Konuyla ilintisi ileride ki satırlarda daha net anlaşılabilecek  küçücük bir araştırma yaptım;

Gelişi güzel bir bankanın sitesine girdim ve 5.000 lira kredi alırsam (onu bile vermemek için ellerinden geleni yapıyorlar ya velevki dedim) ne kadar zamanda ne kadar faizle ve toplam ne kadar olarak geri öderim diye baktım.

Eğer 5.000 lirayı 12 ay vade ile tüketici kredisi olarak alırsam %2.49 faizle ayda 496.93 TL ödemek koşulu ile toplamda 5.963.17 liralık bir maliyetle karşılaşıyorum.

Hadi bu kısa oldu; 24 ay vade ile alayım desem yine %2.49 faiz ile bu sefer aylık 291.91 TL. ödüyorum kredi bana 7.005.79 TL na mal oluyor.

İyisi mi 36 ay ile alayım da çok sıkışmayayım diyerek bankaya başvursam aynı paraya bu defa % 2.46 faiz uygulayarak her ay 225.11 TL ödeyerek borcumu toplamda 8.103.82 TL. olarak ödememi istiyorlar.

Bankaya takılmayın,hepsinde üç aşağı beş yukarı durum bu.

Anan adı,baban adı,evin araban var mı,emekli misin,kefilin kim vs yi atlatıp vermek lütfunda bulunurlarsa 5.000TL. verecekler.

Yani benim emekli maaşımı üç ile çarpınca bile sağlayamadığım rakamı.

Demem o ki;

Bu beş bin lira var ya beş bin lira çok ama çok büyük  para.

Öyle ha deyip benimkini beş bin arttırın diyenler anlamazlar tabi.

Eğer kızarlarsa edepsizliğime versinler.

Edep dedim de;

Toplumda oluşan töreye uygun davranış.utanma, çekinme, sıkılma duygusu, incelik.

Bu edebin tarifi;

Utanç verici işleri hiç utanmadan, sıkılmadan yapan, utanmaz, sıkılmaz, terbiyesiz, ahlaksız.sakınılacak ölçüde kötü (kimse/ler).

Bu da edepsizin.

Yani ağza alınırken olumsuzlaması beni de bağlar mı acaba diye beş kere düşünülmeden edilemeyecek bir söz.

Edebinden emin olmadan edepsiz diyebilmek ise en basitinden kul hakkına girmek.

Mehmet Akif  ‘’ Ne ibrettir kızarmak bilmeyen çehren, bırak kardeşim tahsili ; git önce edep, haya öğren.’’derken kimleri kastetmiş bilemem ama,kamu kaynaklarının nerelere harcandığını sormanın edepsizlik olmadığın da kesinlikle eminim.

Hep söylüyorum yine söyleceğim;

Bu iktidar muhalefetin gönüllü piar ajansı gibi çalışıyor.

Öyle işler yapıyorlar,öyle sözlerin söylenmesine izin veriyorlar ki,ilk eleştiriyi kendi seçmenlerinden alıyorlar.Bunu doğrulamak için sosyal medyaya bir göz atmak kafi.

Özellikle iktidardan yana olduklarını öne süren kişi ve grupların toplumun aklıyla dalga geçen hakaret dolu söylemleri bence iktidar aleyhine toplu bir sabote çalışması.

Toplum ekonomik krizin çeperlerine çarpa çarpa yaşamaya,bu gün aldığı mal ya da hizmeti yarın alamayacak duruma gelmeye alışmaya çalışırken vergilerinin nerelere gittiğini sorgulayacak elbette.

Hatta artık bu konuda en duyarsız kesimler bile hadiseye kulak kabartmış durumdalar.

Şöyle bir dolaşın kentin çay ocaklarını,çay bahçelerini,cami avlularını kulak verin insanların konuştukları konulara duyacağınız özne sadece ve sadece para olacak.

Herkes esnaf olmuş;

Kredi hesaplayan mı ararsınız,icra dosyası faizi hesaplayanını mı.

Her yer onlarla dolu.

Kimin gözünün içine baksanız hüznü de size bakıyor.

Şimdi sormaz mı bu gözlerin sahipleri benim verdiğim paradan kaç lirasını sen alıyorsun diye?

Ve sorarsa da edepsizlik mi etmiş olur?

Atanmadığı için intihar eden matematik öğretmeni Kevser’in,sosyal bilimler öğretmeni Merve’nin, ingilizce öğretmeni Mustafa’nın,kirasını ödeyemediği için kendini pencere demirine asanların,çocuklarına pantolon alamadığı için canına kıyanların  yaslarının tutulduğu bu ülkede kamuya ait her kuruşun hesabını sormak edepsizlik değil vatandaşlık hakkıdır.

İddialar doğrudur ya da yanlıştır.Elbet açığa çıkar.

Ama bu tür söylemler yanlışın bile doğru olarak algılanmasını sağlar.

Gerçi birbirinden farklı konular ama özne de birlik sayesinde kesişiyorlar.

Bu gün aldığı paranın miktarının  sorgulanmasını edepsizlik olarak niteleyenler,eveli gün tamamı düzmece olduğu yargı tarafından karara bağlanan yüz binden fazla kişinin hukuksuzca telefonlarının dinlendiği,bin üç yüz altmış kişinin ifade verdiği,yedisinin ifade bile veremeden vefat ettiği,beş yüz seksen kişinin keyfi olarak tutuklandığı,yedisinin kansere yakalandığı ve  üç bin kişi hakkında takibat yapılan Cumhuriyet tarihinin en büyük kumpası sürecinde ülkenin bağırsaklarını temizlediğini iddia ediyorlardı.

Edep edep te,edepsiz kim?

Doğrusu aklı karışıyor insanın.

‘Efendiler’ dik biz milletçe Ata’nın hitaplarında

Böylesine azarlanmalara alışamıyoruz ne yapalım.

Hele konu edebimiz olunca hiç mi hiç…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246