Bu haber kez okundu.

BM’den Trump’a karşı güçlü tavır!

Türkiye ile Yemen’in sunduğu, Amerika Başkanı Donald Trump’a Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararından vazgeçme çağrısı yapan karar tasarısı, Washington yönetiminin ısrarlı tehditlerine rağmen, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yapılan oylamada kabul edildi. Oylamaya 172 ülke katılırken, Filistin yanlısı karar, 9 “Hayır” oyuna karşılık 128 “Evet” oyuyla kabul edildi. Karar bağlayıcı olmasa da, güçlü bir mesaj verilmesi ve dayanışma sergilenmesi açısından önem taşıyor. 

Dayanışma vurgusu
Oylamanın ardından Filistin Dışişleri Bakanı Riyad Maliki ile birlikte kameralar karşısında soruları yanıtlayan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, kararın ezici çoğunlukla alındığına dikkat çekti, Filistin ve Kudüs’ün statüsüyle ilgili bir dayanışma ortaya konulduğunu söyledi. Türkiye’nin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Filistin konusuna sahip çıkmaya devam edeceğini dile getiren Çavuşoğlu, “Türkiye olarak bundan sonra 1967 sınırlarıyla Filistin devleti ve Doğu Kudüs’ün de Filistin’in başkenti olarak kabul edilmesi konusunda daha çok çaba sarf edeceğiz” diye konuştu. Çavuşoğlu, BM üyesi ülkelerin, oylama sonucuyla egemenliğin ve onurun satılık olmadığını gösterdiğini de vurguladı.


Riyad el-Maliki de, oylama sonucunu “zafer” şeklinde tanımladı. Maliki, “Bu bir zaferdir. Bugün Kudüs konusunda yeni bir sayfa açıyoruz” ifadesini kullandı. Oylamanın, ABD ve İsrail tehditlerine rağmen yapıldığına dikkat çeken Maliki, “Tehditler bir şeyi değiştirmedi. Kudüs Filistin’in başkentidir ve bu gelecekte de böyle olacak. Tehditler umurumuzda değil. Oylama  öncesinde tehdit ettiler ama oylama sonucu kanıttır” değerlendirmesini yaptı. 

‘Açık ihlal’

Kudüs tasarısı, Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu ile Yemen’in BM Daimi Temsilcisi Halid Hüseyin Muhammed Elyemeni imzasıyla Genel Kurul Başkanı Miroslav Lajcak’a sunulmuştu. Oturumu Lajcak açarken, ilk konuşmayı da Elyemeni yaptı ve ABD’nin uluslararası topluma karşı çıkmaya devam ettiğini, Kudüs’ün demografik yapısının değiştirilmek istendiğini belirterek, tüm barışçıl ülkelere lehte oy verme çağrısında bulundu. Elyemeni, Trump’ın kararının Filistin halkı ve Arap ülkelerinin yanı sıra tüm dünya müslümanları ve hıristiyanlarının haklarına karşı açık ihlal niteliği taşıdığını vurguladı. Filistin Dışişleri Bakanı Riyad El Maliki de, Başkan Donald Trump’ın kararının, Amerika’nın Ortadoğu barış sürecinde arabulucu olma statüsünü etkilediğini söyledi. Maliki, kararın sadece İsrail hükümetinin “sömürgeci” planlarını hayata geçirmeye yaradığını belirtti. 

BOSNA HERSEK'İN ÇEKİMSER KALMASI DİKKAT ÇEKTİ

Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi, Birleşmiş  Milletler (BM) Genel Kurulu'nda Türkiye’nin girişimleriyle hazırlanan ve ABD  Başkanı Donald Trump’ın Kudüs kararını eleştiren karar tasarısı için yapılan  oylamada çekimser oy kullandı.


Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Sırp Üyesi Mladen Ivanic'in ofisinden  yapılan yazılı açıklamada, BM Genel Kurulu'ndaki oylamada çekimser oy kullanma  kararı alındığı belirtildi.

1992-1995 yılları arasında yaşanan Bosna Savaşı'nın ardından imzalanan  Dayton Barış Antlaşması çerçevesinde kurucu halkların (Boşnak, Hırvat ve Sırp)  temsilcileriyle Üçlü Başkanlık Sistemi'ne göre yönetilen Bosna Hersek'in çekimser  oy kullanması tepkilere neden oldu.

Bosna Hersek'in çekimser oy kullanmasına ülkedeki iki entiteden biri  olan Sırp Cumhuriyeti (RS) Başkanı Milorad Dodik'in Ivanic'e gönderdiği "İsrail"  konulu talep mektubunun etkili olduğu belirtildi.

Yerel medyada yer alan haberlere göre, Dodik, İvanic'e gönderdiği  mektupta "İsrail ve RS arasında dostluk ilişkileri var. Bosna Hersek de bu  diplomatik ilişkileri bozacak her türlü gelişmeye engel olmalı." ifadelerine yer  verdi.

Dodik mektubunda İsrail ve Filistin arasındaki gerginliğin sakin bir  ortamda çözülmesi gerektiğini vurguladı.

Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Dragan Covic ve Konseyin Boşnak  Üyesi Bakir İzetbegovic, henüz konuyla ilgili bir açıklama yapmadı.

Tehdidi yineledi

ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Niki Haley, oylama öncesi “BM’nin uzun yıllardan beri İsrail düşmanı olması kabul edilemez. ABD, Kudüs’e büyükelçiliğini taşıyacaktır. Bunu bizden ABD halkı istiyor ve doğru olan da budur. Hiçbir oylama bunu değiştirmeyecektir. Ama bu oylama, Amerikalıların BM’ye nasıl baktığı ve bizim, bize BM’de saygısızlık yapan ülkelere nasıl baktığımız konusunda bir fark yaratacaktır” ifadelerini kullandı. 

Birleşmiş Milletler’i, yardımları kesmekle tehdit eden Haley, ABD’nin, BM’ye en büyük katkıyı yapan ülke olduğunu, bu denli saldırılmayı haketmediğini vurguladı, “Amerikan halkının, saygısızlık görme önceliği için ödeme yapmak istemeyeceği” nitelemesini yaptı. Haley, “Yatırımımıza karşılık daha fazlasını talep etme hakkımız var. Şayet yatırımımız başarısız olursa, bunu, daha verimli yerlere harcama hakkımız var” dedi.

İsrail’in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon da, tasarıya destek veren ülkelerin “Filistinlilerin kuklası” olduklarını öne sürdü. 

Kentin çok dinli kumaşı bozulmamalı

Oylama öncesinde söz alan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD Başkanı Trump’ın, Washington’ın kararına karşı oy vereceklere mali yardımı kesme tehdidini “zorbalık” diye niteledi. Bakan Çavuşoğlu, “Bu toplantı öncesinde BM üyesi bir ülke diğer bütün BM üyelerini tehdit etti. Hepimizin hayır oyu kullanması istendi ya da sonuçlarına katlanmamız söylendi. Bazıları ise gelişme yardımlarının kesilmesiyle tehdit edildi. Bu kabul edilemez. Bu tehdittir ve bu grup buna boyun eğmeyecektir. Ülkelerin oylarının satın alınabileceğini düşünmek ahlaki değildir. Biz korkmadık! Güçlü olabilirsin, ama bu seni haklı yapmaz!” dedi. 

Hukuk çiğnendi

ABD’nin Kudüs kararını uluslararası hulukun çiğnenmesi ve evrensel değerlere akıl almaz saldırı olarak niteleyen Çavuşoğlu, şunları söyledi:

“Bugün şunu hatırlatmak önemli; Filistinliler yalnız değildir. Filistinlilerin 1967 sınırlarını ve Doğu Kudüs başkentiyle devlet kurma hakkı vardır. Fakat BM üyesi ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması tüm BM kararlarına uluslararası kararlara evrensel değerlere aykırıdır. Kudüs üç din için de kutsal bir kenttir. Tüm insanlığın sorumluluğudur tarihi sorumluluğunu korumak. Kentin çok kültürlü, çok dinli kumaşı bozulmamalıdır. İki devletli bir çözüm gerekir.”

Netanyahu için darbe

İsrail’in en önemli gazetesi Haaretz’te oylama sonuçlarının ardından yer alan haberde, kararın Trump yönetimi ve Netanyahu’ya büyük bir darbe olduğu ifade edildi. Gazete, karara imza atan ülkeler arasında Rusya, Çin ve Hindistan gibi Netanyahu’nun yakın zamanda müttefik olarak nitelendirdiği ülkelerin de bulunduğuna dikkat çekti. CNN ise, ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley’in ve Başkan Trump’ın tehditlerinin çok az sayıda ülkeyi etkileyebildiği belirtti. 
İsrail Başbakanlığı’nın yaptığı açıklamada da, İsrail’in, BM’nin bu kararını reddetmekle beraber, tasarı lehinde oy kullanmayan ülkelerin çokluğundan duyduğu memnuniyet dile getirildi. Başbakan Binyamin Netanyahu da, oylama öncesinde BM’ye “yalanlar evi” derken, “BM tanısın ya da tanımasın, Kudüs İsrail’in başkentidir. ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması için 70 yıl geçti. Yıllar sonra, BM de bunu tanıyacaktır” dedi, BM kararını, “daha oylanmadan reddettiğini” söyledi. 

KİM BU MİNİK ‘RET’ÇİLER?

Oylamada ABD ve İsrail’in yanı sıra Guatemala, Honduras, Marshall Adaları, Mikronezya, Nauru, Togo ve Palau, karara karşı oy kullandı. Aralarında Avustralya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya, Kanada, Arjantin, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Romanya, Panama, Filipinler, Meksika’nın da bulunduğu 35 ülke ise çekimser kaldı. 

‘Topuklu’ Haley!

Kudüs oylaması öncesi üye ülke diplomatlarına üstü örtülü tehdit mesajları gönderen ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley’in, birkaç ay önce bir Yahudi lobi kuruluşunun toplantısında İsrail aleyhine teklifleri “topuklu ayakkabılarıyla tekmeleyip geri gönderdiğini” söylemesi yeniden gündeme geldi. 
ABD’deki en büyük Yahudi lobi kuruluşu AIPAC’ın mart ayındaki bir toplantısına katılan Haley, BM’de Filistin konusundaki girişimleri engellemek için yaptıklarını övünerek anlatmış, buradaki rolünü tarif etmek için de “Ben niye topuklu ayakkabı giyiyorum? Moda diye değil. Yanlış bir şey gördüğümde tekmeleyip geri göndereyim diye” ifadelerini kullanmıştı.

Kararda  ne var?

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda Türkiye’nin girişimleriyle hazırlanan ve ABD Başkanı Trump’ın Kudüs kararını eleştiren, Kudüs’ün statüsüne ilişkin “İsrail’in İşgal Altındaki Doğu Kudüs ve Filistin Topraklarındaki Faaliyetleri” başlıklı karar tasarısı, 1967’den 2016’ya kadar BM Güvenlik Konseyi’nden geçmiş 
10 karara atıf yapıyor. 
Tasarıda, Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak  ilan etmesi ve Washington’ın Tel Aviv büyükelçiliğini Kudüs’e taşınmasına ilişkin kararına atıfta bulunularak “Kudüs’ün statüsüne ilişkin son kararlara yönelik derin teessüfte” bulunulmuştu. 
Tasarıda BM Ggüvenlik Konseyi kararlarına da atıf yapılarak, Kudüs’ün “ruhani, dini ve kültürel boyutlarının” korunması gerektiği ifade edilirken, kentin statüsünün BM kararları çerçevesinde müzakerelerle çözülecek en son konu olduğu vurgulanmıştı.

Olaylar durulmuyor

ABD’nin Kudüs kararının ardından bölgede başlayan gerginlik devam ediyor. İsrail askerlerinin, Batı Şeria’nın farklı bölgelerinde dün düzenlenen gösterilere müdahalesinde 6 Filistinlinin gerçek veya plastik mermilerle yaralandığı, 4 Filistinlinin ise gazdan etkilendiği bildirildi. 

Milliyet

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246