Yanlış hatırlamıyorsam daha önce dört kez Bursaspor başkanlığına aday olup kaybeden Mesut Mestan için koşullar öyle getirdi ki; bu kez seçilmek çok kolay olacak…

Ancak kulübü yönetmek oldukça zor olacak!

Başkan adayı dostumuzun ekonomik olarak batma, bitme noktasına gelen Bursaspor’u üstelik bir alt ligde yönetmeye talip olması cesaret gerektiren bir girişimdir.

Sevgili Mestan ateşten gömlek giymeyecek, bizzat ateşin içine elini sokacak!

Yola çıkarken önümüzdeki sezon için Süper Lig’e yükselme sözü veren başkan ve yönetiminin yükü çok ağır olacak. Kulüpteki maddi tıkanıklık öyle 3-5 yöneticinin cebini açmasıyla çözülecek boyutta değil.

Mutlaka kent potansiyellerinden/dinamiklerinden destek şart ama şu an itibarıyla böyle bir tablo gözükmüyor. Camianın kanaat önderlerinden ‘çıt’ çıkmadığına göre durum vahim!

Mesut Mestan bir yerlerden ya da birilerinden destek sözü aldı mı bilemiyorum ama bildiğim şu: 

Çıtayı yükseltmek, taraftarı beklentiye sokmak ve de kongre kazanmak güzel ama bu takımı süsleyip gelecek için umut veren göze ve gönüllere hoş gelen yepyeni bir ambalaj yapamazlarsa kısa bir sürede ortalık yangın yerine döner! 

‘Felaket tellallığı’ yaptığımızı düşünenler olabilir ama şu gerçeği hiç kimse göz ardı etmesin…

Hani ‘sosyal medya icat oldu mertlik bozuldu’ diyorlar ya… Okuduklarım, duyduklarım ve de gördüklerim sanki bu düşünceyi doğruluyor!                                                                                                                          

Yerel gazete ve televizyonlara sorumluluk gereği pek aksetmiyor ama sosyal medyada bitip tükenmeden ‘felakete adım adım gidildiğine yönelik senaryolar’ yazılıyor, sözlerden/ yazılardan adeta kan damlıyor!

Yarın Bursaspor’a ‘başkan/ yönetici olacak’ insanlar için ‘sevgiyi/güveni’ bir yana bıraktım, ‘olmazsa olmaz’ olan ‘saygıyı’ bile hiçlik mertebesine indiren kongre üyelerinin ya da taraftarlarının mailleşmeleri/ teweetleşmeleri tüyler ürpertici!                                                                                                                                                                                                                                                                            

 ‘Hoşgörü ve iyi niyet çağrıları’ en şiddetli cevaplarla buharlaştırılıyor…

  ‘Bursasporlunun Bursasporluya akrep etmez, ettiğini’ sözünü dillere pelesenk edecek inanılmaz bir fotoğraf ortaya çıkıyor

‘Bize güvenin, dik duruş, birlik beraberlik’ benzeri çağrılar artık Bursaspor gibi büyük bir topluluğu etkilemeye yetmez.

Son 3 sezonun ikisinde uçurumun kenarından dönüp sonunda dibe vurmuş olsa da şampiyonluk görmüş ardından da lig üçüncülüğüyle bronz madalya takmış bir camiayı ancak ‘sözde değil, özde icraatlarla’ etkileyebilirsiniz.

Demek istediğim o ki; geçte olsa Bursaspor camiası artık uyandı.

Yeşil Beyaz sevdası damarlarda ama herkes neyin ne olduğunun da farkında!

Taraftar kulüp yönetimiyle hemdert olabilmek adına içtenlik şeffaflık bekliyor, gelecek için bir ışık görmek istiyor…

Ben ettim, ben yaptım, yaparım da’ tehditleriyle ona buna sallayan başkanların içine düştükleri açmazları ve kulübü düşürdükleri çıkmazları gören taraftar…

Artık böyle ‘profilin’ ne denli tehlikeli olduğunun ve de başarıya giden yolun ancak kol kola yürümekten geçtiğinin bilincinde ama…

Çaresizlik/sahipsizlik kavramı da giderek Bursaspor’u sarıp sarmalıyor.

‘Dost acı söyler’ misali kestirmeden söyleyip bitirelim: 

Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246