Bu haber kez okundu.

Bakan Zeybekci 2016 Temmuz ayı dış ticaret verilerini değerlendirdi
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “Türkiye, 2016 yılının Ocak-Temmuz dönemi itibariyle ihracatında yüzde 3,6 kayıp yaşamıştır. Bununla beraber ülkemiz, verisi açıklanmış olan 7 aylık dönemin 4 ayında ihracatını artırmayı başarmıştır” dedi.
Bakan Zeybekci, 2016 Temmuz ayı dış ticaret verileri üzerine yaptığı değerlendirmede, “Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan resmi dış ticaret rakamlarına göre 2016 yılı Temmuz ayı ihracatımız 2015 yılının aynı ayına göre yüzde 11,5 oranında azalarak 9 milyar 855 milyon dolar olurken; ithalatımız ise yüzde 19,7 azalarak 14 milyar 643 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Temmuz ayı itibariyle dış ticaret açığımız yüzde 32,5 düşmüş ve 4 milyar 788 milyon dolar seviyesin gerilemiştir. Bu doğrultuda yılın 7 aylık dönemi itibariyle ihracatımızda yüzde 3,6 oranında, ithalatımızda ise yüzde 8,6 oranında bir azalma kaydedildi. 2016’nın ilk 7 aylık dönemiyle beraber ülkemiz dış ticaret açığını da yüzde 18,9 azaltarak 32 milyar 797 milyon dolara indirmiştir” ifadesini kullandı.
“Temmuz ayında hem ihracatımızda hem de ithalatımızda gerileme yaşandı”
“Yaklaşık üçte ikisini tamamladığımız 2016 yılı, belirsizliklerin ve risklerin hem gelişmiş hem de gelişme yolundaki ülkeler için ciddi etkiler doğurduğu bir dönem olmaktadır” diyen Zeybekci şunları kaydetti:
“Küresel talep seviyesi, uygulanan son derece agresif para ve maliye politikalarına rağmen istenen seviyeye yaklaşamıyor. Ekonomik aktivitedeki yavaşlık ve etkisini tam anlamıyla gösteremeyen politikalar, küresel ölçekte dış ticaret hareketlerini de kısıtlamayı sürdürüyor. Dünya Ticaret Örgütü’nün en güncel verilerine göre bu yılın 6 aylık periyodu için toplam küresel ihracat yüzde 5,1 oranında daraldı. 2015’in aynı döneminde yüzde 10,7’lik çok daha sert bir ihracat daralması gözlemlemiştik. Zira 2015 dönemine göre bu yıl emtia fiyatlarında nispeten bir toparlanma, Amerikan dolarındaki hızlı değerlenme sürecinde ise bir yavaşlama söz konusu oldu. Ancak çıkarmamız gereken sonuç şudur; gelişmekte olan ülke riskleri halen mevcudiyetini korurken, gelişmiş ülkelerdeki ekonomik ivme ise halen ılımlı seviyelerde gidip gelmektedir. Dolayısıyla küresel ekonomideki durgunluk hali devam etmekte, bu eğilim de dış ticaret rakamlarına doğrudan yansımaktadır. Türkiye olarak biz de küresel ticaret sistemindeki bu gelişmelerin yansımasını ihracat ve ithalat değerlerimizde yıl boyunca gözlemedik. Konjonktürel olumsuzluklara ilaveten yakın coğrafyamızda vuku bulan olumsuz siyasi atmosfer de dış ticaret rakamlarımız üzerinde negatif bir baskı teşkil ediyor. Bu gelişmeler bağlamında Türkiye, 2016 yılının Ocak-Temmuz dönemi itibariyle ihracatında yüzde 3,6 kayıp yaşamıştır. Bununla beraber ülkemiz, verisi açıklanmış olan 7 aylık dönemin 4 ayında ihracatını artırmayı başarmıştır. Bizim maksadımız, bu artışı yılın tüm aylarına yayarak ihracatımızı sürekli bir yükseliş patikasına sokmaktır.”
“İhracatın ithalatı karşılama oranındaki yükseliş sürüyor”
Ekonomik büyümesini kesintisiz sürdüren Türkiye’nin aynı zamanda dış ticaret açığını kontrol altına alma yolunda da başarılı grafiğini koruduğuna dikkat çeken Bakan Zeybekci şöyle devam etti:
“Yılın ilk 7 aylık süre zarfı içinde dış ticaret açığında yaşanan yüzde 18,9’luk düşüş son derece dikkate değer bir başarıdır. Özellikle Temmuz ayında açıkta meydana gelen yüzde 32,5’lik daralma, bu yılki en büyük azalış oranına işaret etmektedir. Yine benzer şekilde 2016 yılının ilk 7 aylık dönemi itibariyle de ihracatımızın ithalatı karşılama oranı 2015 yılının aynı periyodundaki yüzde 67,7 düzeyinden 3,6 puanlık bir artış ile yüzde 71,3 seviyesine yükselmiştir. Cari açıkla mücadele alanında yapısal adımlar atmayı sürdüren, bu konudaki daha kalıcı uygulamalarını temel ekonomi programlarının en kritik gündem maddesi kabul eden Türkiye, bu alandaki başarısını 2014’ten bu yana rakamlara yansıtmaktadır. 2016 yılının ilk yarısı itibariyle cari işlemler açığını yüzde 12,9 düzeyinde azaltarak 19,1 milyar dolara indiren Türkiye ekonomisi, kırılganlık unsurlarını kontrol edilebilir bir konuma getirme yolunda ciddi bir mesafe katetmektedir. Dış ticaret açığındaki azalış trendi ile karşılama oranımızdaki artış ivmesinin 2016’nın kalanında da sürmesi sonucu cari açığımızı daha da düşük seviyelere çekmiş olacağız.”
“Temmuz ayında ihracatımızın yarısından fazlasını AB pazarlarına yaptık”
“En önemli ticaret partnerimiz olan Avrupa Birliği’nde halen ılımlı diye adlandırabileceğimiz bir ekonomik görünüm söz konusu” diyen Zeybekci şu değerlendirmeyi yaptı:
“Her ne kadar Brexit sonrası belirsizlik hali ve bilhassa bankacılık sektöründe belirginleşen sorunlar üye ülkeler için önemli birer tehdit unsuru olmayı sürdürse de, halen devam etmekte olan parasal genişlemenin de etkisiyle genel anlamda pozitif bir ekonomik eğilimden bahsedebiliriz. Bu gelişmeler de kaçınılmaz olarak en büyük ihraç pazarımızda olan bu bölge ile dış ticaret hareketlerimizi olumlu yönde etkiliyor. Avrupa Birliği’nin ülkemizin toplam ihracatındaki payı 2015 Temmuz ayında yüzde 46,3 iken, 2016 Temmuz ayında yüzde 51,4’e yükselmiştir. AB’ye yaptığımız ihracat, 2015 yılının Temmuz ayına göre yüzde 1,7 azalarak 5 milyar 69 milyon dolar olmuştur. Temmuz ayı ihracatımızın bölgeler itibariyle daha büyük oranlarda azalış kaydetmesi sonucu ülkemizin AB’ye gerçekleştirdiği ihracatın payı, değer bazında bir gerileme yaşanmasına rağmen yüzde 50’nin üzerine çıkmıştır. Öte yandan yılın ilk 7 ayının tamamı için ise AB’ye olan ihracatımızı yüzde 8,7 düzeyinde artırmış bulunuyoruz. Haziran ayında Avrupa Birliği’nden ayrılma kararı alan ve ekonomisinde ciddi resesyon riskleri bulunan İngiltere, Temmuz ayında en fazla ihracat yaptığımız pazar olmuştur. Temmuz ayında İngiltere’ye yaptığımız ihracatta yüzde 21,9’luk bir artış yaşanmıştır. Bir diğer AB üyesi ülke olan ve Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı pazarlar arasında başı çeken Almanya’ya olan ihracatımız ise Temmuz ayında yüzde 11,8 gerilemiştir. 2016 Ocak-Temmuz döneminin tümü itibariyle ülkemizin en fazla ihracat gerçekleştirdiği ilk 5 ülke arasındaki diğer pazarlar ise, geleneksel olarak yoğun dış ticaret ilişkilerine sahip olageldiğimiz Irak ve ABD olmuştur.”
“Ülkemizin geleceğini hep beraber inşa edeceğiz”
Türkiye’nin ekonomisinin birinci önceliği üretim ve ihracat odaklı bir ekonomi modeline geçiş olmak durumunda olduğunu kaydeden Zeybekci, şu ifadeleri kullandı:
“Bu bilinçten hareketle, ekonomi yönetimi olarak politikalarımızdaki odak noktamız son derece açıktır; bir önceki günden daha çok üretim yapmak, daha çok ihracat gerçekleştirmek, daha fazla vatandaşımıza istihdam oluşturmak. Reformcu yaklaşımından taviz vermemekle, uygulamaya koyduğu yapısal politikaların sağlamlığıyla bilinen bir hükümet olarak, ihracata ve üretime daha güçlü destekler vermeyi sürdürecek, Türkiye’yi yüksek ve aynı zamanda sürdürülebilir bir büyüme patikasına oturtmak için gereken yapısal dönüşümü de sağlayacağız. Bugün dünyanın dört bir tarafında Türk ihracatçısı, hem kendisine yeni pazarlar bulmakta, hem de mevcut pazarlarda derinleşmek suretiyle pazar payını artırmak için çabalamaktadır. Biz de ihracatçılarımızın bu özverisine elimizden gelen en uygun ve en etkili araçlarla desteklemek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İhracatçısıyla, sanayicisiyle, müteşebbisiyle el ele verecek, bu ülkenin geleceğini inşa etmeye devam edeceğiz. Ülkemiz, ihracat ve yatırım alanında ezberleri bozacak yeni teşvik unsurlarıyla hem bölgesinin hem de küresel ekonominin parlayan yıldızı olmayı sürdürecektir.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner192