Bu haber kez okundu.

ASKON Diyarbakır İl Başkanı Altaç’tan Ortadoğu Değerlendirmesi
Anadolu Aslanları İş Adamları (ASKON) Diyarbakır Şube Başkanı Aydın Altaç, Ortadoğu’nun insanlık tarihinin başlayıp halen aynı coğrafyada devam ettiği çok önemli bir coğrafya olduğu için tüm dünya ülkelerinin ilgi alanında kaldığını söyledi.
ASKON Diyarbakır İl Başkanı Aydın Altaç, Ortadoğu ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Altaç, Ortadoğu, sadece coğrafi olarak değil, siyasal ve tarihsel olarak da ardıl bölgesi geniş olan, pek çok bilinmezlerin, karmaşık ilişkilerin, sorunların ve çatışmaların, ihanetlerin ve dostlukların birleşme adına yapılan ayrışmaların, homojen zannedilen heterojenliğin, bazılarına göre istikrarsızlığın bazılarına göre geri kalmışlığın, bazılarına göre petrolün ve zenginliğin merkezi olan, üzerine çok şey söylenen ama çok az şey bilinen bir coğrafya olduğunu söyledi. Altaç, "Tarihsel olaylara yön veren gelişmeler burada yaşanmış, geleneksel ve modern imparatorluklar için üzerinde mücadele edilmeye değer bulunmuş, her şeye rağmen vazgeçilmemiştir. 1. cihan harbinde görünürde Osmanlı Devleti olarak hedef olarak seçilmiş ise de asıl hedef Osmanlı Devleti üzerinden hem Afrika ve özellikle de Ortadoğu’daki çıkarsal amaçlar olduğu açıktır. Böylesine tarihsel, kültürel ve toplumsal birikimi zengin ve böylesine ekonomik, stratejik ve siyasal açıdan önemli bir bölge tüm küresel aktörlerin hedefinde olması ve yeni stratejilere konu olması her zaman ihtimal dahilindedir. 1916 yılında İngiltere, Fransa ve Rusların üzerinde anlaştığı Sykes-Picot anlaşmasının 2016 yılı yeni versiyonlarını görmemiz kuvvetle muhtemeldir. 1916 yılındaki anlaşmanın aktörlerine belki yeni aktörler eklenecek ancak bölgenin halkları ve devletleri sadece seyirci konumundaki rollerinin dışına çıkamayacakları kesindir. Kadim kültürlerin,düşüncelerin, uygarlıkların ve tek tanrılı inancın çıkış merkezi olan Ortadoğu’da halkların ve devletlerin sürekli şekilde ayrışık olması ve katliamların, şiddetin merkezi haline gelmesi yukarıda bahsettiğimiz konumundan ve küresel aktörlerin beklentilerinden ayrı düşünülemez. Ancak bu durumu göremeyen bölge halklarının ve devletlerinin de mevcut durumdan sorumluluğunun tartışılmaması eksik değerlendirme olacağı kanaatindeyim" diye konuştu.
ASKON Diyarbakır Şube Başkanı Aydın Altaç, Ortadoğu, tek tanrı dinlerin doğuş merkezi olduğunu belirterek dünyada insanlığın tamamına yakınını kapsayan üç büyük dinin doğduğu yer olması açısından da önemli olduğunu dile getirdi. Yahudilerin ilk yerleşim yerleri, ilk kurulan Yahudi devletinin başkenti ve Hz. Süleyman mabedinin burada bulunması Yahudiler açısından, Hz İsa’nın doğduğu yer olan Beytüllahim’in burada olması ve Hz. İsa’nın burada çarmıha gerildiğine inanılması ve gerildiği yer olarak kabul edilen Kudüs’ün burada olması Hristiyanlar açısından, Kuran’da geçen birçok peygamberin Kudüs’te yaşamış olması ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (SAV) Miraç olayının burada gerçekleşmesi ile Müslümanlar için üç kutsal mescidin burada olmasından dolayı Ortadoğu dinler açısından da çok önemli olduğunu dile getirdi.
"DÜNYA SİLAH İTHALATININ YÜZDE 75’İ BU BÖLGE ÜLKELERİ TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLMEKTEDİR"
Aydın Altaç, Ortadoğu’nun dinsel ve tarihsel nedenlerin yanında ekonomik anlamda da son derece önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Altaç, "Kuzey Afrika, Orta Asya ve Kafkasya bölgelerini de içine alan Büyük Ortadoğu adı verilen bu bölgede dünya petrol rezervlerinin yüzde 80’i, doğal gaz rezervlerinin ise yaklaşık olarak yüzde 50’si bulunmaktadır. Bütün bu istatistikler bölgenin dünyanın enerji merkezi olduğunu göstermektedir. Bu bölgede egemenlik sağlama bir devlete dünya hegamonyasını ele geçirme ya da sürdürme, dünya ekonomisine yön verme, kimin ne kadar üreteceğine ya da tüketeceğine karar verme yetkisini elinde bulundurma olanağını vermektedir. Bölge aynı zamanda dünya silah piyasası için de önemli pazar niteliğindedir. Dünya silah ithalatının yüzde 75’i bu bölge ülkeleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Bunların dışında bölge jeopolitik teorisyenlerinin de dikkatlerini çeken bir bölgedir. Mahan’a göre bir dünya imparatoru olabilmek için önemli deniz ticaret yollarına hakim olmak gerektiğini belirtir. Hürmüz Boğazı, Aden Körfezi ve Babel Mendep Boğazı, Süveyş Körfezi ve Cebeli Tarık Boğazı bu bölgede yer alması dolayısıyla bu bölgeye hakim olan bir devler aynı zamanda dünya imparatoru sayılır. Bu bölgede egemenlik kurmayı başaran bir devletin dünya gücü olduğu kabul edilmesi gerekir. Geçmişte Osmanlı İmparatorluğu, sonra Birleşik Krallık, soğuk savaş döneminde ise bölgeyi doğrudan ve dolaylı etkileri altına alan ABD ve SSCB, bu sayede dünya gücü olmuşlardır. Bölge aynı zamanda geleneksel ve modern demokratik ülkelerin yan yana olduğu bir bölgedir. Bölgedeki gelişmelerin doğru anlaşılması ancak dinsel, tarihsel, siyasal ve ekonomik ögelerin ve gelişmelerin analiziyle mümkündür. Unutulmaması gereken bir nokta da Ortadoğu’da zaman içerisinde oyuncular değişse de oynanan oyunlar hep aynıdır" dedi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.