Bu haber kez okundu.

Milletvekili Keşir mecliste 12 Kasım’ı anlattı
AK Parti Düzce Milletvekili ve Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcısı Ayşe Keşir, TBMM’de gündem dışı söz alarak, 12 Kasım Düzce Depremi hakkında konuştu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda AK Parti Düzce Milletvekili ve Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcısı Ayşe Keşir, Düzce depremini anlattı. 12 Kasım Düzce Depreminin üzerinden 17 yıl geçmesine karşın depremin izlerinin yüreklerde hala tazeliğini koruduğunu kaydeden Keşir, “17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen ve tüm Düzce’yi de etkileyen 7,4 şiddetindeki Marmara depreminde Düzce ilimizde 270 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 1.157 vatandaşımızda yaralanmıştı. Daha 17 Ağustos depreminin yaraları sarılmadan, enkazları kaldırılamadan yaklaşık 3 ay sonra yaşanan 12 Kasım Düzce depreminde de 710 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 2.679 vatandaşımız ise yaralanmıştı. Depremin gerçekleştiği 30 saniye geride kaldığında Düzceliler olarak yüzyılın felaketini yaşadık. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yaşanan acının ve depremin yıkıcı gücünün tüm boyutları ortaya çıktı. Düzce Afet ve Acil Durum İl Müdürlüğü verilerine göre 1999 depremlerinde Düzce genelinde 16.666 konut, 3.837 işyeri ağır hasar gördü. O güne kadar bolluğun bereketin sembolü olan şehrimiz, yıkım ve kayıplar ile uzunca bir süre adeta derin bir sessizliğe gömüldü” ifadelerinde bulundu.
Türkiye’nin en genç ili olan Düzce’de şehrin büyüyüp gelişmesi için mücadele verildiğini kaydeden Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, “Şehir kimliğine kavuşmak için büyük bir mücadele veren Düzce, 2004 yılında 5084 sayılı yasa ile teşvik kapsamına alındı ve hızla büyümeye başladı. Düzce, İstanbul ve Ankara’nın tam ortasında, OSB’leri, modern konut alanları, Üniversitesi, tarım ve turizm yatırımları, ovası, denizi, yaylaları, şelaleleri, mağaraları, extrem spor alanları, tarihi kimliği ile bereketin sembolü, ekolojik bir kenttir. Henüz çok genç bir şehiriz ve şehircilik alanında alacağımız çok daha fazla mesafenin olduğunun farkındayız” dedi.
Afetlere yönelik tedbirlerin alınmasının afetlerin sonuçlarının maliyetinden çok daha düşük olduğuna dikkat çeken Keşir, “Afet zararlarının azaltılması, yapıların teknik olarak afetlere dayanıklı hale getirilmesi ve zemine, tabiata uygun yapıların yapılması ile mümkündür. Afet, olayın kendisinden çok doğurduğu sonuçlar olarak görülmektedir. Afetler, can kaybı kadar bölgede meydana getirdikleri ekonomik kayıplar ile de gelecek neslin, yarınlarına bloke koymaktadır. Bir afetle başa çıkma ve bozulan dengenin yerine konmasında vazgeçilmez ön koşul önceden hazırlıklı olmaktır. Bu tür bir birikim ancak bir bütünlük ve işbirliği içinde yürütülebilir. Bu bağlamda 1999 tarihi, hem 17 Ağustos hem de 12 Kasım depremleri ile ülkemizin afet yönetimi stratejisi için bir milat olmuştur” dedi.
AK Parti Düzce Milletvekili, Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcısı Ayşe Keşir, sözlerini şu şekilde tamamladı:
“AFAD’ın, Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı-2023 kapsamında başlatılan Ulusal Deprem Araştırmaları Programı (UDAP) ile üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve kamu kurumlarının depremle mücadele konusundaki projelerine destek sağlamaya başlamışlardır. AFAD, afetlere ait bilgi birikimini gelecek nesillere taşıyacak, afetler ile ilgili elde edilen bilimsel deneyimlerin ve sonuçların kaybolmadan, hızlı ulaşılabilir ve güvenilir bir dijital platformda saklanabilmesini sağlayacak olan Türkiye Afet Bilgi Bankası’nı (TABB) geliştirmiştir. Böylelikle afet ve afetten korunma hafızamız gelecek nesillere aktarılacaktır. Düzce depremi ve diğer doğal yıkımlar sonrasında yaşadığımız birliktelik duygusu, acılara ortak olma, zorluklar karşısında tek vücut olma bilincini 15 Temmuz gecesi bu Aziz Millet tekrar göstermiştir. Depremler ve tüm doğal afetlerde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyor.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.