Bu haber kez okundu.

İhlas Koleji Öğrencilerinden İddialı Projeler
İhlas Koleji öğrencileri, TÜBİTAK’ın Ankara’da düzenlediği 47. Ortaöğretim Öğrencileri Araştırma Projeleri Final Yarışması’na 2 farklı projeyle katılıyor.
TÜBİTAK tarafından Ankara ATO Congresium’da 47’ncisi gerçekleştirilen Ortaöğretim Öğrencileri Araştırma Projeleri Final Yarışması’na Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen çok sayıda öğrenci katılıyor. İhlas Koleji öğrencileri ise bu yarışmaya, “Endemik Bir Bitki Olan Çöven Bitkisi Kullanılarak Alternatif, Çevreci Bir Yangın Söndürme Sistemi Oluşturulması” ve “Osmanlı Geleneği Işığında Yeni Bir Maarif Sistemi” isimli 2 farklı projeleriyle katılıyor.
“ÇÖVEN EKSTRESİ KULLANILARAK YANGINI SÖNDÜREBİLİR MİYİZ?”
“Endemik Bir Bitki Olan Çöven Bitkisi Kullanılarak Alternatif, Çevreci Bir Yangın Söndürme Sistemi Oluşturulması” isimli projeleriyle yarışmaya katılan İpek Erişen ve Dilara Kılınç, geliştirdikleri yangın söndürme sitemi hakkında bilgiler verdi. İhlas Fen Lisesi 11. sınıf öğrencileri İpek ve Dilara projeleriyle ilgili şunları kaydetti:
“Projemizin amacı çöven bitkisinin kullanıldığı alternatif, çevreci ve özgün bir sistemle A ve B tipi yangınların büyümesini önlemek ve bu tip yangınları büyümeden söndürmektir. Ayrıca ülkemizde bol miktarda yetişen çöven bitkisinin ülke ekonomisine katkısını arttırmaktır. Hipotezimiz ise yangın söndürme sistemlerinde bazı kimyasal maddeler kullanılıyor. Biz onlara alternatif olarak ‘çöven ekstresi kullanılarak köpük oluşturarak yangını söndürebilir miyiz?’ bu hipotezle biz çalışmalarımıza başladık.”
“YANGINLARI KONTROL ALTINA ALMAK, YANGIN RİSKİNİ AZALTMAK AMACIYLA VAR OLAN CİHAZLARIN GELİŞTİRİLMESİ VE YENİLERİNİN OLUŞTURULMASI GEREKİYOR”
Yangının birçok doğal afet arasında en tehlikeli ve istatistiksel olarak vaka başına en fazla can kaybı yaşanan doğal afet olduğuna dikkat çeken öğrenciler, “Günümüzde yaşanan hızlı kentleşmeyle birlikte, ticari ve endüstriyel yapılar ile konut sayılarındaki artış, yangın sayılarını da arttırmıştır. Aynı zamanda yangınlar hepimizin bildiği gibi meydana geldikleri alanlarda maddi hasarlara neden oluyorlar, maddi hasarların yanı sıra orada yaşayan canlılar ve ekolojik denge üzerinde son derece olumsuz etkileri var. Bu nedenle yangınları kontrol altına almak, yangın riskini azaltmak amacıyla var olan cihazların geliştirilmesi ve yenilerinin oluşturulması gerekiyor. Biz de bu doğrultuda kendi sitemimizi oluşturduk" dediler.
“ÇÖVEN, TÜRKİYE’NİN İHRAÇ ETTİĞİ ÖNEMLİ ÜRÜNLERDEN BİRİDİR”
Tasarladıkları yangın söndürme sisteminde kullandıkları çöven bitkisi hakkında bilgi veren İpek ve Dilara, “Çöven karanfilgiller familyasına ait, haziran-temmuz aylarında çiçek açan, 50-60 santim yüksekliğinde; çok senelik, çok dallı, kazık köklü otsu bir bitkidir. Türkiye’nin ihraç ettiği önemli ürünlerden biridir bu bitki. Ülkemizde yaklaşık 50 çeşit çöven türü yetişmektedir ve bunlardan 5 tanesi ekonomik öneme sahiptir. Daha çok Doğu Anadolu’da Van Gölü ve civarında, orta kısımlarda Yozgat, Uşak, Sivas gibi illerimizde yetiştiği tespit edilmiştir. Çövenin ana bileşeni saponin olarak adlandırılmaktadır. Saponinler bazı deniz hayvanlarında ve bitkilerde bulunan bir çeşit glikozittir. Latince saponis yani sabun kökünden türemiş. Bu ismi almasının en büyük nedeni ise sulu solüsyonlarda güçlü köpürme özelliği göstermesi” şeklinde konuştular.
“TEK YAPMANIZ GEREKEN YANGIN ANINDA ARA PLAĞI ÇEVİREREK BUNU YANGININ OLDUĞU KISMA FIRLATMAK”
Projenin yöntem aşamasının 7 ayrı aşamadan olduğunu, öncelikli olarak ekstreyi hazırladıklarını ve kökleri kaynattıklarını, buradaki öncelikli amacın bitkinin kumlarından arındırılması olduğunu belirten İhlas Koleji öğrencileri, şöyle devam etti:
“Sonra şişip yumuşayana kadar kaynattık ve dinlenmeye bıraktık. Daha sonra 6 ayrı deney yaptık. Denemeler sonucunda da projemize yön vermek amacıyla Koç Üniversitesi öğretim üyesi Mehmet Somer ile görüştük ve bilgi alışverişinde bulunduk. Daha sonra da prototipimizin tasarımını oluşturduk. Hazırladığımız prototip 3 kısımdan oluşuyor. Alt kısmına hazırladığımız ekstreyi ve hidrojen peroksit dediğimiz kimyasal maddeyi kullanıyoruz. Daha sonra ara plakla kapatıyoruz. Üst kısmına da potasyum dediğimiz bir tuz var onu yerleştiriyoruz. Ara plağı çevirdiğiniz de sistem aktif hale geliyor. Tek yapmanız gereken yangın anında ara plağı çevirerek bunu yangının olduğu kısma fırlatmak.”
“ÇEVREYE VE İNSAN SAĞLIĞINA HERHANGİ BİR ZARARI YOK”
Projeyi diğer yangın söndürme sistemlerinden ayıran en büyük farkın sahip olduğu hacim ve ağırlık olduğunu dile getiren öğrenciler, “Yaklaşık 300 mililitrelik bir hacme ve 200 gramlık bir ağırlığa sahip. Bu da kullanımını kolaylaştırılıyor. Aynı zamanda sadece ara plağın çevrilmesiyle aktif hale getirilmesi diğer bir avantajı. Kullandığımız yangın söndürme tüplerinde çıkan köpük bir süre sonra katı hale geliyor ve zemine yapışıyor. Temizlenmesi baya zor. Ancak bizim sistemde kullandığımız köpük, yangını söndürdükten sonra sıvı hale geçiyor. Bu da temizlenmesini kolaylaştırıyor. Yaptığımız yangın söndürme sistemi çok fazla maliyet oluşturmadı bize. Yaptığımız prototipi içindeki kimyasallarla birlikte 8-10 TL civarına mal ettik. Sağlık açısından karşılaştırılmasına baktığımızda, kullandığımız kimyasallar karbondioksit ve halokarbon gazı. Yangın söndürmede kullandığımız bazı maddeler bunlar. Bunların bazı zararları var. Örneğin; karbondioksit boğulma etkisi yapıyor. Halokarbon gazının ise ozon tabakasını aşındırıcı etki gösteriyor. Bizim sistemimizde kullandığımız çöven ekstresi zaten bitkisel, çevreye ve insan sağlığına herhangi bir zararı yok. Aynı zamanda bu sistemin içine basınçlı bir sistem yerleştirmeyi düşünüyoruz. Basınç sistemini yerleştirdiğimiz zaman da köpük daha hızlı bir şekilde çıkacak ve her tarafa eşit dağılacak” diye konuştular.
“HEM TARİHTEN İZLER TAŞIYAN HEM DE MODERN ÇAĞA AYAK UYDURMAYI BAŞARMIŞ BİR ÖĞRETİM SİSTEMİNİ TAŞIMASI GEREKEN ÖZELLİKLERİ TESPİT ETMEYE ÇALIŞTIK”
İhlas Koleji 10. sınıf öğrencilerinden Ercüment Yavuz Korkmaz ise yarışmaya “Osmanlı Geleneği Işığında Yeni Bir Maarif Sistemi” isimli projeyle katılıyor. Projesi hakkında bilgiler veren Korkmaz, “Biz önce tarihte Osmanlılardan Selçuklulara kadar uygulanan öğretim sistemini inceledik. Arkasından günümüzde Avrupa Birliği’nde uygulanan, Finlandiya, Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya’da kullanılan eğitim sistemlerini inceledik ve modern öğretim metotları var. Bunların hepsini inceledik ve bunları sentezleyerek, hem tarihten izler taşıyan hem de modern çağa ayak uydurmayı başarmış bir öğretim sistemini taşıması gereken özellikleri tespit etmeye çalıştık” ifadelerini kullandı.
“Bu projelerinin ilk hedefi öğrenciye özel bir öğretimin yapılmasıydı” diyen Korkmaz, “İlk olarak İngiltere’deki ve Avrupa ülkelerindeki sistemi incelemeye başladık ve İngiltere’yi incelerken Eton Koleji olarak adlandırılan bir kolej var. Okulun hedefi başbakan ve prens yetiştirmek. Bu okulların Osmanlılar’daki Enderun ile olan benzerliği dikkat çekiciydi. Bu dikkat çekmesi bizim bu konu hakkında araştırma yapmayı, Osmanlı öğretimi hakkında araştırma yapmaya sevk etti. İlk olarak Yılmaz Öztuna’nın Büyük Türkiye Tarihi isimli eserini açtık. Orada İngilizler’in 17. asırda İngiltere Lordu’nun Osmanlı Maarifi hakkındaki övgülerine rastladık ve tarihte uygulanan bu istemi incelmeye karar verdik. İnceledikçe günümüzde uygulanan sistemlerle ne kadar benzerlik taşıdığını, farklılıklarıyla beraber bunu inceledik. Bunun sonucunda bu benzerliklerle beraber bunu sentezleyerek hem tarihten iz taşıyan hem de çapımıza da ayak uydurmuş bir sistemin taşıması gereken özellikleri tespit etmeye çalıştık” şeklinde konuştu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161

banner193