Bu haber kez okundu.

Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi’nde ’Vakıf Ve Sivil Toplum’ Paneli Yapıldı
Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin (FSMVÜ), 9-15 Mayıs tarihlerinde kutlanan Vakıf Haftası dolayısıyla düzenlenen “Vakıf ve Sivil Toplum” paneli, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Topkapı Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi.
Osmanlı’dan günümüze sivil toplum kuruluşlarında vakıfların rolü, vakıfların kültür, edebiyat, eğitim ve sanata katkılarının değerlendirildiği panelde konuşan Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Duman, vakıf ve sivil toplum ayrımına dikkat çekerek, “Sivil toplum modern bir kavramdır. En fazla 100 yıl geriye gider. Vakıf ise kökü daha eskilere dayanan ve alelade kullanılmaması gereken bir kelimedir. Vakıf ’hayır’ odaklıdır. Sivil toplum kuruluşlarında ise ’hayır’ her zaman bulunmayabilir” açıklamasını yaptı. Vakıflar Genel Müdürlüğünün vakıf bilincini yerleştirmek amacıyla yaptığı çalışmaların önemine de değinen Duman, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ve Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi’nin, Vakıflar Genel Müdürlüğünün en önemli sivil toplum projelerinden biri olduğunun altını çizdi.
“NİZAMİYE MEDRESELERİ EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİNİ SAĞLADI”
FSMVÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fahameddin Başar, vakıf müesseselerinin eğitim ve öğretim alanındaki hizmetleri ile medrese vakıflarının özelliklerini dinleyicilerle paylaştı. Büyük Selçuklu veziri Nizamülmülk tarafından 1065 yılında inşa ettirilen Nizamiye Medresesi’nin medrese eğitiminin başlangıcı kabul edildiğini belirten Başar, Nizamülmülk’ün birçok Selçuklu şehrinde medrese kurmasıyla adeta bir eğitim öğretim seferberliği başlattığını, müderrislerin ve talebelerin maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılayacak tedbirler almasıyla günümüzde ulaşılması hedeflenen eğitimde fırsat eşitliği ilkesine daha o zaman imkân hazırladığına dikkat çekti. Eğitim müesseselerinin en gelişmiş örneklerinin Fatih Sultan Mehmet döneminde İstanbul’da verilmesi ve ilk üniversite olarak kabul edilen Sahn-ı Seman Medresesi, Zeyrek Medresesi ve Eyüp Sultan Camii Medresesi üzerinde duran Başar, Fatih’in 30 yıllık saltanatı döneminde 21 medrese kurduğunu dile getirdi.
“GELENEĞİN GÜNÜMÜZDEKİ TEMSİLCİSİ: KUBBEALTI VE TÜRK EDEBİYATI VAKFI”
Kültür Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bahtiyar Aslan, özellikle muhafazakâr/sağ kesime hitap eden edebiyat vakıflarının bir elin parmaklarını geçmese bile büyük işler başardığını söyleyerek bu vakıfları; Kubbealtı Vakfı, Türk Edebiyatı Vakfı, Birlik Vakfı ve Divan Edebiyat Vakfı olarak sıraladı. Kubbealtı ve Türk Edebiyatı Vakfı’nı geleneksel sanatlarımıza ve kültürümüze verdikleri katkılar nedeniyle ayrı değerlendiren Aslan, bu vakıflardaki edebiyat ve kültür sohbetlerinin geleneği yaşatma adına önemli işlevler sunduğunu da ifade etti.
“GELENEKSEL SANATLARIMIZIN KORUNMASI ADINA BİR SANAT BAKANLIĞI AÇILMALI”
FSMVÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Betül Bilgin, Osmanlı’da bir lonca teşkilatı olan Ehl-i Hiref’in sanatçının haklarını koruduğunu, sanatın ise devlet yönetiminde icra edildiğini söyledi. “Saraydaki nakkaşhanelerde faaliyetlerini sürdüren sanatçıların ve sanatın koruyuculuğunu vakıflar üstlenmişti. diyen Bilgin, Cumhuriyet ile birlikte geleneğin aktarılması noktasında yaşanan boşluğun sanat alanında da kendini gösterdiğini aktardı. Günümüzde Osmanlı’daki sanat faaliyetlerine ulaşılamadığından yakınan Bilgin, özellikle geleneksel sanatlarımızın korunması adına bir sanat bakanlığının açılması gerekliliğini dile getirdi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.