Ramazan ayı, bolluk ve bereket ayı olduğu kadar ülkemizin pek çok köşesinde dilencilerin ve kötü niyetli olan bazı kişilerin de menfaat sağlama ayı olarak bilinir.

Çünkü insanların oruçlu iken daha fazla yardımsever olduğu düşünülüp, “falan yerde bulunan Kuran kursuna yardım edeceğiz. Katkıda bulunur musunuz?” diye avuç açan insanları pek çok kişi geri göndermez. Yine, yolda giderken hiç tanımadığı bir kişinin avuç açtığını gören insanlarımız, ellerine ceplerine atıp ne kadar para çıkarsa, hayır, hasenat için onlara verirler.

B:ir bakarsınız, insanların toplu bulunduğu metro istasyonlarının giriş ve çıkışlarında, kucaklarında bir çocukla bekleyen, “iftar için ekmek parası…” diye dilenen insanların sayısının artması da Ramazan ayında fırsatçıların ne kadar cesaretle ve fütursuzca hareket ettiğinin göstergesidir.

Özellikle, camilerin namaz vakti önlerinde, kapılarında biten dilencilerden artık pek çok kişi illallah dese bile, onlara hala para verip, onları yardıma muhtaç kişi görebilen milyonlarca insanımız var.

Şimdi moda ise Belediye başkanları ve belediyelerde görevli bazı kişilerin isimlerinin kullanılıp, “Allah rızası için yardım” istenmesi gibi olaylar.

Malum, belediyeler yeni seçildi. Göreve başlayalı bir ayı biraz geçti. Kadroları bile daha yeni oluşturuyorlar. Pek çok belediyede, aynı belediye başkanı göreve devam etse bile kadro yenilenmesi ve kan değişimi yapılıyor.

Tabi, bunu fırsat bilen dolandırıcılar da telefonlara sarılıp, banka hesap numaraları vererek, “Mübarek Ramazan ayında yardım topluyoruz. Yoksul insanlara verilecek. Yetim çocuklara verilecek. Şu vakfa verilecek. Bu kişilerin selamları var. Gönlünüzden ne koparsa, hesaba EFT yaparsanız mutlu oluruz…” gibi sözlerle insanları kandıran ve kendilerine menfaat sağladıkları iddia edilen kişilerin piyasada cirit attıkları iddiaları var.

Pek çok belediye başkanı ve yardımcıları, kendi isimleri ve sıfatları kullanılıp bu şekilde yardım talebinde bulunanlara inanılmaması gerektiğini söyleyip, tanıdıklarına, eşe dosta telefon mesajları çekerek uyarılarda bulunuyorlar. Bu arada, bir belediye başkanı arkadaşımın söylediğine göre, bazı dolandırıcılar işi öylesine ilerletmişler ki, arayan kişilerin araya sekreter soyarak, “…falan belediye özel kalemden arıyoruz. Başkanımızın da sizlere selamları var. Belediyemize gelip yardım talep eden bir aile için sizden gönlünüzden koptuğu kadarı ile yardım talep ediyoruz… Gibi sözlerle insanların kandırıldığı olaylara şahitlik etmeye başlamışlar.

Vay anam vay!

Görüyor musunuz, insanların dini inançlarını kullanıp, başkalarının da sıfatlarıyla olayı birleştirip, insanları sömürmenin, kandırmanın ve dolandırmanın bir güzel yolu. Ramazan mübarek ayda, insanların yardımseverlik duygularının yükselmesini de fırsat bilerek, onları kandırıp, kendi ceplerini doldurma adına söylemedikleri yalan bulunmayan bu kişilerle karşılaşılması halinde yapılacak olan tek şey, onlara randevu verip “yardımı nakden elden, yapacağız” diye belli adrese davet etmek ve bu adreste polisle beraber bekleyip, simsarların ele geçirilmesine yol açmaktır. Ki, bu tür olaylara meyilli olanların da akılları başlarına gelsin.

Dolandırıcıların bir7 başka tuzağı ile yıllardır kullandıkları “hediye kazandınız!” diye bazı kişileri kandırıp, onların kimlik belgelerine ulaşılması ve zorla satış yapılması.

Bu tür olay geçen ay benimde başıma geldi.

Bir firma arayıp, “kızınız M… falan yerden alış veriş yapmış. Bu alış veriş sonrasında bizden J9 S…. Marka bir cep telefonu kazandı. Adres için arıyoruz. Birde, işlem yapabilmemiz için TC numarası gerekiyor…”dediler.

Bende kendilerine, “kızımı arayıp sorayım. Benimle ilgisi yok. Zaten kendisi de kanunlar önünde reşit. Böyle bir hediye kazanmış ise bilgisi vardır. Hediyesini almak isterse de kendisi karar verir” diye cevap verdim.

Kızımı aradım. Alış veriş yaptığını doğruladı. Neyse, firma sonrasında tekrar aradı. Cep telefonu bilgilerinden yola çıkıp, “bu bilgilerimi kimden veya nasıl aldı ise adres tespiti için ne gibi yöntemler kullandı ise bilemiyorum artık….?” Adresimize kargo hem de devlet hizmeti sunan PTT kargo ile paket göndermişler.

Mesajlar yenilendi. “…Hediye cep telefonunuz ile siparişleriniz 98 TL karşılığında ….PTT şubesinde sizi bekliyor…”

Sonra, telefonla aradılar. Paketi almayacağımı, kendilerine sipariş vermediğimi kimlik bilgilerime ve adres bilgilerime nasıl ulaştıklarını sorunca, aramalar kesildi. Bu kez de Kargo Takip diye telefon mesajları durmak bilmedi. Onlardan mesaj geliyor ama ben karşı cevap yazamıyorum.

Böylesine önemli bir konuda, insanları mağdur etmek ve zorla satış yapma konusunda herhangi bir önleyici ceza var mıdır yok mudur? Bilemiyorum. İnegöl’deki bir arkadaşım, aynı şekilde dolandırılmış. Hatta yerel ilçe gazetelerinde haberi de çıkmış. Karşılığında ise günler geçmiş. Yapılan bir iş ve işlem yok.

Belli ki, kanunlarımızda böyle kötü niyetli kişilere yol açan bazı aksaklıklar ve eksiklikler var.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234