreçte, konunun tüm paydaşları üstlerine düşen sorumluluğu yerine getirmeliler”.
Tasarruf açığını kapatmada BES’in en kritik etkenlerden biri olduğunu sözlerine ekleyen Kurdaş; “Bireysel Emeklilik Sistemi’nde, Eylül ayı sonu itibariyle, 6 milyon 485 bin katılımcı ve yaklaşık 50,9 milyar TL katılımcı fon tutarı büyüklüğüne ulaşıldı. Otomatik Katılım’ın getireceği en büyük ivme, BES pazarının iki kattan fazla genişlemesi olacak. Ülkemizde, toplam yaklaşık 18 milyon ücretli çalışan var. Bunun 13 milyonu 45 yaş altında. Kamu tarafından yapılan tahminlerde yeni sistemde, 10 yıllık dönemde 90 milyar TL’lik toplam varlık büyüklüğüne ulaşılması bekleniyor. Temel amaç benzer ülkelere nazaran oldukça düşük olan toplam tasarruf oranını yükseltmek” diyerek sözlerini tamamladı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.