Endüstri için duymaya alışık olduğumuz 4.0 terimini eğitim için de kullanma zamanımız geldi sanırım. Bu endüstri 4.0 nedir, ne değildir neyi ifade etmektedir diye biraz araştırma yaptım; birbirinden farklı onlarca yazıya ulaşmanın mümkün olduğunu gördüm. Kimisini anlayabilmek için çok derin işletme ve üretim faaliyetleri bilgisi gerekiyor. Kimisini de anlayabilmek için finansal konulara hâkim olmak gerekiyor. Ben ise daha basit bir anlatımla bu alanda okuduklarımı şu şekilde toparladım. Endüstri alanında 1. Evre kaba kas gücünün etkili olduğu insan gücüne ya da hayvan gücüne dayalı dönemi, 2. Evre buharlı makinaların icadı ile kas gücünün yerini makinaların aldığı dönemi, 3. Evre otomasyon sistemleri ile mekanik üretimden üretim bandı tarzındaki üretime geçiş dönemini ifade ediyor. 4.0 olarak adlandırılan evrede ise her ne kadar azalarak da olsa işgücünün etkisinin devam ettiği üretim mantığına bir son vermek ve üretimden insan faktörünü mümkün olduğu kadar çıkartmak fikri yatıyor. Her birimiz rahatlıkla üretimin ucuz işgücü nedeni ile uzak doğuya kaydığını biliyoruz. Üretimdeki bu Uzakdoğu kısacası Çin etkisi büyük AR-GE faaliyetleri ve harcamaları sonucunda ortaya konulan ürünlerin daha basit bir şekilde kopyalanmasına olanak sağladı. İşte bu noktadan sonra üretimin kendi evine döndürülmesinin yolu arandı. Büyük üretim bantları ve bantlarda görev alan insanlar yerine daha modüler ve farklı amaçlarda da üretim yapılmasına olanak sağlayan üretim bantları ve bu bantlarda insan müdahalesini en aza indirecek şekilde robotik teknolojisinin kullanılması durumu ortaya çıktı. Bu süreçle birlikte karanlık fabrikalar dönemi başlamış oldu. İnsan faktörünün ortadan kalkması ile birlikte aydınlatmaya ihtiyaç duymayan fabrikalarda uzaktan yönetim panelleri kullanılarak üretim süreçleri yürütülmekte.  Böylelikle üretim, işgücünden uzaklaştıkça ulaşım sorunlarının da ortadan kalkmasına olanak sağlamadı. Daha teknolojik bir üretim süreci işletme maliyetlerinin temelini oluşturan personel maaşı ve mekân kirası gibi gider kalemlerinden arındırılmış bir süreci ortaya koymuş oldu.

Teknoloji her alanda etkin bir şekilde süreçleri etkilediği gibi eğitim hizmetlerinin sunulmasını da etkilemektedir. Ancak bu etkileşim halen daha sınırlı bir seviyededir. Fabrikalarda olduğu gibi köklü değişiklikler henüz eğitim camiasında yaşanmamıştır. Mevcut alışılagelmiş eğitim ortamları varlığını sürdürmekte, eğitim teknolojisi denilen unsurlar bu mevcut yapının içerisine yerleştirilmektedir. Oysa endüstri 4.0 da oluğu gibi bir kısmına teknolojik ürünler yetiştirmek yerine eğitimi tamamen teknolojik mecralarda üretmenin zamanı geldi. Bu noktada uzaktan eğitim ya da çevrimiçi eğitim adını verdiğimiz çalışmalar devreye giriyor. Eğitim süreçlerinin tamamen teknolojik alana taşınması eğitime ulaşmayı kolaylaştırmasının yanında hem eğitim sektörüne hem de eğitim hizmetinden yararlanan son kullanıcıya daha pek çok avantaj sağlıyor. Belki buradan sonrasına birkaç hafta daha yer vermek ve bu konudaki örnekleri artırmak daha doğru olabilir. Ancak bu yazımızda en azından çok önemli avantajlardan birisine değinelim istiyorum.

Eğitim alışılagelmiş fiziki mekânlarda gerçekleştirdiği sürece her zaman bir katılımcı sayısı sınırı ile karşılaşılmaktadır. Dünyanın en önde gelen bilim insanlarına eğitim olanağı verseniz. Her ne kadar büyük salonlar kullansanız da bir sayı kısıtı ile karşılaşmaktan kurtulamayacaksınız. Oysaki çevrimiçi ortamda paylaşılan eğitim içeriklerine imkânları doğrultusunda dünya nüfusunun tamamının ulaşması mümkün olabilir.

Önümüzdeki hafta eğitim 4.0 a biraz daha yer vermek üzere hoşça kalın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner193

banner246

banner254