İnsan hayatındaki en büyük güçlük, yaşanılan köyün, beldenin, ilçenin, kentin, ülkenin arkada bırakılıp, hiç tanınmayan, bilinmeyen bir ülkeye gidilerek, göç edilerek yeniden ve sıfırdan yeni bir başlangıç yapılmasıdır.

Bu yapılan işleme bizler üç harften oluşan bir kelime ile anlatıyor ve kabul ediyoruz. İşin adı; göç.

Köyden kente göç ile başlamış insanların hayat mücadelesi. Çünkü, açlık tehlikesi, güvenlik tehlikesi, yeni ve mutlu bir yaşam beklentisi, sosyal hakların kazanılması, çocukların daha iyi bir eğitim almaları gibi çeşitli nedenlerle insanlar göç etmişler.

Göç işleminde yüz yıllar öncesinden ele alınan ve hala birinci sırada yer alan en önemli etken, işsizlik. Ekonomik zorluklar olarak göze çarpıyor. İkinci etken ise insanların güvenlik problemleri. Başta terör eylemleri geliyor. Yani, ölüm korkusuna kapılan insanlar, öz vatanlarını terk edebiliyorlar.

Ülkeler arasındaki göçler ise yeni bir yaşam için başlamış. İnsanlar, dinleri ve dilleri aynı olmamasına rağmen, yeni bir hayat kurabilme adına ülkeler arasında göç yaşanmış. Hala yaşanıyor. İşte bu göçün ana sebebi savaşlar.

Evet, savaşlar. Dünya tarihinde düzenli göç olarak tarihe yazılan en büyük etken, ülkeler arasındaki insanların ve Akraların birbirleriyle değişimleri. Kısaca mübadele deniliyor bu işleme. Birleşmiş Milletlerin gözetiminde yapılan bu işlem nedeniyle, ülkemizde pek çok göçmen aile var. Yine. mübadele yöntemi ile ülkemizi terk edip, başka ülkelere giden aileler var. Her iki uygulamada aileler hala doğdukları, yaşadıkları, büyüdükleri, aile kurdukları vatan toprağı saydıkları ülkelerin özlemini çekiyorlar. Bursa’da en fazla göç alan şehirlerden bir tanesi olduğu için bizler bu durumu gözle görebiliyor, yaşadıklarımızla hissediyoruz.

Özellikle Balkan ülkelerinden göç eden ailelerin, karşılıklı ziyaretleri, birbirleri ve asıl kökleriyle olan bağlantıları ve göç hikayelerini dinleyip, öğrendikçe gerçekten dünyanın acımasızlığını, insanların savaş halinde nerelerden nereleri sürüklendiğini gerçek insanların anlatımlarıyla öğreniyoruz.

Her ne sebeple olursa olsun göç, dünyanın en büyük yarası.

Parçalanmış aileler, yaşadığı yeri bırakmayan, zorla bir başka yönetimin egemenliği altında yaşamaya zorlanan, isimleri değiştirilen, öz benliklerini yitiren yüz binlerce insan var yeryüzünde. Kimileri, sömürge olan devletlerde yaşıyorlar. Kimileri, eğitim alıp, beyin göçü dediğimiz şekilde, kendi ülkelerine faydalı olmak yerine bir başka ülkeye gidip oralarda bilim, ilim, irfan sahibi oluyorlar.

Kısaca, göç nedeniyle insanlarımız öz benlikleri yitiriyorlar.

Şimdi, dünya genelinde yaşanılan, özellikle Suriye’deki iç savaş nedeniyle de sadece ülkemizi değil, Avrupa ülkelerini tehdit eden düzensiz göç nedeniyle, insanlar, kendilerinden olmayanı kendi yaşadıkları topraklarda, mahallelerinde, semtlerinde görmek istemiyorlar. Bu nedenledir ki, Amerika ile Meksika sınırına duvar örülmesiyle ilgili karar, ABD siyasetinin birinci maddesi oluyor. Başkan, paraları kesip hükümeti işlevsiz hale bile getiriyor.

Türkiye’de ise açıklanan resmi rakamlara göre 3 milyon 500 bin, resmi olmayan tahmini rakamlara göre ise 4 milyon düzensiz göç eden insan var. Bunların çoğunluğu Suriye kökenli. Ama, Afrika kökenli olan, eski Rusya rejiminden kopan ülkelerden kaçıp gelenler de var aralarında.

Göçün, düzenli de olsa düzensiz de olsa bir ekonomik, sosyal yara haline gelen sonuçları var. Psikolojik edimleri var. İnsanlar, kendi işlerinin elinden alınmasına, yaşadıkları toprakların başkalarına verilmesine, kendileri yokluk içinde yaşarken, başka ülkelerden gelen göçmenlere ev bark yapılıp verilmesine razı gelmiyorlar. Ucuz işçilik nedeniyle, işlerinden ekmeklerinden olduğu zaman da bu razı gelmeyişleri, belli yerlerde ve belli kişilerde öfkeye dönüşüyor.

Dünyanın en önemli zorunu bana göre bu göç meselesi. Bugün tartışılan ve çareler aranılan düzensiz göç; Çanakkale, Bilecik, Sakarya, Balıkesir, Kocaeli, Kütahya, Yalova ve Bursa illerinin vali, güvenlik güçleri, kurum müdürleri ve yetkililerinin katılımı ile Bursa’da masaya yatırıldı.

’10. Bölge Düzensiz Göç ile Mücadele Koordinasyon Toplantısı’ Bursa Valisi Yakup Canbolat’ın ev sahipliğinde ilk toplantısını Bursa’da gerçekleştirdi. Vali, güvenlik güçleri, kurum müdürleri ve yetkililerinin katıldığı toplantıda, düzensiz göçün çözümü noktasında önemli konular ele alındı. Vali Canbolat, "Türkiye, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve yakın Asya ülkelerinden AB ülkelerine kaçak olarak göç etmek isteyenler için vazgeçilmez bir koridor olmuştur. Aynı zamanda göç edenlerin de yerleştiği bir ülke konumunda görünmektedir. 20. yüz yılın ortalarından bu yana kendi vatandaşları yurt dışına göç eden bir ülke olan Türkiye, artık başka ülke vatandaşlarının göç ettiği ve çalıştığı bir ülke olmuştur. Komşu ülkelerde artan siyasi belirsizlik ve çatışmalar, bu ülke halklarının daha güvenlik zulümden uzak daha iyi şartların olduğu yerlere gitme arzusunu arttırmıştır. Avrupa’ya ulaşmak isteyen göçmenler, sınırlarda uygulanan sıkı kontrollerle Türkiye gibi Avrupa’nın çevre ülkelerine yönelmişlerdir" dedi.

Göçün, Türkiye’de pek çok insanı ve aileyi, hatta çalışanı etkilediği çok önemli bir gerçek. Ülkemizin kaynaklarının da göçmenlere kol kanat gerilmesi, kucak açılması, onların dertlerinin ve sorunlarının çözümlenmesi için kullanılması da Türkiye gündeminde Suriye Savaşından bu yana tartışılan bir gerçek.

Her ne olursa olsun, bu derde çare bulmak, çözüm üretmek bütün insanlığın görevi. Kimsenin, bir başka ülke topraklarında olsa bile bu insanlık dramına karşı “bana ne” diye konuşma lüksü yok. O nedenle, dünyanın mutluluğu için Suriye meselesi bir an önce çözümlenmeli. Ülkemizde bulunan milyonlarca insan da evlerine, barklarına, ülkelerine geri gönderilmeli.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234