banner262

Fizyolojik olarak nasıl olduğunu tabi ki bilemem ama ilk başlangıçlar da doğum sancısı gibidir. Doğum sancısı çeker gibiyim şu an. Kafamda harfler, kelimeler, cümleler uçuşuyor en doğru girişi yapabilmek için. Bir yolculuğa çıkıyoruz sizinle, bundan böyle. Yolculuğun uzun olması en büyük dileğim. Gazeteciliğin evrensel ilkeleri ışığında, kalemimi dik tutarak, onuncu köyden de kovulmayı göze alarak çıkıyorum yola. Öğrenmeye açık, “oldum” demeden, sırtımı kimseye dayamadan, gözümü budaktan sakınmadan, lafımı esirgemeden, “öküz altında buzağı” da aramadan başlıyor, Bursa Haber gazetesindeki maceram.  On üç senelik futbol hakemliği bilgimi ve tecrübemi, kalemimle de birleştirerek sizlerle paylaşacağım bu sütunlarda. Simon Kuper’in de dediği gibi; “Ben bir futbol dilencisiyim, stad stad gezip güzel futbol dileniyorum.” Dilendiğim güzel futbolu, anlatmaya başlayalım o halde… Allah utandırmasın…

KESKİN SİRKE KÜPÜNE ZARAR.

Bursaspor; geçtiğimiz hafta sonu, en yakın takipçisi Adana Demirspor’la kendi evinde karşılaştı. TFF Birinci Ligin, en çok gol atan iki takımının mücadelesinden üç gol çıkarken, 20bin 709 seyircinin muhteşem desteği ile “Timsahlar”,  galip gelmesini bildi. Lafı hiç dolaştırmadan şunu yazayım önce;  bu Bursa bu lige fazla… Gerek seyirci, gerek tesis gerekse de futbol açısından Bursaspor’un yeri , Süper Lig. Hak ettiği yere bu sene çıkacağını düşünüyorum. Ancak bunun tek şartı var; başta İbrahim Üzülmez  olmak üzere, futbolcular sakin olmak zorundalar.

Maçın ilk devresi 2-0 Bursa lehine. Adana Demirspor’un aman aman tehlikeli gelişi de yok hani. Futbol deyimi ile; “Demirspor, helva gibi”. Timsahlar, bulacakları kontralarla – ki tam Seleznov’un sevdiği oyun tarzı- farkı daha da arttırabilecekken, kaptan Özer Hurmacı çok gereksiz gördüğü ikinci sarı kart ile takımını eksik bıraktı. O dakikadan sonra, Adana ekibi Bursa’nın üzerine geldi ve oyuna ortak olarak golü de buldu.  Maçın son yirmi dakikasında Bursa zorlansa da, seyircinin de muhteşem desteği ile kazanmayı bildi. Dost acı söyler; Kaptan, yaptığı iş değil. Keskin sirke küpüne zarar verir bilmez misin?  Daha sakin olup, takımını yalnız bırakmaman gerekirdi.  Artık her maç final. Aman kaptan, dümeninden asla ayrılma. Limana varmaya az kaldı.

Maçın hakemine gelince… Koray Gençerler, yardımcı hakemlikten hakemliğe dönen isimlerden. Tempoyu arttırmak için, hep bir pozisyon fazlasını oynatmaya çalıştı. Bu da, futbol dışı sertliği ve itirazları getirdi. Maçta ki on sarı kartın sebebi bu. Koray hocaya tavsiyem; bu tip gerilimi yüksek maçlarda, tempoyu arttırtmak için öncelikle gördüğünü çalmak gerekir. Böylece futbolcunun hakeme olan güveni artar. Oyuncu hakeme güvendikçe itiraz etmez. Tempo da, doğal olarak artar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ali Ekber KILINÇ 2 ay önce

Hayırlı uğurlu olsun uğur hocam, çok akıcı güzel bir dil kullanıyorsun, güzel ve isabetli yorumlar başarılar diliyorum.

Avatar
Metin Boğa 2 ay önce

Hocam hayırlı olsun.Müthiş yazıları kaleme aldınız.Bursa haberde en iyi takipciniz olarak heyacanla yeni yorum ve yazılarınızı bekliyorum.Hakem ve kural yorumlarınız harika.Başarılar diliyorum.

banner259

banner193

banner246

banner254