Bu haber kez okundu.

Aşut: "Gençler memur olmanın cazibesine kapılıyor"
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şerafettin Aşut, Türkiye’nin memurlar ülkesi yolunda ilerlemesinin gelecek açısından endişe verici olduğunu ifade ederek, "Gençlerimiz zorlu ekonomik piyasalar karşısında memur olmanın cazibesine kapılmakta ve üretimden uzaklaşmaktadırlar. Bu ülkenin döviz kaynağı ihracatçıları sayesindedir. Bu ülkenin cari açığının kapanması ihracata dayalı üretim yapan KOBİ’lerin sayesindedir" dedi.
Türkiye Ekonomik Politikalar Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından yayınlanan istihdam izleme sonuçlarını değerlendiren Başkan Aşut, yayınlanan sonuçlara göre geçen 12 ayda KOBİ’lerdeki istihdamda 10 bin sigortalı çalışan azalırken, sadece 2016 Temmuz ayında bir ayda sigortalı çalışan sayısının 272 bin azaldığını söyledi. Rakamlara dikkatle bakılması gerektiğini belirten Aşut, "Özellikle en çok azalmanın olduğu 10 temel sektör içinde 4 tanesinin üretim ve imalat sektörü olması çok önemli. Bir sektörde istihdam hızlı bir şekilde azalıyorsa o sektörde ciddi bir sorun var demektir. Ekonomisi üretim ve imalat yapan KOBİ’lere bağlı bir ülke olarak imalat sanayindeki bu istihdam düşüşü tehlikeli bir durumdur. Hükümetimiz bu tehlikeyi hızlı gördü ve acil bazı eylem planları, yeni bir teşvik mantığı ile gündemi olumluya dönüştürmeye başladı. KOBİ’ler ülke ekonomisinin omurgasıdır. Çünkü KOBİ’lerin çoğu ihracat odaklıdır. Yani, ülkenin cari açığını kapatacak yegane enstrüman KOBİ’lerdir. 2015-2016 verilerine baktığımızda genel sigortalı çalışan anlamında bir önceki yıla göre 167 bin artış var. Kamu çalışan sayısında ise 124 bin artış var. Kamuda hızlı bir şekilde devam eden memur alımları ve Türkiye’nin bir memurlar ülkesi olma yolunda ilerlemesi geleceğimiz açısından endişe veriyor" diye konuştu.
"Bu ülkenin döviz kaynağı ihracatçıları sayesindedir"
Ekonomisi güçlü devletlerin, girişimcilerin çoğunluğu ile bu noktaya geldiğini vurgulayan Aşut, "Gençlerimiz zorlu ekonomik piyasalar karşısında memur olmanın cazibesine kapılmakta ve üretimden uzaklaşmaktadırlar. Öte yandan 2015-2016 yılında esnaf sayısı 53 bin azalırken, yine kayıtlı çiftçi sayısı da 99 bin azalmıştır. Yani, memur sayısı sürekli artarken ülkenin girişimci sayısı, esnaf sayısı, üretim ve imalattaki KOBİ’lerin istihdamı önemli bir azalma göstermiş. Gittikçe memurlaşan bir ülkede ülkenin zenginleşmesini, cari açığın kapanmasını, vergilerle bütçenin zenginleşmesini kim sağlayacak? Bu ülkenin döviz kaynağı ihracatçıları sayesindedir. Bu ülkenin cari açığının kapanması ihracata dayalı üretim yapan KOBİ’lerin sayesindedir. Bu ülkenin hizmet için topladığı verginin artmasının nedeni esnaftır, çiftçidir, girişimcileridir. Eğer bu ülkenin girişimcisi, esnafı, çiftçisi, sanayicisi, ihracatçısı, üreticisi bu sektörlerden çıkarsa, ülkenin geleceği olan gençler girişimci olmak, katma değer oluşturmak yerine, birer memur olma yarışına girerse, ülkemiz hangi insan kaynağıyla ve nasıl bir ekonomik modelle Dünyanın ilk 10 ekonomisi içine girecek? Bu zenginliği kim, nasıl oluşturacak" şeklinde konuştu.
"Türkiye, özel sektör ile ekonomik sınavdan başarıyla çıktı"
2008-2009 küresel finans krizinin 100 yılda dünyanın gördüğü en ciddi ekonomik krizlerden biri olduğunun altını çizen Aşut, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Gerçekten hala bu kriz atlatılamadı. Dünya 2008 öncesi küresel ticaret hacmine hala ulaşamadı. Bu krizin büyüklüğünü sosyal ve siyasal sonuçlarıyla da görüyoruz. Son yıllarda yaşanan Arap baharı, Kuzey Afrika’daki sosyal ve siyasal hareketler, iç savaşlar, Suriye’den Yemen’e kadar yaşananlar. Tüm bunların arkasında 2008 küresel finans krizinin rolü vardır. Gerek bu bölgelere yakınlığından dolayı, gerekse bu bölgelere olan büyük ticaretinden dolayı Türkiye bu yangınların arasında kalmıştır. Ekonomimiz ciddi zarar görmüştür. Sadece bu bölgelere olan ihracatımız değil, aynı zamanda pazarlarımıza giden yollar da zarar görmüştür. Her şeye rağmen Türkiye makro bütçe yapısından taviz vermemiş ve bu sınavı Avrupa’nın iflas ilan eden devletleri göz önünde tutulduğunda iyi vermiştir. Ve unutulmaması gereken bir şey var ki, eğer Türkiye 2008 krizini birçok gelişmiş ülkeye göre daha kolay atlatabildiyse ve sosyal, siyasal ve ekonomik istikrarını sağlayabildiyse bunun arkasında özel sektörün ekonomiye verdiği güç vardır. Eğer özel sektörün, KOBİ’lerin dünya ile rekabet eden o gücü olmasaydı bu kriz atlatılamazdı. İşte bundan dolayı güçlenen bir memur devlet değil, güçlenen bir girişimci devlet, özel sektörün çok güçlü olduğu bir Türkiye, ekonomisiyle de demokrasisiyle de dünyanın ilk 10 ülkesi içinde olacaktır. Vizyon bu olmalıdır."
İş dünyası olarak kendilerinin gerçekçi bir camia olduğunu belirten Aşut, "Bardağın yarısı bizim için hep doludur. Yani, umudumuzu asla kaybetmeyiz. Ama bardağın yarısının boş olduğu gerçeğini de asla unutmayız. Bundan dolayı zaman zaman gündeme getirdiğimiz eleştiriler bir umutsuzluk veya karamsarlık oluşturma çabası değil, aksine sorunlarımızı görüp tedbir alma çabasıdır. Biz kendimize, kentimize, devletimize ve milletimize güveniyoruz. Tüm bunları yapabilecek gücümüz olduğunu bildiğimiz için bunları söylüyoruz. Yeter ki sanal gündemlerden sıyrılıp, kendi gerçek gündemlerimize odaklanalım. Yeter ki 29 Ekimlerin, 15 Temmuzların ruhunu yaşatalım ve birlik olalım, tek yürek olalım" ifadelerini kullandı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.