İnsanın dengesini bozan, kendiyle çelişmesine neden olan, huzurunu kaçıran, kontrolünü yitirip ruhi dengesinin altını üstüne getiren ve çokça da ele güne rezil eden en önemli eksikliği nedir diye sorsam stresten, kaygılara kadar en az on tane sıfat sayarsınız.

Eğer saydıklarınızın içerisine ‘düşünüldüğü gibi sanmak’ yoksa sorumun yanıtı da yok demektir.

Düşündüğümüz gibi sanmak;

Bunu hepimiz yapıyoruz aslında.

Kimimiz dozunda kalıyor kimimiz hadisenin Nirvanasına tırmanıyoruz.

Karşılaştığımız her ne ise önce kendimizce bir senaryo yazıp sonrada prömiyeri için tek kişilik sahnemizde rol alıyoruz.

Eskiler sazan gibi atlar derler ya; aynen öyle.

Konu doğru mudur, yanlış mıdır, spekülasyon mudur, tuzak mıdır yoksa birileri bizi makaraya mı almakta araştırmadan, bilmeden derhal yorum yaparak suçlu ararız. Çoğunlukla da buluruz.

Ne eğitim düzeyimiz engelleyebilir bu hezeyanımızı ne de sosyal statümüz.

Algımızın sonuna kadar açık olduğunu sandığımız içinde özgüvenimiz tavan yapar.

Derhal tanıyı koyarız.

Şudur.

Şu değilse budur.

İkisi de değilse garanti o dur.

Bazen kendimi bu durumda yakalarım.

Düşündüğüm gibi sanırken yani.

Sonra da bu berbat sanrının içerisinden çıkmak için artık her neyi sanıyorsam onun gerçekliğini araştırmaya başlarım.

Düşünüldüğü gibi sanmak berbat bir girdaptır.

İnsanı içine çekerken muhakeme yeteneğini de sömürür. Olanı olmadığı gibi algılamasına ve nihayetinde de telafisi mümkün olmayan sonuçlara ulaşmasına neden olur.

Ama düşünüldüğü gibi sanmanın bazen cingözlerin işlerine yaradığı da görülebilir.

Elbette bu unsuru faydalarından sayamam da, genelin sanrısından kendine menfaat çıkartıp insanları fiştekleyenler de yok değildir hani.

Ancak bu konunun düşündüğünü sanmakla karıştırılmasını da istemen.

Çünkü o daha da tehlikeli bir eylemdir. Aslında düşünüldüğü sanmanın bir türevi de düşündüğünü sanmaktır da denilebilir.

Hiç şüphesiz ki düşündüğünü sanmakla gerçek anlamda düşünmek aynı şey değildir.

Gerçek anlamda düşünmek, gün içinde olup bitenler hakkında konuşmaktan öte bir şeydir.

Varoluşsal bir süreçtir ve hayatımıza anlam ve değer katarak yön verir. Eğitim sisteminden beklenen de, çocuklarımıza bu varoluşsal sorgulama ve öğrenme becerilerini kazandırmaktır.

Gerçek düşünme veri ve bilgi odaklıdır. Hayatımızın her alanında sürekli yorumlar yapıp durmamızda o yüzdendir.

Bir yerde yorum varsa, orada ego; ego varsa çatışma vardır.

Günlük hayatımızda herhangi bir hükmün, anlam ve değer ifade edebilmesi için dayanak noktasını ve kriterini açıklayabiliyor olması gerekir. Aksi halde, aklımıza gelen her şeyi söylemek, gerçek anlamda düşünmek değildir.

Düşünüldüğü gibi sanmanın empati yoksunluğu ile de bir akrabalığı olduğunu düşünüyorum.

Hakikaten;

Ne zordur empati yapamamak.

İnsanı her dalda, her anda haklı kılar.

Öyle ki haklılığının tadını kaçırdığını fark etmesine bile izin vermez. Hezeyan girdaplarına sokup sokup çıkartır, kişi kendi kendini yer de bir türlü doymaz.

İnsan yenildiği nice kavgaların minicik bir haklılığının şemsiyesine sığınıp öcünü almaya çalışırken hoyrat, vahşi ve affetmez olup aslında kendi kendini döver de haberi olmaz.

 Kişi kendine sütten çıkma ak kaşık muamelesi yaptıkça kirlenirken, karşındakinin yaşadığı sıkıntıyı yok sayar.

Haklı ya, yaptığı haksızlıklara rağmen…

Aslında genelde nominaldir bir başkasına üstünlüğü. Zenginliği insanın değildir, yoksulluk ise aksine onun…

Kendini anlatır, ben diye başlar ben diye bitiremeden. Gözleri ele verir günahlarını. Yemin etse ikna edemez. Her şeye fiyat biçer de, kendisi kaç para eder bilemez.

Ah ne zordur empati yapamamak…

Hasta eder, heder eder.

Fani düşündüğü gibi sanırken

Bir bakar;

Düşürüp girdabına

Madara eder…

Bir de düşünemeden sanmak var ki,

O bu makaleye sığmaz…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246